10 Ekim 2024 tarihinden itibaren, Sulh Ceza Hakimliklerinin 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca erişim engelleme ve içerik çıkarma yetkisini ortadan aldıran Anayasa Mahkemesi kararı yürürlüğe
girmiştir.
10 Ekim 2024 tarihinden itibaren, Sulh Ceza Hakimliklerinin 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca erişim engelleme ve içerik çıkarma yetkisini ortadan aldıran Anayasa Mahkemesi kararı yürürlüğe
girmiştir.
Bu karar( 2020/76- 2023/172K.), Anayasa Mahkemesi tarafından 11 Ekim 2023 tarihinde verilmiş ve karar 10 Ocak 2024 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanmış ve Meclis’e yeni bir düzenleme yapması için Resmi Gazete’de yayımlanmasından itiibaren 9 aylık bir süre tanınmıştır.
Ancak belirtilen sürede bir düzenleme
yapılmadığından, bu konuda hukuki bir boşluk doğmuştur. Artık Sulh Ceza Hakimlikleri, kendilerine yapılan erişim engelleme ve içerik çıkarma taleplerini
değerlendiremiyor. Bu durumun yarattığı hukuki sonuçlar, Anayasa Mahkemesinin kararının gerekçeleri ve bundan sonraki süreçte yapılabilecek yasal düzenlemeler üzerine bir değerlendirme yazısını
sizlerle paylaşıyorum.
Anayasa Mahkemesi’nin İptal Gerekçesi
Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesinde; internet ortamındaki yayınlara erişim engelinin getirilebilmesi veya içeriğin yayından çıkarılabilmesi yetkisinin ifade ve basın özgürlüğünü sınırlandırdığı, Anayasa’nın 13.maddesi uyarınca Anayasa’da belirtilen sebeplere, ölçülülük ilkesine uygun olarak yapılması gerektiği, 9. maddede öngörülen sınırlamanın kapsam ve amacının ‘hukuki
güvenlik ve belirlilik” ilkeleri bakımından açıklık bulundurmadığı ve bu durumun tereddüte yol açtığı, Sulh Ceza Hakimliklerince de gecikmeksizin ve hızlı şekilde bertaraf etme ihtiyacı ortaya konulmadan, çelişmeli yargılama yapılmadan karar verildiği, gerekçeli kararları somutlaştırmadan genel ifadeler ile verildiği gerekçelerine dayanarak, bu hususların ifade ve basın özgürlüklerine ağr müdahale teşkil ettiği hususunu temel gerekçe olarak ortaya koymuştur.
Anayasa Mahkemesi’nin İptal Kararı ve 9 Aylık Düzenleme Süresi Anayasa Mahkemesi, 11 Ekim 2023 tarihinde verdiği kararla 5651 Sayılı Kanun’un 9. maddesini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir.
Mahkeme, iptal kararının yürürlüğe hemen girmesinin uygulamada
hukuki boşluk yaratabileceğini göz önünde bulundurarak Meclis’e yeni bir düzenleme yapabilmesi için 9 aylık
süre tanımıştır. Bu 9 aylık süre, 10 Ekim 2024 tarihinde sona ermiştir.
Bu tarihten itibaren, 9. maddedeki erişim engellemesi ve içeriğin kaldırılması düzenlemesi yürürlükten kalkmış olduğundan, Sulh Ceza Hakimliklerininbu maddeye dayalı erişim engelleme ve içerik kaldırma kararları verme yetkisi hukuki dayanağını yitirmiştir.
Anayasa Mahkemesi bu hukuki boşluğun oluşmaması için kararı verdiği andan itibaren yürürlüğe girmesini ertelemiş, yürürlük tarihi olarak yasamanın yasa çıkarması için makul süre olarak 9 aylık bir süre belirlemiştir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği kararların yürürlüğünü tarih olarak, karar verme tarihinden farklı belirlemesinin sebebi, yasal boşluk oluşmasını engellemeye yöneliktir. 9 aylık süreye rağmen Meclis
tarafından herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.
Sonuç ;
Anayasa Mahkemesi’nin 5651 Sayılı Kanun’un 9. maddesine ilişkin iptal kararı sonrasında, Sulh Ceza Hakimliklerinin erişim engelleme ve içerik çıkarma kararı verme yetkisinin sona ermesiyle birlikte, internet yoluyla kişilik haklarn ihlal edilen kişilerin haklarını koruma imkânı önemli ölçüde daralmıştır. Bu bağlamda,
Basın Kanunu ve Türk Medeni Kanunu kapsamında mevcut çözüm yolları bulunsa da bu yollar pratik, ekonomik ve hızlı sonuç sağlamaktan uzak kalmaktadır. Dolayısıyla, Meclis’in, bu yasal boşluğu dolduracak yeni bir düzenleme yaparak vatandaşların internet ortamındaki kişilik haklarını koruma altına alması acil bir
ihtiyaçtır. Meclis, ifade özgürlüğü ve kişilik hakları arasındaki hassas dengeyi gözeterek yasal bir çerçeve oluşturmalı ve oluşabilecek mağduriyetleri yok etmelidir.
Şu anda Meclis gündeminde 9. Yargı Paketi başlığı ile bir paket bulunmaktadır. Söz konusu paketin içinde Anayasa Mahkemesi’nin iptal etmiş olduğu 5651 Sayıı Kanun’un maddelerine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Yargı Paketi mecliste görüşülürken bir önerge ile erişimin engellenmesi ve içeriğin çıkarılması hususunda yasal düzenleme yapılması hususu eklenebilir. Bu hususun yargı paketi içerisine eklenmemesi halinde, yeniden yasal düzenlemenin meclis gündemine gelnmesi zaman alacak ve
hukuksal boşluk varlığını sürdürerek mağduriyet yaratmaya devam edecektir.
Kaynakça :
— Anayasa Mahkemesi, 2020/76 Esas, 2023/172 Karar, 11 Ekim 2023 tarihli karar.
— Savcı Asım Ekrem, 06.11.2024 Tarihli “Ne Yapmalı Anayasa Mahkemesi Kararına Karşı?” isimli yazısı.
— İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2024/10694 sayılı D. İş Kararn
AVUKAT CESİM PARLAK
https://www.linkedin.com/posts/
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.




