ÖZET :

  • Resmi nikahlı eşi olan mağdur … hakkında anlaşmalı boşanma kararının verildiği 19.12.2014 tarihinden bir süre sonra, sanığın, mağdura ait facebook hesabına izinsizce giriş yapıp, burada kayıtlı olan mağdurla başkaları arasındaki mesajları kendi elektronik posta hesabına gönderdiği olayda;
  • Sanığın, eski eşi olan mağdura ait facebook şifresini bildiğini ve şifre kırma gibi bir eyleminin olmadığını beyan etmesi, mağdurun, şifresinin kırılarak facebook hesabına giriş yapıldığına dair iddialarını doğrulayan herhangi bir delil bulunmaması karşısında, sanığın sübut bulan bilişim sistemindeki mağdura özel kısma girip, hakkı olmadığı halde sistemde kalmaya devam etme eyleminin TCK’nın 243/1. madde ve fıkrasındaki bilişim sistemine girme ve mağdura ait içeriği özel mesajları okuyup, tarafı olmadığı haberleşme içeriklerini kaydetmesi eyleminin TCK’nın 132/1. madde ve fıkrasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarını oluşturacağı gözetilmeden, delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanık hakkında TCK’nın 244/2. madde ve fıkrasındaki sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ve TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı olup Bozulmasına…

Karar İçeriği

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

2019/577 E. , 2019/12248 K.

“İçtihat Metni”
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, hakaret, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
Hükümler : 1- Hakaret suçundan dolayı TCK’nın 125/1-2, 43/1, 53/1-2-3, 58/6-7. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan dolayı TCK’nın 244/2, 53/1-2-3, 58/6-7. maddeleri gereğince mahkumiyet
3- Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı TCK’nın 136/1, 53/1-2-3, 58/6-7. maddeleri gereğince mahkumiyet

Hakaret, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık tarafından imzalanıp, sanığın annesi aracılığıyla sunulan ve Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesince asıl mahkemesine gönderilen 09.10.2015 hâkim havaleli dilekçede; sanığın, yerleşim yeri adresini bildirerek, ifadesinin Tekirdağ Asliye Ceza Mahkemesince alınmasını talep etmesi ve asıl mahkemesince bildirilen adres esas alınarak sanığın istinabe suretiyle savunmasının alınmasının istenilmesi üzerine, İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2015 tarihli duruşmasında hazır bulunan sanığa, iddianame okunup, yasal hakları hatırlatıldıktan sonra, sanığın, “Suçlamalarla haklarımı anladım, ifademi esas mahkemesi huzurunda vermek istemiyorum, savunma için süre istemiyorum, duruşmadan vareste tutulmak istemiyorum, savunmamı bizzat kendim yapacağım, susma hakkımı da kullanmıyorum” biçimindeki beyanının ve savunmasının alındığı anlaşılmış olup, her ne kadar duruşma zaptında “duruşmadan vareste tutulmak istemiyorum” ibareleri yer almakta ise de, sanığın, istinabe yoluyla savunmasının alınmasını istemesi ve istinabe mahkemesinde de savunmasını esas mahkemesinde vermek istemediğini beyan etmesi karşısında, “duruşmadan vareste tutulmak istemiyorum” ibarelerinin sehven duruşma zaptına yazıldığı açıkça anlaşıldığından, tebliğnamedeki “Sanığın İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesince alınan 14/10/2015 tarihli talimat ifadesinde ‘duruşmadan vareste tutulmak istemediğini’ belirtmesi karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak hükmün açıklandığı 19.11.2015 tarihli oturumda hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması” nedenine dayalı olarak kararın bozulmasını öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
A) Hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, sübuta ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
B) Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosya kapsamına göre, sanık … ile resmi nikahlı eşi olan mağdur … hakkında anlaşmalı boşanma kararının verildiği 19.12.2014 tarihinden bir süre sonra, sanığın, mağdura ait facebook hesabına izinsizce giriş yapıp, burada kayıtlı olan mağdurla başkaları arasındaki mesajları kendi elektronik posta hesabına gönderdiği olayda;
Sanığın, eski eşi olan mağdura ait facebook şifresini bildiğini ve şifre kırma gibi bir eyleminin olmadığını beyan etmesi, mağdurun, şifresinin kırılarak facebook hesabına giriş yapıldığına dair iddialarını doğrulayan herhangi bir delil bulunmaması karşısında, sanığın sübut bulan bilişim sistemindeki mağdura özel kısma girip, hakkı olmadığı halde sistemde kalmaya devam etme eyleminin TCK’nın 243/1. madde ve fıkrasındaki bilişim sistemine girme ve mağdura ait içeriği özel mesajları okuyup, tarafı olmadığı haberleşme içeriklerini kaydetmesi eyleminin TCK’nın 132/1. madde ve fıkrasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarını oluşturacağı gözetilmeden, delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanık hakkında TCK’nın 244/2. madde ve fıkrasındaki sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ve TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın