Prof. Dr. Doğan SOYASLAN, Yalçınkaya kararının bağlayıcı olduğu ve benzer tüm dosyalara uygulanması gerektiği yönünde mütalaa verdi.

Prof. Dr. Doğan SOYASLAN , Yalçınkaya  kararının bağlayıcı olduğu ve benzer tüm dosyalara uygulanması gerektiği yönünde mütalaa verdi.

Yalçınkaya ile aynı delillere sahip dosyalar için suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını ve sanıkların beraat etmesi gerektiğine işaret etti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararının Uygulanması

  • Türk Ceza Muhakemesi hukukuna göre, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin hak ihlali
    kararı vermesi yargılamanın yenilenmesi (iade-i muhakeme) sebebidir.
    Gerçekten CMK 311/1 maddesi () fikrasına göre <> halinde yargılama yenilenebilecek, Türk Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı
    doğrultusunda yeni bir karar verecektir. Yenileme istemi kararın kesinleştigi tarihten itibaren bir yıl içinde
    istenebilecektir.
    Avupa İnsan Hakları Mahkemesi, olayda iddia edildiği ve Türk Mahkemesinde karara bağlandığı
    gibi TCK’nn 314/2 maddesinin maddi ve manevi unsurlarının ihlal edildiğinin sabit olmadığı, sadece
    ByLock kullanmasının suçun maddi ve manevi unsurunun gerçekleşmesine yetmeyeceği, bu nedenle
    başvuranın kanunsuz cezalandırılmama hakkının ihlal edildiği (sözleşme md. 7I), ByLock içeriklerinin
    yargılamada tartışılmadığı, bundan savunma hakkının zarar gördüğü, böylece adil yargılanma hakkının
    (sözleşme md. 6/1) zarar gördüğü gerekçeleriyle, Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararda hak
    ihlalleri yaptığı kanaatine varmıştır.
    Yani Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi suçu sabit görmemiştir. Sanığa gerekli olduğu düzeyde
    savunma hakkı verilmediği kanaatindedir. Suçun sabit olmayışı, sanığın beraat ettirilme nedenidir. Bu
    durumda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde
    başvurucunun istemesi halinde, Kayseri Ağr Ceza Mahkemesi yargılamanın yenilenmesi istemini kabul
    edip, başvurucunun beraatine karar vermek zorundadır.
  • Halen yargılaması devam eden kesinleşmemiş davalar için mahkemeler sadece ByLock
    kullanmayı karine, objektif sorumluluk uyarınca örgüt üyesi sayamayacaktır. Bylock kullananlara,
    Fetö örgütüyle iltisaklı bazı dernek-sendika üyeliklerini, bazı gazete aboneliklerini yan delil kabul
    ederek mahkum edemeyecektir. Çünkü Avrupa insan Hakları Mahkemesi, insan haklarının
    korunması konusunda verdiği kararlarla Türk yargısını bağlayacaktır. Mahkeme, hukukumuza
    göre insan haklarının korunması konusunda en üst mahkeme konumundadır.
  • Türk mahkemelerinin vermiş olduğu kararlar Anayasa Mahkemesinde bireysel başvuru
    aşamasında ise ByLock kullanma, Fetö ile iltisaklı sendika-dernek ülyeliği, gazete aboneliği gerekçeleri ile
    mahkumiyet halinde TCK 3142 maddesinde düzenlenen suçun maddi manevi unsurlarının olayda
    gerçekleşmediği nedeni ile kanunsuz cczalandırnmanın insan hakkı ihlali olduğu, ByLock verilerinin
    savunmada tartışılmamasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğu gerckçesiyle ihlal kararı verip dosyayı
    mahkemesine gönderecektir.
  • Mahkeme kararında (Yüksel Yalçınkaya Türkiye kararı), gerekirse geriye dönük olarak
    uygulanması gereğine işaret etmektedir. Geriye dönük uygulanabilecek kararlar kesinleşmiş
    kararlar olabilir. Geçmişte verilen kesinleşmiş kararlar, Yargıtay aşamasından geçmiş olabilirler ya da
    İstinaf aşaması ile kesinleşmiş olabilir ya da istinafa gelmeden ilk derece mahkemesinin kararından sonra
    kesinleşmiş olabilir.
    a) ByLock kullanmayı esas alan, sendika üycliği ve gazete aboneliğini destekleyici delil sayan
    haküm, Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra kesinleşmiş ise (Yüksel YalçınkayaTürkiye kararından
    sonra) Yargitay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya başvurucunun istemi üzerine kararı onaylayan Ceza
    Dairesinden karara itiraz edebilecektir. Sanık lehine olduğu için süre sınırı yoktur (CMK md 308). İtiraz
    gerekçesi bir hukuk kuralnın yanlış uygulanması olabilir (CMK md 288/2).
    Gerçekten olayda Avrupa Însan Hakları Mahkemesine göre başvurucu, Türk mahkemesine
    göre özde mahkumiyet nedeni olan TCK 314/2 maddesinde düzenlenen suçun maddi ve manevi
    unsurlarnnı gerçekleştirmemiştir. Başvurucunun kanunsuz cezalandırılmama hakkı ihlal edilmiştir.
    Suçun kanunilik unsuru, başvurucu tarafından gerçekleştirilmeyince, Yargtay Ceza Dairesi itirazı
    kabul edecek, eski kararını (onama) ortadan kaldırarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozarak
    dosyayı adı geçen mahkeme başkanlığına gönderecektir. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi, suçun
    kanunilik unsuru gerçekleşmediği için başvurucunun beraatine karar verecektir.
    b) ByLock kullanımını esas alan, dernek üyeliğini ve gazete aboneliğini dayanak sayan hüküm,
    Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi karanından sonra kesinleşmiş ise (Yüksel Yalçınkaya Türkiye
    kararından sonra) Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı, kararın kendisine tebliğinden itibaren ceza
    dairesine itiraz edecektir. İtirazı resen yapabileceği gibi, başvurucunun avukatının istemi üzerine de
    yapabilir. Sanık lehine itirazda süre aranmaz. (CMK 308/A)
    Ceza dairesi, başvurucunun filinin TCK 314/2 maddesinde dūzenlenen suçun maddi ve mancvi
    unsurların oluştumadığı gerekçesi ile eski hükmünd kaldıracak, başvurucunun beraati yönünde yeni bir
    hüküm verecektir.
  • SONUÇ: Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında;
  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne göre başvurucu Yüksel Yalçınkaya, mahkumiyet için karine kabul edilen Bylock kullanımı ve yan delil olarak kullanılan sendika-dernek üyeliği nedenleri ile TCK 314/1 maddesinde düzenlenen, Anayasal düzeni yıkmak üzere silahlı terör örgtüne üyelik suçunun maddive manevi unsurlannı oluşturacak bir fil işlememiştir.
  • Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi, kişinin kanuna göre cezalandırılma hakkını ihlal etmiştir. (Sözleşme md. 7/1)
  • Tüm bu nedenlerle Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi ile benzer yönde kararlar veren diğer mahkemeler
  • CMK 311/1-£ maddesi ve öngörülen diğer yollar uyarınca yargılamanın yenilenmesine vebaşvurucuların/sanıkların beraatlerine karar vermelidir. 23.10.2023
  • Prof. Dr. Doğan SOYASLAN
  • Ankara Üniv. Hukuk Fak. E. Öğretim Üyesi
  • Çankaya Üniv. Hukuk Fak. Öğretim Uyesi

Av. Mustafa Onur Aslay

Mütalaanın Tamamı İçin Tıklayın.


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top