Masumiyet karinesi, suçsuzluk ilkesi ( presumption of innocence); suç kesinleşmediği sürece kimsenin suçlu olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eder.Bu anlamda masumiyet karinesi ihlali adil yargılanma ilkesine aykırilık teşkil etmektedir.

Masumiyet karinesi, Anayasa’nın 38. maddesinde, “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.” şeklinde düzenlenmiştir.

AİHS’nin 6/2 maddesinde herkesin yürürlükteki yasalara göre suçluluğu ispat edilene kadar suçsuz kabul edileceği belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesi;

Masumiyet karinesi, hakkında suç isnadı bulunan bir kişinin adil bir yargılama sonunda suçlu olduğuna dair kesin hüküm tesis edilene kadar masum sayılması gerektiğini ifade etmekte ve hukuk devleti ilkesinin bir gereğini oluşturmaktadır.

Adil yargılanma hakkının bir unsuru olan masumiyet karinesinin sağladığı güvencenin iki boyutu bulunmaktadır. Birincisi kişi hakkındaki ceza yargılaması sonuçlanıncaya kadar geçen sürece ilişkin olup suçlu olduğuna dair hüküm tesis edilene kadar kişinin suçluluğu ve eylemleri hakkında erken açıklamalarda bulunulmasını yasaklar. Bu husus, tüm idari ve adli makamların da işlem ve kararlarında, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kişinin suçlu olduğu yönünde ima ya da açıklamalarda bulunmamasını gerekli kılar”şeklinde açıklamaktadır.

Sanık masumiyet karinesi gereği suçsuz sayıldığı için yargılama yapılmakta ve maddi gerçeğe ulaşılmaya çalışılmaktadır. Maddi gerçeğe ulaşmak için suç isnadı altında olan kişiden masum olduğunu ispat etmesi istenemez.

AYM Varsayıma Dayanarak İdari Para Cezası Kesilmesi Nedeniyle
Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine karar vermiştir.

Masumiyet Karinesi ile ilgili AYM kararları;

  • Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 17/5/2018 tarihinde, Ahmet Altuntaş ve Diğerleri (B. No: 2015/19616) başvurusunda Anayasa’nın 36. ve 38. maddelerinde güvence altına alınan masumiyet karinesinin ihlal edildiğine dair kararı.