Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KDAE) Kararı Şüpheliye Tebliğ Edilmezse Ne Olur? [Yargıtay 2025]

Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KDAE) Kararı Şüpheliye Tebliğ Edilmezse Ne Olur? [Yargıtay 2025]

  • Özet:
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 17.02.2025 tarihli kararında, Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KDAE) kararının yalnızca avukata değil, doğrudan şüpheliye de tebliğ edilmesinin zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Bu tebliğ yapılmadıkça, karar kesinleşmiş sayılmaz ve 5 yıllık denetim süresi işlemeye başlamaz.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi         

2024/15091 E.  ,  2025/1528 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1967 E., 2024/1528 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/349 E., 2022/144 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Ümraniye 1. Aile Mahkemesinin 31.12.2010 tarih ve 2010/1214 K. sayılı ilamı ile boşandığını, boşanmasından sonra Emekli Sandığına bağlı iken vefat eden annesinden tarafına yetim aylığı bağlandığını, ancak bu aylığın SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından muvazalı boşanma nedeni ile 01.02.2011 tarihinden itibaren kesildiğini ve 01.02.2011-31.03.2015 tarihleri arasında yersiz almış olduğu 45.418,44 TL borç aslı, 8.330,55 TL faiz için borç tahakkuk ettirilerek aleyhine İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün 2015/15168 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibine ve tüm borç ve ferilerine itiraz edildiğini, davalı Kurumca davacının aylığının kesilmesi işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, davacının davalı Kuruma borcunun bulunmadığının tespitine, aylıklarının geri alınmasına ilişkin işlemin iptaline, davalı Kurumca yapılan aylıkları haksız şekilde kesme kararının iptaline, ödenmeyen ve yargılama süresi boyunca da ödenmeyecek olan aylıklarının faizi ile birlikte geri ödenmesine, yapılacak olan sağlık yardımının devam etmesine, aylığının yeniden bağlanmasına, davalı Kurumca yersiz ödeme iddiası ile davacı aleyhine haksız icra takibinin yargılama sonuçlanıncaya kadar tedbirden durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporu, istinaf ilamı, Kurum kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre davacının Çekmeköy İlçesi Soğukpınar Mahallesi Gençlik Caddesi Dış kapı Numarası: 15 Daire: 5’te, eski eşi …’ın ise aynı adreste bulunan binanın 3 no.lu dairesinde ikamet ettiği, dosya kapsamında dinlenen tutanak tanıkları ile taraf tanıkları beyanlarına göre davacı ve boşandığı eşinin boşandıktan sonra fiilen bir arada yaşamadıkları, davacı ile boşandığı eşinin aynı binanın farklı dairelerinde ikamet ettikleri, görüşmeler yapılmış ise davacının boşandığı eşinin hastalığı sebebiyle olduğu, davacı asilin SGK denetmenine verdiği ifadesinde kast edilen görüşmenin de bu kapsamda değerlendirildiği, dosya kapsamına davacı ile boşanılan eşin fiilen bir arada yaşadıklarına dair başkaca herhangi bir Kurum kaydı veya delil bulunmadığı gözetildiğinde aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ile davanın kabulüne, … Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü kamu görevlileri ödemeler daire başkanlığı 23.02.2015 tarih 16760878/24.383.037.1 sayılı Kurum işleminin iptaline, davacının davalı Kuruma borcunun bulunmadığının tespitine, davacının ödenmeyen ve yargılama süresince de ödenmemiş olan aylıklarının ödenmelerinin gerektiği tarihlerden başlayarak yasal faizi ile birlikte davalı Kurum tarafından geri ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun 56 ve 59. maddeleri ile Kurum denetim raporu, tanık beyanları, MEDULA, abonelik, adres ve seçim kayıtları, emniyet ve zabıta araştırması ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Scroll to Top