AİHM’nin vermiş olduğu kesin nitelikteki bütün kararlar AİHS 46. madde gereği ilgili olduğu devlet açısından bağlayıcıdır.

AİHM’nin vermiş olduğu kesin nitelikteki bütün kararlar AİHS 46. madde gereği ilgili olduğu devlet açısından bağlayıcıdır.

AİHS Madde 46 :
“Yüksek Sözleşmeci Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkeme’nin verdiği kesinleşmiş kararlara uymayı taahhüt ederler”

➡️ Mahkemenin kesin nitelikteki bütün kararları ilgili olduğu devlet açısından bağlayıcıdır. Adalet Bakanlığı

AİHM tarafından açıklanan Yalçınkaya kararı ile başvurucunun;
➡️ AİHS’in 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının,
➡️ 7. madde de düzenlenen kanunsuz ceza olma ilkesinin,
➡️ 11. madde de düzenlenen Toplantı ve dernek kurma özgürlüğünün ihlaline karar verildi.

Bu karar da Büyük Daire tarafından verilmiş olup kesin niteliktedir. Dolayısıyla Yalçınkaya kararı bağlayıcı olup bu karara uyulması gereklidir.

İlgili herkes bu kararı mahkemelerine emsal sunabilir.

Yalçınkaya kararının 418. paragrafı aynen şu şekildedir;
“…gelecekte çok sayıda davada benzer ihlalleri tespit etmek zorunda kalmamak için, mevcut kararda tespit edilen kusurların, ilgili ve mümkün olduğu ölçüde, Türk makamları tarafından daha geniş bir ölçekte – yani mevcut başvuranın özel davasının ötesinde – ele alınması gerekmektedir.
Dolayısıyla, davalı Devlet’in Sözleşme’nin 46. maddesi kapsamındaki yükümlülüklerine uygun olarak, mevcut karardan, özellikle ulusal mahkemeler önünde görülmekte olan davalarla sınırlı olmamak üzere, gerekli sonuçları çıkarmak ve burada ihlal bulgularına yol açan yukarıda tespit edilen sorunu çözmek için uygun olan diğer genel tedbirleri almak yetkili makamlara düşmektedir.
Daha spesifik olarak, ulusal mahkemelerin, mevcut kararda yorumlandığı ve uygulandığı şekliyle ilgili Sözleşme standartlarını gerekli şekilde dikkate almaları gerekmektedir.

Türkiye, 6 ay içinde uygulamak zorunda. Uymazsa Avrupa Konseyi yaptırımları devreye girer.

AİHM verdiği kararla Türkiye’den genel önlemlerin alınmasını da istedi.

➡️ AİHM kararı ne anlama geliyor?

AİHM, Yalçınkaya BD kararıyla Bylock kullanım iddiası, Bank Asya hesabı, KHK ile kapatılan sendikaya üyelik, KHK ile ihraç, gizli tanık beyanı esas alınarak terör örgütü üyeliğinden mahkum olan başvurucunun yargılamasında 6, 7 ve 11. maddelerinin ihlal edildiğine hükmetti.

İhlalin “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesinden çıktı.   “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesinden  verilen ihlal kararı tüm süreci tersine çevirecek.

Bu karar AİHM tarihinde 7. maddeden verilen 60. karar oldu.

Özel kast gerektirdiği halde, yerel mahkemeler Silahlı Terör Örgütü üyeliği suçunun özüyle tutarsız, geniş kapsamlı ve öngörülemez yorum yaparak ceza vermiştir.

Karardaki en önemli nokta ; bu yargılamalara ilişkin ilk defa sistemli bir sorundan bahsedilmesi ve bu sorunun sadece başvurucu hakkında değil tüm yargılananların adil yargılanma hakkını koruyacak önlemlerin alınmasının istenmesidir. Başvurudaki ihlalin bireysel ve tek bir mahkemenin yaptığı bir hatadan değil sistemdeki genel bir poblemden kaynaklandığının tespiti yapılmaktadır.

Bu karar hem KHK’ lılar hem de cebir şiddet unsuru olmadan örgüt üyeliğinden ceza verilenler için emsal olacaktır.


➡️ AİHM’in ihlal kararı verdiği konularda yeniden yargılama mümkün mü?

Kararda AİHS Madde 46 anlamında en uygun bireysel tedbir ve ihlali  giderim yolunun yargılamanın yenilenmesi olduğuna işaret edilmesi önemli.

AİHM tarafından Yalçınkaya dosyasında  verilecek muhtemel olumlu Karar Türkiye’de doğrudan yeniden yargılama yolunu açacaktır.

Çünkü:   Yalçınkaya’da AİHS’nin 7. maddesindeki Kanunilik ilkesinden ihlal verildiğinden, ortada suç olmadığı tespit edildiği için, dosyasında ne olduğuna bakılmaksızın herkesin beraat ettirilmesi gerekir.

Buna göre Büyük Daire Kararı sonrasında Yüksel Yalçınkaya için ihlal tespiti yapılan hususlar kapsamında yeniden yargılama yolu açılmış oldu.

➡️ Hakkında ihlal kararı verilen başvurucular CMK’nın 311/1. maddesinin f bendi uyarınca yeniden yargılama talebinde bulunabileceklerdir.

Komite kararları kesin olduğu için verildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde yeniden yargılanma talebinde bulunulması gerekir.


➡️ AİHM ihlal kararının mevcut yargılamalara etkisi ne olacak?

AİHM’in verdiği ihlal kararının başvurucu için yeniden yargılama sebebi olacağı, CMK’nın 311/1-f  maddesinde düzenlenmiştir. AİHM’in verdiği ihlal kararı, Anayasa’nın 90 ve AİHS’in 46. maddeleri gereğince iç hukukta bağlayıcıdır. Dolayısıyla, bu karar benzer durumdaki herkes için Türk yargısınca uygulanmak zorundadır. İhlal kararının benzer durumdakilere de uygulanması zorunluluğu bulunmaktadır.

İhlal kararının dosyaları kesinleşmiş ve benzer suçlamalara maruz kalan kişiler için ise CMK’nın 311/1-e maddesi kapsamında yeniden yargılamayı gerektirecek yeni bir vaka ya da delil kabul edilmelidir.
Benzer suçlamalar nedeniyle mahkumiyet almış kişilerin, her halükarda başvuru yapması, başvuruları reddedilirse AYM ye bireysel başvuru yoluna gitmesi uygun olacaktır.

➡️ Yalçınkaya kararında yer alan  ihlal kararlarının devam eden yargılamalarda da bulunduğu aşamaya göre, İlk Derece (Ağır Ceza-İdare) Mahkemelerine, Bölge Adliye Mahkemelerine, Yargıtay’a, Bölge İdare Mahkemelerine, Danıştay’a ve Anayasa Mahkemesi’ne dikkate alınmak üzere sunulması gerekmektedir.


➡️ AİHM ihlal kararlarına uyulmaması halinde işleyecek süreç nedir?

Türkiye, 6 ay içinde uygulamak zorunda. Uymazsa Avrupa Konseyi yaptırımları devreye girer.

AİHM Yalçınlaya Kararının Tutuklulara Etkisi

AİHM’nin Yalçınkaya kararında 7. madde kapsamında verilen ihlal kararı doğrudan ya da talep üzerine tutukluların salıverilmesi sonucunu doğurmaz. Buna rağmen tutukluların kendi mahkemelerine yapacakları başvuru ile ortada suç olmadığı tespit edildiği için, tutuksuz yargılama talebinde bulunmaları önemlidir.

İLGİLİ ;

➡️ Haksız Tutuklama Nedeniyle Maddi Manevi Tazminat Davası Dilekçe Örneği 

➡️ Haksız Tutukluluktan Kaynaklı Maddi-Manevi Tazminat Davası

➡️ Haksız tutukluluk nedeniyle manevi tazminatta kişinin cezaevinde kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, atılı suçun niteliği, tutuklamanın şahıs üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler dikkate alınarak karar verilmelidir.

AİHM ihlal kararı nedeniyle yargılamanın yenilenmesi mümkün müdür?


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top