26 Mart 2021

YARGITAY KARARLARI, İCRA HUKUKU

Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerekir.

2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği, 09/08/2019 tarihli taahhütnamede taahhüt tarihinden taksitlerin tamamının ödeneceği tarihe kadar işleyecek faizini 3.868,72 Türk lirası olarak gösterildiği ancak takip tarihinden taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz hususunda açıklık bulunmadığı, işlemiş ve işleyecek faiz miktarlarının ayrı ayrı hesaplanarak gösterilmediği gibi alacaklının takip tarihinden taahhüt tarihine işlemiş faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğu ayrıca borçlu tarafından ödenmesi gereken tahsil ve başvuru harçlarının da taahhüt tutanağında gösterilmediğinden taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği

, , , , , , ,

Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerekir. Devamını Oku »

BOŞANMA HUKUKU, YARGITAY KARARLARI

Velayet düzenlemesinde çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür.

Velayet düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir. Çocuğun yararı ise; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve böyle bir gelişmenin gerçekleştirilmesi için, çocuğa sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır. Çocuğun bu konulardaki üstün yararını belirlerken; çocuk yetişkin biri olmuş olsaydı, kendisini ilgilendiren bir olayda, kendi yararı için ne gibi bir karar verebilecekti ise, çocuk için karar veren makamındaki kişinin de aynı yönde karar vermesi gerekir; yani çocuğun farazi düşüncesi esas alınacaktır.
Velayet kamu düzenine ilişkin olup, re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle, yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin 3 ve 6. maddeleri, iç hukuk tarafından yeterli idrake sahip olduğu kabul edilen çocuklara, kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etmeye olanak tanınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Velayet hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir.
Dosya incelendiğinde, idrak çağında oldukları anlaşılan ortak çocuklar Nedim ve Hüma’nın mahkemece bilgilendirilerek, velayet hakkındaki tercihlerinin kendisinden sorulması ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, velayet konusunda yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

, , , , , , , , ,

Velayet düzenlemesinde çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Devamını Oku »

CEZA HUKUKU, YARGITAY KARARLARI

İki yıldır fiilen ayrı yaşadığı eşinin boşanma ile ilgili düsüncelerini ögrenmek için sosyal paylaşım sitesinde açtığı sahte hesaba akrabasına ait fotoğrafı koyarak kendisini farklı bir kadın gibi tanıtması, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturur.

İki yıldır fiilen ayrı yaşadığı eşine karşı kendisini farklı bir kadın gibi tanıtıp, onun evlilikleri ve boşanma hakkındaki düşüncelerini öğrenmek isteyen sanık …’nin, uzaktan akrabası olması nedeniyle tanıdığı mağdurların günlük kıyafetleriyle poz vermiş şekilde çektirdikleri tek kare fotoğrafını, facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde açtığı sahte hesaba, mağdurların rızasına aykırı biçimde kapak resmi olarak eklemesi biçiminde sübut bulan eyleminin,

TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğuna, aynı suçun mağdurlara karşı tek bir fiille işlenmesinden dolayı TCK’nın 43/2. madde ve fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 43/1. madde ve fıkrasındaki zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına dair yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiş;

, , , , , , , , ,

İki yıldır fiilen ayrı yaşadığı eşinin boşanma ile ilgili düsüncelerini ögrenmek için sosyal paylaşım sitesinde açtığı sahte hesaba akrabasına ait fotoğrafı koyarak kendisini farklı bir kadın gibi tanıtması, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturur. Devamını Oku »

CEZA HUKUKU, YARGITAY KARARLARI

Boşanma kararından sonra eşine ait facebook hesabına izinsizce giriş yapıp, burada kayıtlı eşi ile başkaları arasındaki mesajları kendi elektronik posta hesabına göndermesi, bilişim sistemine girme ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarını oluşturur.

Resmi nikahlı eşi olan mağdur … hakkında anlaşmalı boşanma kararının verildiği 19.12.2014 tarihinden bir süre sonra, sanığın, mağdura ait facebook hesabına izinsizce giriş yapıp, burada kayıtlı olan mağdurla başkaları arasındaki mesajları kendi elektronik posta hesabına gönderdiği olayda;

Sanığın, eski eşi olan mağdura ait facebook şifresini bildiğini ve şifre kırma gibi bir eyleminin olmadığını beyan etmesi, mağdurun, şifresinin kırılarak facebook hesabına giriş yapıldığına dair iddialarını doğrulayan herhangi bir delil bulunmaması karşısında, sanığın sübut bulan bilişim sistemindeki mağdura özel kısma girip, hakkı olmadığı halde sistemde kalmaya devam etme eyleminin TCK’nın 243/1. madde ve fıkrasındaki bilişim sistemine girme ve mağdura ait içeriği özel mesajları okuyup, tarafı olmadığı haberleşme içeriklerini kaydetmesi eyleminin TCK’nın 132/1. madde ve fıkrasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarını oluşturacağı gözetilmeden, delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanık hakkında TCK’nın 244/2. madde ve fıkrasındaki sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ve TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı olup Bozulmasına…

, , , , , , , ,

Boşanma kararından sonra eşine ait facebook hesabına izinsizce giriş yapıp, burada kayıtlı eşi ile başkaları arasındaki mesajları kendi elektronik posta hesabına göndermesi, bilişim sistemine girme ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarını oluşturur. Devamını Oku »

GÜNCEL

Yeni Otopark Yönetmeliği bugün Resmi Gazete’de yayımlandı:

, ,

Yeni Otopark Yönetmeliği bugün Resmi Gazete’de yayımlandı: Devamını Oku »

CEZA HUKUKU, YARGITAY KARARLARI

Nişanın bozulması üzerine, sanığın vermiş oldukları altınların iade edilmediği taktirde düğünde rezalet çıkaracağını söylemesi tehdit suçunu oluşturur.

Sanık …’ın oğlu ile katılan …’ın kızı arasındaki nişanın bozulması üzerine, sanığın karşı tarafa vermiş oldukları altınları istediği; verilmediği taktirde düğünlerinde rezalet çıkaracağını söylediğini kabul ettiği ve sanığın bu sözlerinin sair tehdit suçunu oluşturduğu halde yerinde görülmeyen gerekçe ile beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA

, , , , , ,

Nişanın bozulması üzerine, sanığın vermiş oldukları altınların iade edilmediği taktirde düğünde rezalet çıkaracağını söylemesi tehdit suçunu oluşturur. Devamını Oku »

CEZA HUKUKU, YARGITAY KARARLARI

Okumuşun da adam olamamışın sözü hakaret midir?

Sanığın katılana yönelttiği “okumuşunda adam olamamışın” şeklindeki ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış – ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı…

, , , , , , , , , , , ,

Okumuşun da adam olamamışın sözü hakaret midir? Devamını Oku »

Scroll to Top