
Karısını kıskanan ve karısına karşı aşırı kıskanç olarak evlilik birliğinin bitmesine sebep olan eş ağır kusurludur
- ÖZET;
- Mahkemece tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurları yanında kadına hakaret ettiği ve kıskanç olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların kusurlu davranışları dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda erkeğin kadına göre daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
İLGİLİ ;
➡️ Boşanma davasında aldatma şiddetten daha ağır kusur olarak değerlendirilebilir.
➡️ Boşanma davasıda, eşlerin sadakat yükümlülüğü evliliğin hukuken sona ermesine kadar devam eder.
➡️ Sadakatsizlik ve Eşlerin Kusur Durumu- Emsal Yargıtay Kararları
➡️ Eşler arasındaki sadakat yükümlülüğü, evliliğin kurulmasıyla başlayıp evlilik birliğinin herhangi bir nedenle (iptal, ölüm, boşanma vb.) sona ermesine kadar devam eder.
➡️ Aldatan Eşe Yapılan Hakaret(zürriyetsiz, dürzü, gavat) Kusur Sayılır mı?
➡️ Boşanma Davası Dilekçe Örneği-Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle
➡️ Boşanma davasında aldatma şiddetten daha ağır kusur olarak değerlendirilebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
2018/6451 E. , 2018/15153 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, iştirak nafakası, tedbir ve yoksulluk nafakalarının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurları yanında kadına hakaret ettiği ve kıskanç olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların kusurlu davranışları dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda erkeğin kadına göre daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda erkek daha ağır kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Davalı kadın yararına TMK m.174/1-2. koşulları oluşmuştur. O halde davalı kadın lehine tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi (TMK m.4, TBK m. 50 ve 51) dikkate alınarak uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1 bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.12.2018(Pzt.)
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



