Fiziksel şiddet uygulamamış olsa bile uygulamak üzere eşin üzerine yürümek boşanma sebebidir.
Fiziksel şiddet uygulamamış olsa bile uygulamak üzere eşin üzerine yürümek boşanma sebebidir.
Fiziksel şiddet uygulamamış olsa bile uygulamak üzere eşin üzerine yürümek boşanma sebebidir.
Pavyona gitmek, güven sarsıcı davranış olup boşanma sebebidir.
Pavyona gitmek, güven sarsıcı davranış olup boşanma sebebidir. Devamını Oku »
Erkeğin sürekli olarak işe giriş ve çıkış kayıtlarının bulunduğu, düzenli işinin bulunmadığı ve bu suretle birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır. O halde, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.
Erkeğin düzenli bir işinin bulunmaması kusurlu davranış olup boşanma nedenidir. Devamını Oku »
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. (TMK m. 175). Boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu eş lehine yoksulluk nafakasına bükmedilemez. Davalı-karşı davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi koşulları oluşmamıştır
Erkeğin kadına sataşma şeklinde hal ve hareketlerinin bulunduğu, çirkin karı gibi sözler söylediği,onun güzel ve zengin olmadığına, başkaları gibi güzel bir eşinin bulunmadığına ilişkin sözler söylediği ve yine eş ve çocuk her zaman bulunur anne baba bulunmaz dediği ve erkeğin tamamen kusurlu olduğu belirlenmiş ve kadın lehine kesin hüküm oluşmuştur.
Boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda erkeğin eylemleri kadının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek mahiyette olup kadın lehine Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi şartları oluşmuştur.
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.