Caddede yürüyen mağdurun gizlice videosunu çeken sanığın fiili görüntünün kaydı yoluyla özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturup,telefonun müsaderesi de yerindedir.
Kamuya açık alana çıkan her kişinin, bu alandaki her görüntüsünün veya sesinin kaydedilip, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterdiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı nazara alınarak, mağdurun özel yaşam alanına ilişkin görüntülerini rızası dışında kaydeden sanık hakkında, TCK’nın 134/1. madde ve fıkrasında tanımlanan görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasına ve suçun işlenmesinde kullanılan sanığa ait bir adet cep telefonunun TCK’nın 54/1. madde ve fıkrası gereğince müsaderesine dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Avukat, yetki verilmiş olsa bile müvekkiline hangi konuda yemin teklif edildiğini bildirmeden yemin teklif olunan celsede karşı tarafın yemin teklifini reddedemez.
HMK 232. maddesindeki düzenlemeye paralel olarak aynı yasanın 74. maddesinde ” Açıkça yetki verilmemiş ise vekil; yemin teklif edemez, yemini kabul, iade veya reddedemez ” düzenlemesi bulunmaktadır.
Vekilin yemini kabul veya red yetkisini kullanabilmesi için müvekkilin (yemin edecek kimsenin) yemin teklif olunan meseleyi öğrendikten sonra vekiline yeminin kabul veya reddini bildirmek için özel yetki vermiş olması gerekir.
İstinaf Harcı İadesi Talebi
İstinaf Harcı İadesi Talebi
Örneği
İstinaf Harcı İadesi Talebi Devamını Oku »
Kesinleştirme Talebi Örneği
Kesinleştirme Talebi Örneği
Kesinleştirme Talebi Örneği Devamını Oku »
Polis yada jandarma hakim kararı olmadan üzerinizi ya da aracacınızı arayabilir mi?
Danışta’ın /06/2005 tarih ve 25832 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin, 29/04/2016 tarih ve 29698 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle değiştirilen 27. maddesinin 7. fıkrasında yer alan “kişinin üstü ve eşyası ile aracının dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin aranması; İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslar dâhilinde mülki amirin görevlendireceği kolluk amirinin yazılı, acele hâllerde sonradan yazıyla teyit edilmek üzere sözlü emriyle yapılabilir” kısmının İPTALİ kararı.
Polis yada jandarma hakim kararı olmadan üzerinizi ya da aracacınızı arayabilir mi? Devamını Oku »
HAGB kararına itiraz edilmesi halinde itiraz mercisinin HAGB koşullarının bulunup bulunmadığına dair yapılacak şekli denetim dışında esas bakımından da (suçun sübutu, nitelendirilmesi vb. konularda) değerlendirme yapması ve açıklanmayan hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkları denetlemesi gerekir.
İtiraz mercisinin CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığına dair yapılacak şekli denetim dışında esas bakımından da (suçun sübutu, nitelendirilmesi vb. konularda) değerlendirme yapması ve açıklanmayan hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkları denetlemesi gerekir.
Adli arama yapma görev ve yetkisi bulunmayan özel güvenlik görevlisince yapılan arama hukuka aykırı olup bu arama işleminden elde edilen maddi deliller hükme esas alınamaz.
Adli arama yapma görev ve yetkisi bulunmayan özel güvenlik görevlisince yapılan arama hukuka aykırı olup bu arama işleminden elde edilen maddi deliller hükme esas alınamaz.
Sanığın facebook hesabında katılan hakkında yazdığı yazılar yönünden facebook hesabının herkese açık olup olmadığı,yazıların herkes tarafından görülme olanağı olup olmadığı belirlendikten sonra aleniyetin varlığı değerlendirilmelidir.
Sanığın facebook isimli sosyal paylaşım sayfasında katılana hitaben yazılar yazması şeklindeki eyleminde, facebook sayfasının herkese açık olup olmadığı, yazıların herkes tarafından görülme olanağı olup olmadığı belirlendikten sonra aleniyet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 125/4. maddesi ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması, nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Taraf sıfatı dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def’i değil itiraz niteliğinde olup taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebilir.
Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def’i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir.
Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği bir hafta içinde dava dilekçesine eklenmelidir. Aksi takdirde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilir.
Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği iki hafta içinde dava dilekçesine eklenmelidir.
Üretimin arttığı dönemlerde buna bağlı olarak sevkiyat da artacağından sevkiyat bölümünde çalışan davacının çalışmasının fazla olması işin niteliği gereği kabul edilmelidir.
Davacının işyerinde sevkiyattan sorumlu mamul depo grup lideri olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlıkta bulunmamaktadır. Bu durumda üretimin arttığı dönemlerde buna bağlı olarak sevkiyat da artacağından sevkiyat bölümünde çalışan davacının çalışmasının fazla olması işin niteliği gereği kabul edilmelidir.
Alışveriş yapılan mağazada verilen telefon numarasının müşterinin rızası ve bilgisi dışında 3. kişilerle paylaşılması TCK’nın 136/1 maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı verme veya ele geçirme suçunu oluşturur.
İşlettiği iş yerine giderek alışveriş yaptığı ve ücretini daha sonra vereceği beyan etmesi üzerine tanığın sanıktan cep telefonu numarasını istemesi üzerine, sanığın, aralarında husumet bulunan katılanın aranmasını sağlamak için katılana ait cep telefonu numarasını katılanın rızası ve bilgisi dışında tanığa vermesi şeklinde sanığın, sübutu kabul edilen eyleminin TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu…

