
Senedin geçerli olması için tek imza yeterli midir?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 776/1-g maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için “… senedi düzenleyenin imzasını” ihtiva etmesi zorunludur.
- Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak öngörülmemiştir.
- Bu sebeple senedin üzerinde tek imza olması senedin geçerliliği için yeterlidir.
- TTK’nun 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 677. maddesi gereğince, şirketin münferit temsilcisinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imzanın kendisini sorumluluktan kurtaracağı düşünülemez.
- TTK’nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 701. ve 702/1. maddeleri gereğince, keşideci şirket kaşesi üzerindeki imza dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır. Aval için sadece imza yeterli olup, ayrıca ad ve soyadın yazılması gerekmez. Aval veren kimse, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi sorumlu olur.
- Özetle şirket temsilcisinin şahsen sorumlu olabilmesi için şirket kaşesi dışında ayrı bir imzasının bulunması yeterlidir.
- Her iki imzanın da kaşe üzerinde bulunması halinde ise yetkili temsilcinin sorumluluğundan bahsedilemez. Bir diğer ifade ile senetteki her iki imza da şirket kaşesi üzerine atılmışsa, burada artık aval olgusundan söz edilemez (Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2011tarih, 2011/12-480 E. – 2011/598 K. sayılı kararı).
- Bononun ön yüzdeki borçluya ait iki imzanın da şirket kaşesi üzerinde olması halimde, açıkta imzanın bulunmadığından, imzanın şirket adına atıldığının kabulü gerekir. Bu durumda takibe konu bono nedeniyle şirket temsilcisi şahsen sorumlu olmaz.
- Bononun ön yüzündeki ikinci imzanın atılması zorunlu olmayıp şirket kaşesi dışına atılan imza aval olarak değerlendirilir.
- İLGİLİ:
- Bono şirket kaşesi üzerine atılan ikinci imza,
- Bononun ön yüzündeki ikinci imzanın atılması zorunlu mu,
- Bonoya Atılan ikinci imza,
- TTK 612. Madde,
- TTK 613. Madde,
- TTK Madde 613/3,
- TTK Madde 688/7,
- Aval Nedir?
- ➡️ Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise bononun sözleşme ile bağlantısını kanıtlanmak için sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır.
- ➡️ Bononun ön yüzündeki ikinci imzanın atılması zorunlu olmayıp şirket kaşesi dışına atılan imza aval olarak değerlendirilir.
- ➡️ Senette yazı ve rakamla yazılan kısımların farklı olması halinde senet geçerli midir?
- ➡️ Senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti takibe kime aittir?
- ➡️ Açığa senet düzenlenmek mümkün olup senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiası yazılı delille ispat edilmelidir.
- ➡️ Çift Vadeli Olarak Düzenlenen Senet Geçerli midir?
- Aval nedir?
- ➡️ Aval, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 612. maddesine göre, poliçede yazılı bulunan borcun ticari senetler hukukuna göre tekeffül edilmesini sağlayan hususi bir kefalettir. Bu kefaleti veren şahsa, aval veren denir (Doğanay, İsmail, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, 2. Cilt, 4.Bası, s.1911).
- ➡️ Aval, üçüncü bir şahıs tarafından veya poliçeye imza koyan diğer bir şahıs tarafından verilebilir. TTK’nun 613/3 maddesine göre aval beyanından, hangi şahsın borcunun tekeffül edildiğinin açıkça anlaşılamadığı hallerde, avalin, keşideci hesabına verildiğinin kabulü gerekir.
- ➡️ TTK’nun 612/2. maddesindeki üçüncü şahıstan maksat, henüz senette imzası bulunmayan kimselerdir. Poliçe borçlusu olan muhatap ile keşidecinin aval vermelerinde, itimat bakımından, hiçbir fayda yoktur. Çünkü birisi poliçenin “kabul” ile asıl borçlusu olan kimse, diğeri de “keşideci” muhatabın ödemeden imtinaı halinde senette yazılı meblağı en sonunda ödemek zorunda kalacak şahıstır (Doğanay, İsmail, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, 2. Cilt, 4.Bası, s.1913).
- ➡️ Avalin ne şekilde verileceği TTK.nun 613/3 maddesinde açıklanmıştır.
- Buna göre aval şerhi, ancak poliçe veya alonj (ek) üzerine kimin hesabına verildiğinin yazılmasıyla mümkün olur. Fakat bununla beraber, isim yazılmadan da aval verilen (kefalet edilen) şahsın poliçedeki vasfı tasrih edilmek –mesela ilk ciranta, keşideci, muhatap gibi- suretiyle verilen aval muteberdir. Ayrıca, her türlü aval şerhinin altının da aval veren (avalist) tarafından imzalanmış olması gerekir (Doğanay, İsmail, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, 2. Cilt, 4.Bası, s.1914).
- ➡️ Poliçenin yüzüne, keşideci veya muhatap müstesna olmak üzere poliçe borçlularının veya üçüncü şahısların sadece imza etmeleri halinde, imza eden şahıs aval vermiş sayılır. (TTK m. 613/2). Bu, yasal bir karinedir.
- ➡️ Bono veya emre muharrer senet, senedi tanzim edenin imzasını ihtiva eder (TTK m. 688/7).
- ➡️ Borçlu sıfatıyla senedi imzalayan kişinin gerçekte adının farklı olması, o senedi geçersiz hale getirmez. Önemli olan husus, senet altındaki imzanın, o senedi keşide eden (düzenleyen) borçluya ait olmasıdır. Kambiyo senetlerinde sorumluluğu tesbit eden husus, borçlunun (keşidecinin) imzasıdır. İmzanın, “borçlu” veya “kefil-aval veren” sıfatlarından hangisi ile atılmış bulunduğunun da senette belli edilmesi gereklidir (Doğanay, İsmail, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, 2. Cilt, 4.Bası, s.2086).
- ➡️ TTK’nun 688/7. maddesi ile 613/7. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, bononun geçerli olması için, tek imza yeterlidir ve senet ön yüzüne atılan ikinci imza aval şerhi sayılır. Ne var ki, bononun ön yüzüne keşideci tarafından iki imza atılmış olsa dahi, bu imzalar TTK.nun 613. maddesine göre aval olarak kabul edilemez. Ancak, keşideciden başka bir kişi tarafından aval veya benzeri sözler kullanılarak imzalanmışsa aval olarak sayılır.
- Keşidecinin el yazısıyla atılmış imzasının senedin ön yüzünde ve senet metninin altında bulunması gereklidir. Kanunen keşidecinin imzası yeterli olmakla birlikte keşidecinin kim olduğunun tespiti ve özellikle keşidecinin tüzel kişi olması durumunda keşideci ünvanının poliçede yer alması, poliçenin kimin tarafından verildiğinin tespiti bakımından önemlidir. Zira, poliçede imzası bulunanın borçlu olarak mı yoksa bir başka kişi adına temsilen veya vekaleten mi imzalamış olup olmadığının tespiti ancak ad ve soyadı veya ünvan ile sıfatın belirtilmiş olması ile mümkündür.
- ➡️ Temsile yetkili olmadığı halde bir şahsın temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzalayan kişi ile temsil yetkisini aşar biçimde poliçe imzalayan kişiler, poliçeden dolayı kişisel olarak sorumlu olurlar (TTK.m.590).
- ➡️ Bono borçlusunun tüzel kişi olması halinde, yetki belgesinde firmayı temsile yetkili şahısların bonoyu imzalamış olmasına ve usulünce kaşe basılmış olmasına dikkat edilmelidir. Bu durumda, poliçeden doğan sorumluluk doğrudan doğruya temsil edilen tüzel kişiye aittir.
- ➡️ Hemen vurgulanmalıdır ki, şirket yetkilisi tarafından da olsa senede atılan ikinci imza, şirket kaşesi olmadan atılmış ise, burada keşideci sıfatı söz konusu olmayacağından, bu imza aval olarak kabul edilir ve bu imza sahibi borçtan şahsen sorumlu olur.
- ➡️ Senette atılan her iki imza da şirket kaşesi üzerine atılmışsa , burada artık aval olgusundan söz edilemez.
- Hukuk Genel Kurulu 2011/12-480 E. , 2011/598 K.
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2018/9989 E. , 2019/579 K.
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



