Kusurlu davranışların ilkini hangi eşin gerçekleştirdiğinin, kusurların ağırlığının belirlenmesinde sonuca etkisi var mı?
Kusurlu davranışların ilkini hangi eşin gerçekleştirdiğinin, kusurların ağırlığının belirlenmesinde sonuca etkisi yoktur.
Kusurlu davranışların ilkini hangi eşin gerçekleştirdiğinin, kusurların ağırlığının belirlenmesinde sonuca etkisi yoktur.
TMK’nın 185/3. maddesi uyarınca evlilik birliği devam ettiği sürece eşlerin birbirlerine karşı sadakat yükümlülüklerinin bulunduğu dikkate alındığında, davalı-karşı davacının boşanma kararının kesinleşme tarihinden önceki bir dönemdeki eylemi ile evlilik birliği içerisinde sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığının kabulü gerekir.
Eşler birbirine sadık kalmak zorundadırlar (TMK m. 185/3). Bir boşanma davasının açılması durumunda, eşlerin sadakat yükümlülüğü elbette ortadan kalkmaz. Sadakat yükümlülüğü, evliliğin hukuken sona ermesine kadar devam eder.
Eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenen kişi (TMK m. 149/2) evlenmenin nispi butlan ile iptalini isteyebilir. İptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 152).