Anayasa Mahkemesi Avukatlık Kanunu 134. ve 135. Maddeleri İptal Etti

Anayasa Mahkemesi Avukatlık Kanunu 134. ve 135. Maddeleri İptal Etti

ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI

Anayasa Mahkemesi 6/3/2025 Tarihli ve E: 2025/50, K: 2025/47 Sayılı Kararı ile Avukatlık Kanunu 134. ve 135. Maddeleri  İptal Etti. Karar Bugünkü Resmi Gazetede yayımlandı.

Anayasa Mahkemesi  Avukatlık Kanunu 134. ve 135. Maddelerini, düzenlemelerin belirsiz ve sınırsız olduğu,  disiplinsizlik eylemi ile tayin edilecek disiplin cezası arasında adil bir dengenin gözetileceği bir mekanizmanın kurulmadığı gerekçesi ile iptal etti.

Karar 9 ay sonra yürürlüğe girecek.

OLAY: Kınama cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada itiraz
konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.


I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ


Avukatlık Kanun’unun itiraz konusu 134. maddesi şöyledir:

Disiplin Cezalarınn uygulanacağı haller:

Madde 134 -_(Değişik: 2/5/2001 – 4667/65 md.) Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranıslarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun sekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazalı disiplin cezaları uygulanır.”

Avukatlık Kanun’unun itiraz konusu 135. maddesi şöyledir:


Disiplin cezaları:


Madde 135- Disiplin cezaları şunlardır:
(Değişik: 22/1/1986 – 3256/23 md.)

Uyarma; avukatın mesleğinin icrasında dahadikkatli davranması gerektiğinin kendisine bildirilmesidir.

Kınama; meslekinde ve davranşında kusurlu sayıldığının avukata bildirilmesidir.
3.(Değişik: 22/1/1986 – 3256/23 md) Onbin liradan yüzellibin liraya kadar para cezası. 4.(Değişik: 2/5/2001l – 4667/66 md)

İşten çıkarma, avukatın veya avukatlık
ortaklığının üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere mesleki faaliyetlerinin
yasaklannmasıdır.

Meslekten çıkarma; avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatn adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldrılmasıdır. _(Ek cümle: 2/5/2001 4667/66 md) Avukatık ortaklığı için de baro avukatık ortaklığı sicilinden silinmesidir.”

Mahkemenin Değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesi 22/9/2021 tarihli ve E.2021/16, K.2021/62 sayılı kararında 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu’nun eczacı odaları haysiyet divanının görev ve yetkilerini düzenleyen 30. maddesinin meslek mensupları hakkında disiplin cezası verme yetkisini düzenleyen kısmını incelemiş ve söz konusu kısmı bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanımadığı gerekçesiyle Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir.

Kararda 30. maddenin söz konusu kısmında eczacılar hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları sayılmakla birlikte anılan maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde sayılan hâllerde hangi disiplin cezasının uygulanacağına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda, anılan kısımda eczacılar hakkında disiplin cezası uygulanabilecek hâllerin sayıldığı ve disiplin cezalarının da gösterildiği bununla birlikte maddede sayılan disiplin suç ve cezaları arasında yeterli bağlantının kurulamadığı belirtilmiştir. Bu çerçevede, disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda fiil ve hareketin niteliğine göre disiplin cezalarının verilebileceği öngörülmekle birlikte bu ölçütün disiplin cezasının muhatapları açısından yeterli bir hukuki güvence sağlamadığı ifade edilmiştir.

Öte yandan kararda disiplin cezasının belirlenmesi konusunda haysiyet divanına sınırsız bir takdir yetkisinin tanındığı dile getirilmiştir. Bu bağlamda haysiyet divanına disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda ilgili kısımda yer alan disiplin cezalarından istediğini uygulayabilme imkânının tanındığı belirtilerek haysiyet divanının bu yaptırımı uygularken anılan Kanun’da öngörülen sırayı gözetme zorunluluğuna da tabi tutulmadığı ifade edilmiştir.

Söz konusu kararda Anayasa Mahkemesi, işlenen disiplinsizlik eylemi ile tayin edilen disiplin cezası arasında adil bir dengenin gözetilmesini temin edecek gerekli ve yeterli mekanizmaların kurulmadığı, verilecek disiplin cezaları bakımından keyfî yorum ve uygulamalara karşı hukuki güvencenin sağlanmadığı sonucuna varmıştır.

Anayasa Mahkemesi bu yaklaşımını 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu, 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun ile 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun benzer düzenlemeler içeren hükümlerini incelediği kararlarında da sürdürmüştür (AYM, E.2023/53, K.2023/49; E.2023/18, K.2023/57; E.2024/185, K.2024/178).

İtiraz konusu kurallar bakımından da Anayasa Mahkemesinin anılan kararlarından ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır.

B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

1136 sayılı Kanun’un itiraz konusu 134. maddesinde avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla mesleki çalışmada görevilerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde
davranmayanlar hakkında bu Kanun’da yazılı disiplin cczalarının uygulanacağı
düzenlenmiştir.

Kanun’un itiraz konusu 135. maddesinde ise avukatlar hakkında uygulanacak
disiplin cezalarının uyarma, kınama, on bin liradan yüz elli bin liraya kadar para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarma (avukatık ortaklığı için baro avukatlıkk ortaklığı sicilinden
silinme) olduğu hükme bağlanmış olup bunların tanımlarına yer verilmiştir.

Anayasa Mahkemesi 22/9/2021 tarihli ve E.2021/16, K.2021/62 saylı kararında
25/1/1956 tarihli ve 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu’nun eczacı odaları haysiyet divanının görev ve yetkilerini düzenleyen 30. maddesinin meslek mensupları hakkında disiplin cezası verme yetkisini düzenleyen kısmını incelemiş ve söz konusu kısmı, eczacı
odaları haysiyet divanının meslek mensupları hakkında disiplin cezası uygulama yetkisini kullanmaları sırasında bireylerin hangi somut fil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân
tanımadığı gerekçesiyle Anayasa’nın 2. maddesine aykırı bularak iptal etmiştir.

Anılan kararda ilk olarak 30. maddenin söz konusu kısmında eczacılar hakkında
uygulanabilecek disiplin cezaları sayılmakla birlikte anılan maddenin birinci fikrasının birinci cümlesinde sayılan hâllerde hangi disiplin cezasının uygulanacağına ilişkin bir düzenlemenin
bulunmadıği tespit edilmiştir (AYM, E.2021/16, K.2021/62, 22/9/2021, $ 17).

Bu kapsamda anılan kısımda eczacılar hakkında disiplin cezası uygulanabilecek
hâller sayılmakla ve disiplin cezaları da gösterilmekle birlikte maddede sayılan disiplin suç ve cezaları arasında yeterli bağlantının kurulamadığı, bu çerçevede disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda fiil ve hareketin niteliğine göre disiplin cezalarının verilebileceği öngörülmekle birlikte bu ölçütün disiplin cezasının muhatapları açısından yeterli bir hukuki güvence sağlamadığı belirtilmiştir (AYM, E.2021/16, K.2021/62,
22/9/2021, § 18).

Öte yandan disiplin cezasının belirlenmesi konusunda haysiyet divanına sınırsız
bir takdir yetkisinin tanındığı, bu bağlamda haysiyet divanına, disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda ilgili kısımda yer alan disiplin cezalarından istediğini uygulayabilme imkânının tanındığı, haysiyet divanının bu yaptırımı uygularken anılan Kanun’da öngörülen sırayı gözetme zorunluluğuna da tabi tutulmadığı ifade edilmiştir (AYM,
E.2021/16, K.2021/62, 22/9/2021, § 19).

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralların Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar verdi.

Kararın Tamamına Aşağıdaki Linkten Ulaşabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesinin 6/3/2025 Tarihli ve E: 2025/50, K: 2025/47 Sayılı Kararı

Kararla ilgili Anayasa Mahkemesi basın açıklamasına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://www.anayasa.gov.tr/tr/haberler


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Scroll to Top