Davacı kadın temyiz konusu dava ile 30.06.2009 tarihinde türk medeni kanunu’nun 175. maddesine dayalı yoksulluk nafakası talebinde bulunmuştur. Anlaşmalı boşanma kararı kesinleştikten sonra artık boşanmanın mali sonuçları hakkında istekte bulunulamayacağı gibi tarihi öncesinde açılan fer’i isteklere ilişkin davalar da konusuz kalır. Bu nedenle davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar vermek gerekirken, kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

YARGITAY KARARI

Yargıtay – 2 Hukuk Dairesi
Esas:2019/3351
Karar:2019/6398
Karar Tarihi:21.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir. 2-Taraflar, Havsa Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 03.06 2005 tarih ve 2005/80 esas-2005/85 karar sayılı, 03.06.2005 tarihinde kesinleşen ilamı ile boşanmanın mali sonuçları konusunda anlaşmak suretiyle anlaşmalı (TMK m. 166/3) olarak boşanmışlardır. Taraflarca mahkemeye sunulan protokolde “Tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden nafaka talep etmeyecekleri” kararlaştırılmış olduğu gibi, davacı kadın Abile tarafından da duruşmada “Nafaka talebinin olmadığı” beyan edilmiştir. Anlaşma doğrultusunda nafakalara ilişkin talep olmadığı gözetilerek hüküm kurulmuştur. Davacı kadın temyiz konusu dava ile 30.06.2009 tarihinde Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine dayalı yoksulluk nafakası talebinde bulunmuştur. Anlaşmalı boşanma kararı kesinleştikten sonra artık boşanmanın mali sonuçları hakkında istekte bulunulamayacağı gibi kesinleşme tarihi öncesinde açılan fer’i isteklere ilişkin davalar da konusuz kalır. Bu nedenle davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar vermek gerekirken, kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.21.05.2019

Bir Cevap Yazın