Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi İcra Takip Programı Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Kefalet Sözleşmesinde Eşin Rızası – 2026

Kefalet Sözleşmesinde Eşin Rızası: Şartlar, İstisnalar ve Yargıtay Kararları (2026)
TBK m.584
Borçlar Hukuku — TBK Madde 584 — Mayıs 2026
Kefalet Sözleşmesinde Eşin Rızası: Şartlar, İstisnalar ve Yargıtay Kararları (2026)
TBK m.584 uyarınca evli kişilerin kefil olabilmesi eşin yazılı rızasına bağlıdır. Rıza alınmadan imzalanan kefalet kesin hükümsüzdür. Şartlar, istisnalar, geçersizliğin sonuçları ve güncel Yargıtay kararları bu makalede.
Bu Makalede
TBK m.584’ün tam metni, eşin rızasının şekli ve zamanlaması, rıza alınmadan yapılan kefalette geçersizlik yaptırımı, istisnalar (mahkeme ayrılık kararı, boşanma davası, esnaf/tacir istisnası), 818 sayılı eski BK dönemindeki kefalet sözleşmelerine uygulanma, eşin asıl borçlu olduğu hal, aval meselesi, Yargıtay kararları ve pratik rehber.
Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği bir güvence sözleşmesidir (TBK m.581). Kişinin tüm malvarlığını tehdit eden bu taahhüt, aile ekonomisini doğrudan etkiler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, bu tehlikeden hareketle kefil olacak kişinin evli olması halinde diğer eşin yazılı rızasını zorunlu kılmış; bu rızanın yokluğunu kesin hükümsüzlükle yaptırıma bağlamıştır.
Uygulamada eşin rızası eksikliği; kredi sözleşmelerinden doğan icra takiplerinde, kira kefatetlerinde ve ticari güvence belgelerinde sıkça gündeme gelmektedir. Yargıtay, bu alandaki binlerce kararıyla kuralın sınırlarını, istisnalarını ve geçiş hükümlerini netleştirmiştir. Bu makale, TBK m.584’ün tüm boyutlarını, güncel içtihatla birlikte kapsamlı biçimde ele almaktadır.
Kefalet Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları: TBK Madde 583
Doğrudan yanıt: Eşin rızası TBK m.584’ün konusudur; ancak geçerli bir kefalet için önce TBK m.583’teki şekil şartlarının da karşılanması gerekmektedir. Bu şartlar yerine gelmeden kurulan kefalet sözleşmesi, eşin rızası bulunsa dahi geçersizdir.
TBK Madde 583 — Şekil
Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmak, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi kefil tarafından kendi el yazısıyla belirtilmek zorundadır. Müteselsil kefil olmayı ya da bu anlama gelecek bir ifadeyi kefil kendi el yazısıyla yazmak zorundadır.
Hukuki açıdan bu üç unsur — kefalet miktarı, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresi — kefilin el yazısıyla yazılmasını gerektiren kurucu unsurlardır. Bunlardan birinin eksikliği kefaleti bağımsız olarak geçersiz kılar. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2017/5481 E., 2019/5112 K. sayılı kararında, kefalet tutarı yazılı olmasına ve esnaf istisnası geçerli olmasına karşın kefalet tarihinin kefil tarafından el yazısıyla yazılmaması nedeniyle kefalet sözleşmesinin geçersiz sayılması gerektiğine hükmolunmuştur. Kararda açıkça şu tespite yer verilmiştir: Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesi gereğince kefalet tarihinin kefil tarafından el yazısıyla açıkça yazılması kanunda yer alan emredici bir düzenlemedir; mahkemelerce resen göz önüne alınması gerekir.
Uygulamada bankaların kullandığı matbu kredi ve kefalet formlarında, kefalet tarihi ve miktarı çoğunlukla banka görevlisince doldurulmakta ya da bilgisayarla yazılmaktadır. Kefil yalnızca imza atar. Bu durumda TBK m.583’ün aradığı el yazısı şartı karşılanmamış olur ve kefalet sözleşmesi geçersizdir.
TBK Madde 584 — Eşin Rızası: Tam Metin ve Analiz
TBK Madde 584 — Eşin Rızası
Fıkra 1: Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.

Fıkra 2: Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.

Fıkra 3 (6455 s. Kanun ile eklenen — yürürlük: 11.04.2013): Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 5570 sayılı Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılan kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz.
Rızanın Şekli, Zamanı ve Kapsamı
Rızanın Yazılı Olması Zorunluluğu
Doğrudan yanıt: Eşin rızası yazılı olarak verilmelidir; adi yazılı şekil yeterlidir, noter onayı aranmaz. Sözlü verilen rıza, sonradan verilen icazet ya da zımni rıza geçerli değildir.
TBK m.584/1’deki rıza, eşin kefil olma ehliyetini sınırlayan bir geçerlilik koşuludur; tamamlayıcı unsur değildir. Bu nedenle rızanın yokluğunun yaptırımı kesin hükümsüzlüktür (butlan); hakim bu geçersizliği resen gözetir. Tarafların anlaşması ya da alacaklının iyi niyeti, geçersizliği ortadan kaldırmaz.
Rızanın Verilme Zamanı
Doğrudan yanıt: Rıza; kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olmalıdır. Sözleşme imzalandıktan sonra verilen rıza geçersiz sayılır.
Sözleşmenin kurulması anından kasıt, kefalet sözleşmesinin imzalandığı ya da taraflar arasında bağlayıcılık kazandığı andır. Bu tarihten sonra verilen onay hukuken sonuç doğurmaz. Bankacılık uygulamasında sözleşme ve eş rıza belgesi aynı gün imzalanmaktadır; ancak eşin rızasının kefaletten sonraki bir tarihte alındığının tespiti halinde kefalet geçersiz kalır.
Sözleşme Değişikliklerinde Rıza (TBK m.584/2)
Doğrudan yanıt: Sonradan yapılan değişiklikler için eş rızası gerekmektedir; ancak yalnızca kefil aleyhine değişikliklerde bu zorunluluk geçerlidir.
Kefilin sorumlu olacağı miktarı artıran, adi kefaleti müteselsil kefalete dönüştüren ya da kefil yararına olan güvenceleri önemli ölçüde azaltan değişiklikler için eşin yeni bir rızası zorunludur. Buna karşın kefil lehine yapılan değişiklikler — örneğin sorumlu olunan miktarın azaltılması ya da güvencelerin artırılması — eş rızası aranmaksızın geçerli şekilde yapılabilir.
Eşin Rızasının Aranmadığı Haller
1. Mahkemece Verilmiş Ayrılık Kararı
Mahkemece verilen ayrılık kararı, eşlerin birbirinden ayrı yaşamasına olanak tanır; ancak evlilik birliğini sona erdirmez. Ayrılık kararının geçerli olduğu süre zarfında eşin rızasına gerek yoktur. Bu istisnai durumun kanıtlanması alacaklıya ya da kefile düşer.
2. Yasal Olarak Ayrı Yaşama Hakkının Doğması (Boşanma Davası)
Yargıtay içtihadı ve öğreti, boşanma davası açılmasıyla eşlerin yasal ayrı yaşama hakkı kazandıklarını kabul etmektedir. Bu nedenle boşanma davası derdest olan bir kişi, dava devam ederken eşinin rızasına gerek kalmaksızın kefil olabilir. Aynı ilke, hâkim kararı olmaksızın TMK m.197 kapsamında ayrı yaşama hakkı doğan durumlara da uygulanmaktadır.
3. Kefil Yararına Değişiklikler (TBK m.584/2)
Kefilin aleyhine bir ağırlaşma yaratmayan sözleşme değişiklikleri için eşin rızasına gerek yoktur. Örneğin kefalet miktarının düşürülmesi, kefil lehine ek güvence sağlanması ya da sorumlu olunan sürenin kısaltılması bu kapsama girer.
4. 6455 Sayılı Kanun İstisnaları (TBK m.584/3 — Yürürlük: 11.04.2013)
a) Ticaret sicili kaydı: Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi, işletme veya şirketle ilgili kefaletler için eşin rızasına ihtiyaç duymaz. “İlgililik” şartı esastır; ticaret siciline kayıtlı olunmasına rağmen kişisel bir borç için verilen kefalet bu istisnadan yararlanamaz.

b) Esnaf sicili kaydı: Esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar, mesleki faaliyetleriyle ilgili kefaletlerde eş rızasına gerek duymaz. Yargıtay 11. HD 2016/4679 E., 2016/4907 K. kararında müşterek borçlu müteselsil kefilin esnaf sicilinde kayıtlı esnaf olduğu tespit edilerek bu istisnadan yararlanabileceğine ve ihtiyati haciz talebinin kabulü gerektiğine hükmedilmiştir.

c) 5570 sayılı Kanun kapsamındaki krediler: Kamu sermayeli bankalarca faiz destekli kredi kullandırılmasına ilişkin kanun kapsamındaki kefaletler istisna kapsamındadır.

d) Kooperatif kredileri: Tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi/kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılan kredilerde verilecek kefaletler için eş rızası aranmaz.
Yargıtay Kararları: Uygulama Örnekleri
Yargıtay 19. HD — Esnaf İstisnası Geçerli; Tarih El Yazısıyla Yazılmadığından Kefalet Geçersiz
19. Hukuk Dairesi, 2017/5481 E., 2019/5112 K., 13.11.2019
Halk Bankası ile asıl borçlu arasında kurulan 60.000 TL limitli kredi sözleşmesine esnaf sicilinde kayıtlı kişi kefil olmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, esnaf olması nedeniyle eş rızası aranmayacağını ve eşin rızası bulunmadığı iddiasının sonucu etkilemeyeceğini kabul etmiştir. Ancak BAM, kefalet tarihinin kefil tarafından el yazısıyla yazılmaması nedeniyle kefaleti geçersiz saymıştır. Yargıtay bu kararı onamıştır.
Emsal değeri: TBK m.583’teki el yazısı şartı (özellikle kefalet tarihi) ve TBK m.584/3’teki esnaf istisnası birbirinden bağımsız değerlendirilir. İstisna, el yazısı şartını ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 11. HD — Ticaret Şirketi Ortağı/Yöneticisi İstisnası; İhtiyati Haciz Bozma
11. Hukuk Dairesi, 2016/12388 E., 2016/8554 K., 01.09.2016
Banka, asıl borçlu şirketin müteselsil kefili hakkında ihtiyati haciz talep etmiştir. Mahkeme, kefilin evli olduğunu ve eşin rızasının bulunmadığını gerekçe göstererek talebi reddetmiştir. Ancak talep dilekçesinde kefilin asıl borçlu şirketin yetkilisi olduğuna ilişkin ticaret sicil gazetesi suretine atıf yapılmıştır. Yargıtay, mahkemenin bu belgeyi temin ederek TBK m.584/3 kapsamında ticaret şirketinin ortağı ya da yöneticisi tarafından şirketle ilgili verilen kefaletlerde eş rızası aranmayacağını değerlendirmesi gerektiğini belirtmiş; kararı bozmuştur.
Emsal değeri: İstisnanın uygulanabilmesi için kefil sıfatının şirket ortağı/yöneticisi olduğuna ilişkin ticaret sicil belgesi yeterlidir; ayrıca başkaca bir şart aranmaz.
Yargıtay 11. HD — Esnaf İstisnası; İhtiyati Haciz Bozma
11. Hukuk Dairesi, 2016/4679 E., 2016/4907 K., 02.05.2016
Banka, asıl borçlunun esnaf sicilinde kayıtlı müteselsil kefili hakkında ihtiyati haciz istemiştir. Mahkeme, kefalet sözleşmesinde kefilin sözleşme tarihini el yazısıyla yazmasının ve eş rızasının bulunmasının emredici koşul olduğunu, bu unsurların sağlandığının ispat edilemediğini gerekçe göstererek talebi reddetmiştir. Yargıtay, müşterek borçlu müteselsil kefilin esnaf sicilinde kayıtlı esnaf olduğunu tespit ederek TBK m.584/3’teki esnaf istisnası nedeniyle eş rızasının aranmayacağını belirlemiş ve kararı bozmuştur.
Emsal değeri: Esnaf siciline kayıtlı müteselsil kefil için eş rızası aranmaz; mahkemelerin bu kaydı resen araştırması gerekir.
Yargıtay 12. HD — Eşin Asıl Borçlu Olduğu Halde Diğer Eşin Kefaleti
12. Hukuk Dairesi, 2017/1209 E., 2017/9442 K., 15.06.2017 (Karşı oy var)
Eşlerden birinin asıl borçlu, diğer eşin ise bu borç için kefil olduğu somut olayda, çoğunluk görüşüne göre borçlu eşin rızası aranmamaktadır. Gerekçe: TBK m.584’ün temel amacı, eşlerin birbirlerinin borçlandırıcı işlemlerinden haberdar olmasını ve aile birliği içerisinde karar alınmasını sağlamaktır. Eşin asıl borçlu olduğu durumda bu amaca hizmet eden rıza şartının aranması gereksizdir.
Karşı oy: Karşı oy yazısında bu görüşe itiraz edilmiştir. Karşı oya göre borçlu eş, başka bir borç yükü daha taşımak istemeyebilir; ayrıca kendi menfaati için diğer eşin malvarlığından yararlanmaya rıza göstermeyebilir. Bu nedenle borçlu eşin rızasının aranmamasının kanun amacıyla bağdaşmadığı savunulmuştur.
Emsal değeri: Çoğunluk görüşü: eşin asıl borçlu olduğu durumda kefil olan diğer eşin geçerli kefaleti için borçlu eşin ayrıca rıza vermesi gerekmez. Ancak karşı oy, bu meselenin tartışmalı olmayı sürdürdüğünü göstermektedir.
Yargıtay 11. HD — 818 BK Dönemindeki Kefalet Geçerli; Kredi Kartı Borcundan Kefil Sorumlu Değil
11. Hukuk Dairesi, 2020/3163 E., 2021/4846 K., 07.06.2021
Banka, 06.01.2012 tarihli kredi sözleşmesine dayalı icra takibinde kefile itirazın iptali davası açmıştır. BAM, kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükteki 818 sayılı eski Borçlar Kanunu’nda eş rızasının aranmadığını tespit ederek kefaleti geçerli saymıştır. Ancak kredi sözleşmesinde kefilin kredi kartı borcundan sorumlu olduğuna dair açık bir düzenleme bulunmadığından bu kalem için kefilin sorumlu olmayacağına hükmolunmuştur.
Emsal değeri: (1) Kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarih itibarıyla yürürlükte olan kanun uygulanır; 818 BK döneminde eş rızası şartı yoktur. (2) Kefilin sorumluluğu kefalet sözleşmesindeki açık düzenlemeyle sınırlıdır; kapsamı yorum yoluyla genişletilemez.
818 Sayılı Eski Borçlar Kanunu Dönemindeki Kefalet Sözleşmeleri
Doğrudan yanıt: 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu eş rızası şartı içermiyordu. 6098 sayılı TBK, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önce kurulan kefalet sözleşmeleri eski kanuna tabi olup, eş rızası bulunmasa dahi geçerlidir.
Yargıtay 11. HD’nin 2020/3163 E., 2021/4846 K. sayılı kararı bu ilkeyi açıkça uygulayarak 06.01.2012 tarihli kefalet sözleşmesinin eski BK’ya tabi olduğunu, dolayısıyla eş rızası aranmaksızın geçerli kurulduğunu hükme bağlamıştır. Uygulamada bu tarih sınırının bilinmesi kritik önem taşır: 01.07.2012 öncesi imzalanmış kefalet sözleşmelerinde eş rızası eksikliği geçersizlik nedeni oluşturmaz.
Avalde Eşin Rızası: Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı
Doğrudan yanıt: Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 20.04.2018 tarihli ve 2017/4 E., 2018/5 K. sayılı kararıyla kambiyo senetlerindeki aval işleminde TBK m.584’teki eş rızasına ilişkin hükmün uygulanmayacağına hükmetmiştir.
Kararın gerekçesi: Aval, bağımsız ve aslî nitelikte tek taraflı bir taahhüttür; kefaletten farklı olarak fer’î nitelik taşımaz. Kambiyo senetlerinin tedavül kabiliyeti, avalistin medeni durumunun senetten anlaşılmasını ve eşin rızasının sorgulanmasını imkânsız kılmaktadır. Kanun koyucunun 6455 sayılı Kanun’la TBK m.584/3’ü eklerken avale ilişkin bir düzenleme getirmemiş olması da avali TBK m.603 kapsamında görmediğini ortaya koymaktadır.
TBK m.603 — Kişisel Güvence Sözleşmelerinde Uygulanma
TBK m.603 uyarınca kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümler; gerçek kişilerce kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanır. Bu kapsamda garanti sözleşmeleri, borca katılma ve itibar emri gibi kişisel güvence işlemleri TBK m.584’e tabidir. Aval ise Yargıtay İBK 2018/5 K. kararıyla bu kapsamın dışında tutulmuştur.
Geçersizliğin Yaptırımı ve Pratik Sonuçlar
Doğrudan yanıt: Eşin rızası alınmadan kurulan kefalet sözleşmesi baştan itibaren kesin hükümsüzdür (butlan). Bu geçersizlik hakim tarafından resen gözetilir; tarafların ileri sürmesi ya da itiraz etmesi beklenmez.
Geçersizliğin pratik sonuçları şöyle özetlenebilir: alacaklı, kefil aleyhine başlattığı icra takibine kefil tarafından eş rızası yokluğu itirazının yöneltilmesi halinde takip durmaktadır. İtirazın iptali ya da itirazın kaldırılması davalarında mahkeme bu savunmayı kabul ederse talep reddedilir. Kira sözleşmelerinde ev sahiplerinin bu tuzağa düşmemesi için kefil sözleşme imzalanırken mutlaka eşin yazılı rızasını alması gerektiğini bilmesi büyük önem taşır.
Kefalet Sözleşmesi Kontrol Listesi
1
Yazılı form: Kefalet sözleşmesi mutlaka yazılı yapılmalıdır.
2
El yazısı şartı: Azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ifadesi kefilin kendi el yazısıyla yazılmalıdır.
3
Medeni durum: Kefil evli mi? İstisna kapsamında mı (ticaret sicili, esnaf sicili)?
4
Eş rızası: İstisna yoksa eşin yazılı rızası kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce ya da en geç aynı anda alınmalıdır.
5
Tarih kontrolü: 01.07.2012 öncesine ait kefalet sözleşmeleri eski BK’ya tabi; eş rızası aranmaz.
Sık Sorulan Sorular
Eş rızası olmadan kefil olunur mu?
Hayır, kural olarak olunmaz. TBK m.584’e göre evli olan kişi eşinin yazılı rızası olmadan geçerli bir kefalet sözleşmesi kuramaz. Ancak mahkeme ayrılık kararı, yasal ayrı yaşama hakkı (örneğin boşanma davası derdest olması), ya da TBK m.584/3’teki esnaf/tacir istisnaları mevcutsa eş rızası aranmaz.
Kefalette eşin rızası ne zaman geldi?
Eşin rızası zorunluluğu, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile getirilmiştir. 818 sayılı eski Borçlar Kanunu döneminde böyle bir şart mevcut değildi. Esnaf, tacir ve şirket ortakları bakımından istisna ise 11.04.2013 tarihli 6455 sayılı Kanun’la TBK m.584’e eklenen üçüncü fıkra ile yürürlüğe girmiştir.
Eşin rızası kalktı mı?
Hayır, eşin rızası zorunluluğu hâlâ yürürlüktedir. “Kalktı” şeklindeki ifade; 2013 yılında esnaf, ticaret sicili ve kooperatif kredileri için getirilen istisnalar nedeniyle halk arasında yanlış anlaşılmaya başlamıştır. Bu istisnalar yalnızca sayılan kategoriler için geçerlidir; genel kural olarak evli kişilerin kefil olabilmesi hâlâ eşin yazılı rızasına bağlıdır.
Eşim habersiz kefil olmuş; ne yapabilirim?
Eşinizin kefil olduğu sözleşme, sizin yazılı rızanız alınmadan imzalanmışsa ve herhangi bir istisna söz konusu değilse kefalet sözleşmesi baştan itibaren geçersizdir. Alacaklı icra takibi başlatmışsa kefil olarak eşiniz, icra hukuk mahkemesinde eş rızasının olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep edebilir. Bu savunma mahkemece resen gözetilir; ispat yükü ise alacaklıdadır.
Eşler birbirine kefil olabilir mi?
Teknik olarak evet; eşler birbirlerine kefil olabilir. Ancak eşlerden birinin asıl borçlu, diğerinin kefil olduğu durumda borçlu eşin diğer eşin kefil olmasına ayrıca rıza göstermesi aranmaz (Yargıtay 12. HD 2017/9442 K.). Bunun nedeni, TBK m.584’ün temel amacının aile birliğini borçlandırıcı işlemler konusunda korumak olması ve bu amacın eşlerden birinin borcu için diğer eşin kefil olduğu durumda kendiliğinden sağlanmış sayılmasıdır.
Kira sözleşmesinde kefil için de eş rızası gerekli midir?
Evet. Kira sözleşmelerinde kefil sıfatıyla imzalayan kişi de TBK m.584 kapsamında değerlendirilir. Dolayısıyla kefil evliyse ve herhangi bir istisna yoksa eşinin yazılı rızasının sözleşme imzalanmadan önce ya da aynı anda alınmış olması şarttır. Ev sahipleri bu konuda dikkatli olmazsa kefalet boşa çıkmakta; kiracının ödemediği kira bedelini kefil üzerinden tahsil etme imkânı ortadan kalkmaktadır.
TBK 584/3’teki “işletme veya şirketle ilgili” ölçütü nasıl belirlenir?
İstisnanın uygulanabilmesi için kefaletin, kefilin ticaret sicilinde kayıtlı işletmesiyle ya da ortak/yönetici olduğu şirketle ilgili olması gerekir. Uyuşmazlık halinde bu ilişkiyi hakim değerlendirmektedir. Ticaret siciline kayıtlı bir kişinin tamamen kişisel nitelikteki bir borç için verdiği kefalet, bu istisnadan yararlanamaz. Aynı şekilde ticaret sicil tescilinin yapılmamış olması ya da yalnızca iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından tacir sayılma hali de istisnadan yararlanmayı engeller.
Sonuç
TBK m.584, evli kişilerin kefil olabilmesini eşin yazılı rızasına bağlayan emredici bir düzenlemedir. Rızanın yokluğu kesin hükümsüzlükle sonuçlanır ve hakim bu geçersizliği resen gözetir. Kural, 01.07.2012 tarihinde 6098 sayılı TBK ile yürürlüğe girmiş; 11.04.2013 tarihinde 6455 sayılı Kanun ile ticaret sicili, esnaf sicili ve kooperatif kategorileri için önemli istisnalar getirilmiştir.
Kefalet sözleşmesi imzalanmadan önce; kefilin medeni durumunun teyit edilmesi, istisna kapsamında olup olmadığının belirlenmesi, eş rızası gerekiyorsa bu rızanın yazılı olarak ve sözleşme imzalanmadan önce ya da en geç aynı anda alınması zorunludur. Bu adımların atlanması, alacaklılar bakımından büyük hak kayıplarına yol açmaktadır.
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Yargıtay kararları makalenin hazırlandığı tarih itibarıyla erişilen kaynaklara dayanmaktadır. Bireysel hukuki durumunuz için bir avukattan görüş almanız önerilir. | sanalhukuk.org editörü | Mayıs 2026

SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Scroll to Top