Yapı Kayıt Belgesiyle Kayıt Altına Alınan Yapının Depreme Dayanaklılığı Hususunun Malikin Sorumluluğunda Olmasını Öngören Kuralın Anayasa’ya Aykırı Olduğu
İdarenin anayasal yükümlülüklerinin ve bu yükümlülüklerle bağlantılı mali sorumluluklarının kanunlarla ortadan kaldırılması mümkün değildir.
Anayasa Mahkemesi 23/7/2024/ tarihinde E.2023/74 numaralı dosyada, 3194 sayılı İmar Kanunu’na 11/5/2018 tarihli ve 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle eklenen geçici 16. maddenin onuncu fıkrasının üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verdi
Mahkemenin Değerlendirmesi
Yapı kayıt belgesi, yapı sahibinin beyanı üzerine idare tarafından herhangi bir denetim yapılmadan düzenlendiğinden yapı kayıt belgesiyle kayıt altına alınan yapıların mevcut imar mevzuatına uygun olup olmadığına ilişkin bir tespit yapılmamaktadır. Diğer bir ifadeyle imar mevzuatına aykırı yapılara da yapı kayıt belgesinin verilmesi mümkündür. İdare yapı kayıt belgesi verdiği anda yapının depreme dayanıklı olup olmadığı yönünden denetim yapamamış olsa bile yaşam hakkının korunması ödevinin devlete yüklediği pozitif yükümlülüğün bir gereği olan denetim sorumluluğu bütünüyle ortadan kalkmayacaktır. İdarenin bu yükümlülüğü, yapı kayıt belgesinin düzenlenmesinden sonraki dönemde de devam etmektedir. Anılan yükümlülüğün ihlali sebebiyle cana ve vücut bütünlüğüne yönelik olarak meydana gelebilecek zararların karşılanması Anayasa’nın 17. maddesiyle bağlantılı olarak Anayasa’nın 40. maddesinin bir gereğidir.
Kuralda ise imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının depreme dayanaklılığı hususunun malikin sorumluluğunda olduğu ifade edilerek yapı denetim görevinin ifa edilmemesinden doğan zararlarından devletin sorumlu olmayacağı hüküm altına alınmıştır. Kural uyarınca, yapı kayıt belgesi olan yapılarda bulunanların yaşamının veya vücut bütünlüğünün olası bir depremden zarar görmesi durumunda bu zararlardan idare sorumlu tutulamayacaktır. Bu bağlamda söz konusu zararların tazmini talebiyle ilgililer tarafından idare aleyhine açılacak tam yargı davasında zararların giderilmesine yönelik lehe karar alma ihtimali de ortadan kalkacaktır.
Yapı kayıt belgesi verilen yapıların insan yaşamı yönünden tehlike arz edip etmediğinin ve depreme dayanıklı olup olmadığının denetlenmesi yükümlülüğünün idarece ifa edilmemesinden doğan sorumluluklardan idarenin kurtarılması, idarenin anayasal yükümlülüklerinin kanunla ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. Oysa idarenin anayasal yükümlülüklerinin ve bu yükümlülüklerle bağlantılı mali sorumluluklarının kanunlarla ortadan kaldırılması mümkün değildir.
Sonuç olarak kuralla imar mevzuatına aykırı yapının depreme dayanıklılığının malikin sorumluluğunda olduğu belirtilerek idarenin gözetim ve denetim yükümlülüğünün devam ettiği bir konuda idare aleyhine tazminata hükmedilmesinin önlenmesinin Anayasa’nın 40. maddesiyle güvence altına alınan etkili başvuru hakkının gerekleriyle uyumlu olmadığı değerlendirilmiştir. Bu yönüyle kural, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa’nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkıyla bağdaşmamaktadır.
Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
(AYM, E.2023/74, K.2024/141, 23/07/2024, § …)
2018 yılında çıkarılan 7143 sayılı Kanunla kaçak yapilarla ilgili olarak, depreme dayanıklı olup olmadığı araştırılmadan, hatta yıkılmasına karar verilmiş olsa bile, Yapı Kullanma Belgesi fonksiyonu gören özel bir izin belgesi düzenlenmesine imkân sağlanmıştır. Bu kanuna
istinaden depremden etkilenen 10 ilimizde 294.165 kaçak yapı ile ilgili olarak "yapı kayıt belgesi" düzenlenmiştir. 7143 sayılı Kanunla yapılan düzenlemede, yapının depreme dayanıkh olmamasından dolayı kamu görevlilerinin sorumlu tutulamayacağına, sadece yapı sahibinin sorumlu olacağına dair hükme yer verilmişti. Bu hüküm, Anayasa Mahkemesi
tarafindan iptal edilmiştir.
(Bkz. Anayasa Mahkemesi'nin 23.7.2024 tarihli ve E. 2023/74, K. 2024/141 sayılı kararı: RG: 3 Aralık 2024-32741)
Bu suretle, 6 Şubat 2023 tarihli depremde yıkılan kaçak yapılarda oturulmasına izin verilmesine ilişkin bu sürece katkı sağlayan bütün kamu görevlilerinin bu yapıların enkazında kalarak hayatımı kaybeden kişilerin ölümünden dolayı ceza sorumluluğunun yolu açılmıştır.
https://x.com/izzetoezgenc
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.












