Denetimli Serbestliğin Geri Alınması

Denetimli Serbestliğin Geri Alınması – DENETİMLİ SERBESTLİK SÜRECİNDE YENİ SUÇ İŞLEME

Kesinleşmiş bir ceza mahkumiyetini infaz etmekte olan hükümlü denetimli serbestliğe ayrıldıktan sonra fakat koşullu salıverilmeden önce yeni bir suç işlerse ne olur?

Cevap 5275 sk.nun 105/A maddesinin 7.fıkrasındadır;” Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar VERİLEBİLİR. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar VERİLİR.

Kanun metnine göre  infaz hakiminin gönderme ya da göndermeme konusunda takdir hakkı mevcuttur.

Şimdi olayı somutlaştıralım.Hükümlü hakkında kanunda öngörülen denetimli süresi 1 yıl olsun ve bu kişi hakkında denetimliye ayrıldıktan 6 ay sonra alt sınırı 1 yıl veya daha fazla ceza gerektiren bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olsun.Kalan 6 ay içerisinde bu kamu davasının sonuçlanması zor bir ihtimaldir. Şimdi bu kişi açığa iade olsa ve denetimli süresi bittikten sonra beraat etse mağdur olmuş olacaktır. Peki burada telafisi güç bir zarar söz konusumudur?Evet söz konusudur.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi nin  2023/1954 E. , 2023/1286 K. sayılı kararına konu olayda da benzer bir durum söz konusudur ve infaz hakimi kanunun verdiği takdir hakkını kullanarak telafisi güç zarar doğacağından bahisle hükümlüyü açık kuruma iade etmemiştir. ACM de bu karara yapılan itirazı reddetmiştir. Ancak Yargıtay …”Kanun da yer alan “….denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir.” ibaresi İnfaz Hakimliğine açık ceza infaz kurumuna gönderip göndermeme konusunda takdir hakkı tanındığını göstermekte ise de, İnfaz Hakimliğinin hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına devam edilmesi ya da hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi konusunda yasa gereği tanınan takdir hakkını kullanırken, takdir hakkının yerinde ve objektif olarak kullanıldığını haklı gösterecek nitelikte somut, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun yeterli ve yasal gerekçe göstermesi gerekmektedir.” diyerek infaz hakiminin “telafisi güç zarar doğar” şeklindeki gerekçesini beğenmemiş ve açığa iade etmeme kararını kanun yararına bozmuştur.Burada Yargıtay tarafından kanunun verdiği takdir hakkına açıkça müdahale edildiği görülmektedir.Burada infaz hakimi “dava dosyasını inceledim delil durumunu zayıf gördüm,dosyanın beraate gitme ihtimali yüksek bu nedenle açığa iade kararı vermedim” gibi başka dosya hakkında kanaatini belirtir bir gerekçemi yazmalıydı ?

Maalesef Yargıtay 1.CD kanun yararına bozma yolu ile incelediği olaylarda İnfaz Hakimlerinin takdir yetkisini sınırlayıcı kararlar vermektedir. Bu durum gerek C.Savcılığı gerekse Cezaevi idare ve gözlem kurullarından gelen taleplerde İnfaz Hakimliklerini onay makamı haline getirmektedir. Yargıtay,cezaevi idare ve gözlem kurulu kararlarını kaldıran infaz hakimliği kararlarını “idarenin takdir hakkıdır, hükümlüyü en iyi idare ve gözlem kurulu değerlendirir” gerekçeleriyle bozarak keyfiliğin önünü açmaktadır.

Esat Faruk Benli – Hukukçu

https://www.linkedin.com/


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Scroll to Top