Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi İcra Takip Programı Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlaline İlişkin Tazminat Talebi Dilekçe Örneği

Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlaline İlişkin Tazminat Talebi Dilekçe Örneği

6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun md. 2§3 (a) uyarınca ‘Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla ilgili kişiler Tazminat Komisyonunu önünde manevi tazminat talebinde bulunabilirler‘.

Komisyona müracaat;
devam eden soruşturma, kovuşturma veya yargılama sürecinde (herhangi bir süre sınırı olmaksızın)
ya da en geç soruşturma, kovuşturma veya yargılamanın kesin bir kararla sonuçlandığının (Örn. Yargıtay ya da Danıştay kararı) öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılır.
Haklı bir mazeret nedeniyle süresi içinde müracaat edemeyenler, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte müracaat edebilirler.

Aşağıda, olağanüstü hal döneminde yayımlanan kanun hükmünde kararnamelerin biri uyarınca kamu görevinden çıkarılan ve bu işleme karşı yürüttüğü idari kanun yollarının makul sürede sonuçlanmadığını iddia eden kişiler için hazırlanmış bir tazminat talebi dilekçe örneğini bulabilirsiniz.

Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlaline İlişkin Tazminat Talebi Dilekçe Örneği

T.C.

ADALET BAKANLIĞI

TAZMİNAT KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA

(6384 sayılı Kanun ile kurulan Komisyon)

 

BAŞVURU DİLEKÇESİ

  1. GENEL BİLGİLER

 

Başvurucu Sayısı:

 

Başvuru Tarihi:

 

 

  1. MÜRACAAT EDENLERİN[1]

ADI – SOYADI                              :

T.C. KİMLİK NUMARASI                    :

DOĞUM YERİ ve TARİHİ           :

YAZIŞMA ADRESİ :

TELEFON                                        :

 

  • VEKİLİNİN

ADI SOYADI                                        :

YAZIŞMA ADRESİ :

BARO ve BARO SİCİL NO             :

TELEFON                                        :

E-POSTA ADRESİ                        :

 

  1. YEREL MAHKEME BİLGİLERİ

MAHKEMENİN ADI                                :

OHAL Komisyonu Başvuru Tarihi       :     

DAVANIN AÇILDIĞI TARİH            :

ESAS ve KARAR NO                          :

KESİNLEŞME TARİHİ                        :

 

 

 

 

 

  1. AÇIKLAMALAR

A.     OLAY VE OLGULAR

  1. Müvekkilim, 01/09/2016 tarih ve 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu iddiasıyla’ kamu görevinden çıkarılmıştır.
  2. Müvekkilim, Olağanüstü Hal kapsamında yayımlanan bir Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı için bu işleme karşı maddi zamanda herhangi bir itiraz ya da dava yolu bulunmamaktaydı.
  3. 23/01/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname gereğince ‘terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere’ Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu (OHAL Komisyonu) kurulmuştur.
  4. Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılacak başvurulara ve Komisyonun çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar Başbakanlık tarafından belirlenerek 12/07/2017 tarihli ve 30122 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış ve OHAL Komisyonu, 685 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 17 Temmuz 2017 tarihinden itibaren başvuruları almaya başlamıştır.
  • OHAL Komisyonu, müvekkilimin FETÖ/PDY ile irtibat halinde olduğunu iddia ederek xxxx tarihli kararı ile bu başvuruyu reddetmiştir.
  • Söz konusu kararın iptali talebiyle, müvekkilim xxx tarihinde Ankara xx. İdare Mah. nezdinde dava açarak Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi talep etmiştir. Ancak, Ankara xx. İdare Mah., xxxx tarihli kararı ile müvekkilimin davasını reddetmiştir.
  • Söz konusu karara karşı müvekkilim, xxx tarihinde istinaf başvurusu yaptı. Ancak bu başvuru Ankara xx. İdari Dava Dairesi’nin xxx tarihli kararı ile reddedildi.
  • Söz konusu karara karşı müvekkilim xxx tarihinde temyiz talebinde bulunmuş ancak Danıştay 5. Dairesi, xxx tarih ve xxx Karar sayılı kararı ile başvurucunun temyiz talebini reddetmiştir (Ek 4).
  1. Söz konusu karara karşı müvekkilim temyiz talebinde bulunmuş olup bu temyiz talebi hala Danıştay önünde incelenmektedir.

B.     YARGILAMA SÜRESİ

1.      Ulusal ve Uluslararası İçtihat

  1. Yargılama süresinin başlangıç noktası ile ilgili olarak, şayet idari bir makama başvuruda bulunulması mahkemede dava açılması için bir önkoşul değilse -ki bu durumda söz konusu süre zorunlu ön idari dava içerebilir (König/Almanya, § 98; X./Fransa, § 31; Kress/Fransa [BD], § 90)- süre normalde ilgili mahkeme önünde davanın açıldığı andan itibaren başlar (Poiss/Avusturya, § 50; Bock/Almanya, § 35).
  2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 21 Şubat 1975 tarihli Golder kararında belirttiği üzere ‘hukuk davalarında makul süre, bazı durumlarda, mahkeme önünde yargılamayı başlatan dava dilekçesinin sunulmasından önce bile işlemeye başlayabilir’ (Seri A no. 18, s. 15, paragraf 32). Çünkü bu gibi durumlarda davacı, itiraz edilen idari işlemlerin hukuka uygunluğunu ve yerindeliğini bir idari makam önündeki ön yargılamada (Örn. OHAL Komisyonu) inceletmeden önce yetkili mahkemeye başvurmamaktadır (König/Almanya, § 98).
  3. Sürenin ne zaman sona erdiğine gelince, süre genellikle temyiz yargılamaları dâhil olmak üzere söz konusu yargılamalarının bütününü kapsar (König/Almanya, § 98 son cümle) ve uyuşmazlığı son erdiren karara kadar sürer (Poiss/Avusturya, § 50). Dolayısıyla makul süre şartı, esasa ilişkin kararı müteakip aşamaları dışarıda bırakmayarak, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasını amaçlayan yasal işlemlerin tüm aşamalarına uygulanır (Robins/Birleşik Krallık, §§ 28-29).

2.      İçtihadın Somut Olaya Uygulanması

  1. Yukarıda yer alan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun kurulmasına ilişkin süreçte (bk., §§ 1-4) dile getirildiği üzere OHAL Komisyonu’na başvuru mahkemede dava açılması için bir önkoşul teşkil etmektedir. Davacı, şikayetini idare mahkemeleri önünde dile getirmeden önce itiraz edilen idari işlemin hukuka uygunluğunu ve yerindeliğini bir idari makam olan OHAL Komisyonu önünde inceletmek zorundadır. Bu nedenle, OHAL Komisyonu’na yapılan başvuru, yargılama süresinin uzunluğunu dikkate alırken başlangıç noktası olarak kabul edilmelidir. Zaten yukarıda da belirtildiği üzere, makul süre uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasını amaçlayan yasal işlemlerin tüm aşamalarına uygulanır (Robins/Birleşik Krallık, §§ 28-29).
  2. Başvurucu, kamu görevinden çıkarılması işlemine karşı 31/07/2017 tarihinde OHAL Komisyonu’na başvurmuştur (bk. § 5).
  3. Müvekkilimin açtığı davaya ilişkin nihai karar ile ilgili olarak: Danıştay 5. Dairesi, 01/06/2023 tarihli kararı ile başvurucun temyiz başvurusunu reddetmiştir (bk. § 9). Bu haliyle müvekkilimin açtığı dava 19.04.2017- 06.06.2024 arasında toplam 7 yıl 1 ay 18 gün sürmüştür.
  4. Müvekkilimin açtığı davaya ilişkin nihai karar ile ilgili olarak: Söz konusu dava hala derdest haldedir (bk. § 9) ve bu haliyle müvekkilimin açtığı dava 7 yıl 1 ay 18 gündür devam etmektedir.

C.     MAKUL SÜREDE YARGILANMA HAKKININ İHLAL EDİLDİĞİNE İLİŞKİN

1.      Ulusal ve Uluslararası İçtihat

  1. Türkiye gibi İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye Taraf Devletler, her şahsın medeni hak ve yükümlülüklerini ilgilendiren ihtilaflara ilişkin nihai kararın makul bir süre zarfında mahkemeler tarafından verilmesini garanti altına alacak şekilde yargı sistemlerini düzenlemekle yükümlüdür (Comingersoll S.A./Portekiz [BD], § 24; Lupeni Greek Catholic Parish ve Diğerleri/ Romanya [BD], § 142).
  2. Yargılama süresinin  makullüğü,  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)  içtihatlarınca  belirlenen  şu  ölçütler  ışığında değerlendirilmelidir: davanın karmaşıklığı, başvuranın ve ilgili makamların davranışı ve başvuran için uyuşmazlıkta neyin önemli olduğu (Comingersoll S.A./Portekiz [BD]; Frylender/Fransa [BD], § 43; Sürmeli/Almanya [BD], § 128; Lupeni Greek Catholic Parish ve Diğerleri/Romanya [BD], § 143; Nicolae Virgiliu Tănase/Romanya [BD], § 209).

2.      İçtihadın Somut Olaya Uygulanması

i.                   Davanın karmaşıklığı
  • Bir davanın karmaşıklığı hem maddi gerçekliğe hem de hukuka ilişkin olabilir (Katte Klitsche de la Grange/İtalya, § 55; Papachelas/Yunanistan [BD], § 39). Örneğin, davaya çok sayıda tarafın müdahil olmasıyla (H./Birleşik Krallık, § 72) veya toplanması gereken delil unsurlarının çeşitliliğiyle (Humen/Polonya [BD], § 63) ilgili olabilir. Bir dava, ulusal düzeyde yeterli emsalinin bulunmaması veya bir Avrupa hukukunun yorumlamasına ilişkin olarak Avrupa Birliği Adalet Divanının bir karar vermesinin beklenmesi gibi gerekçeler temelinde hukuken karmaşık olarak değerlendirilebilir Satakunnan Markkinapörssi Oy ve Satamedia Oy/Finlandiya [BD], § 212). Davanın kendisi özellikle karmaşık olmasa da ulusal kanunda netlik ve öngörülebilirliğin olmaması, söz konusu davanın incelenmesini zor kılabilir ve yargılamaların uzamasına belirleyici bir şekilde katkıda bulunabilir (Lupeni Greek Catholic Parish ve Diğerleri/Romanya [BD], § 150).
  • Yukarıdaki örneklerdeki gibi bir davanın karmaşıklığı, davanın uzun sürmesini açıklayabilir (Tierce/San Marino, § 31). Ancak müvekkilimin açtığı davada herhangi bir karmaşıklık bulunmamakta olup davaya ilişkin ulusal mevzuat net ve öngörülebilirdir.
  • Ayrıca, dava dosyasında bulunan ve tüm tarafların ileri sürdükleri argümanlar çeşitli kamu kurumlarının sağladıkları bilgi ve belgelere dayanmakta olup bu haliyle dava karmaşık olmaktan çıkmaktadır. Bununla birlikte zaten Devlet’in ürettiği delillere dayanılarak aradan geçen uzun süreye rağmen bir karara varılamaması kabul edilebilir değildir.
ii.                   Müvekkilimin davranışı
  • Makul sürede yargılanma hakkı ilgili kişinin adli mercilerle aktif bir biçimde işbirliği yapmasını gerektirmez; başvuranlar iç hukuk uyarınca kendilerine sağlanan hukuk yollarını tam olarak kullanmakla Erkner ve Hofauer/Avusturya, § 68) suçlanamazlar (Nicolae Virgiliu Tănase/Romanya [BD], § 211). Müvekkilim kendisiyle ilgili usul adımları atmada özen göstermiş, geciktirici hamleler kullanmaktan kaçınmıştır (Unión Alimentaria Sanders S.A./İspanya, § 35). Tüm bunlara rağmen yargılamanın adil olmayacak şekilde uzaması asla müvekkilime atfedilemez.
iii.                Yetkili makamların davranışı
  • Devletler tüm makamlarından, yani sadece yargı organlarından değil tüm kamu kuruluşlarından sorumludur (Martins Moreira/Portekiz, § 60). “Makul süre” şartına uyulmadığının tespit edilmesini yalnızca Devlete atfedilebilir gecikmeler açıklayabilir (Buchholz/Almanya, § 49; Papageorgiou/Yunanistan, § 40; Humen/Polonya [BD], § 66).
  • Dava dosyasında bulunan ve tüm tarafların ileri sürdükleri argümanların çeşitli kamu kurumlarının sağladıkları bilgi ve belgelere dayandığını tekrar vurgulamak isterim. Bununla birlikte zaten Devlet’in ürettiği delillere dayanılarak aradan geçen uzun süreye rağmen bir karara varılamaması kabul edilebilir değildir.
  • Sonuç olarak, mevcut davada, ulusal makamlar yargılamalarda gecikmeye sebebiyet vermişlerdir ve davayı hızlı bir şekilde inceleme yükümlülüklerini yerine getirmemişlerdir (Nicolae Virgiliu Tănase/Romanya [BD], § 211).
  • SONUÇ ve TALEP

Müvekkilimin tarafı olduğu yargılamanın makul süre içerisinde sonuçlanmaması nedeniyle 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanundan yararlanmak suretiyle maruz kaldığı mağduriyetin giderilerek tarafımıza ……… Türk lirası tutarında manevi tazminat ödenmesini talep ederim.

Bu başvuru dilekçesinde vermiş olduğum bilgilerin doğru olduğunu; dilekçede belirtilen bilgilerde, adreslerimde veya başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik meydana geldiğinde Komisyona bildireceğimi beyan ederim.

 

                                                                              Müracaat eden xxx xxxxx vekili

                                                                                           Av. Xxxx xxxx

 

 

 

EKLER

  1. Suret harcı ödenmiş ve Baro Pulu eklenmiş vekâletname
  2. Nüfus cüzdanı örneği
  3. Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yapılan 19.04.2017 tarihli başvuru
  4. Danıştay 5. Dairesi’nin 06.06.2024 tarihli kararı

 


[1] Birden çok müracaat edenin bulunması hâlinde başvuru dilekçesinin bu sayfası çoğaltılarak eklenebilir.

https://x.com/LegalCounsel_TR/

Kadir ÖZTÜRK


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Scroll to Top