Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

İddianamenin iadesini gerektiren ve gerektirmeyen durumlara dair özet Yargıtay Kararları

İddianamenin iadesini gerektiren ve gerektirmeyen durumlara dair özet Yargıtay Kararları

İDDİANAMENİN İADESİNİ GEREKTİREN HUSUSLAR:

1- Uzlaştırma işlemi yapılmadan iddianame tanzim edilmesi –

Bir şüphelinin eyleminin uzlaştırma kapsamında bulunmaması halinde, uzlaştırma kapsamında eylemi bulunan
diğer şüpheli yönünden uzlaştırma işlemlerinin yapılmasına herhangi bir yasal engelbulunmamaktadır. Aksi düşüncenin kabulü hem yukarıdaki yasal düzenlemelere hem de ceza sorumluluğunun şahsî olduğu ve kimsenin başkasının fiilinden dolayı sorumlu
tutulamayacağına dair ceza hukuku ilkesine aykırı olacaktır. Bu açıklamalar ışığında;
şikayetçi şüpheli …in uzlaştırma kapsamında bulunmayan silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçunun, şikayetçi şüpheli …in uzlaştırma kapsamındaki suçlarını, CMK’nın 253. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan düzenleme nedeniyle uzlaştırma kapsamından çıkarması mümkün değildir. Kaldı ki şikayetçi şüpheliler olayın
karşı tarafları konumundadırlar. Bu nedenlerle şikayetçi şüpheli ..in suçları yönünden Cumhuriyet savcılığınca yöntemine uygun olarak uzlaştırma işlemleri yapılmalı ve sonucuna göre şikayetçi şüphelinin hukuki durumu yeniden değerlendirilmelidir.

Kararın Tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

(Yargıtay 4.  Ceza Dairesi, 2018/4581 E., 2018/16454 K.)

2- Özel bir etkin pişmanlık hükmü içeren TCK m. 168/5 uygulanmaması –

Yeni Türk Ceza Adalet Sistemi’nde benimsenen, “Kişilerin Lekelenmeme Hakkı” ile “Eksiksiz soruşturma
ve Tek Celsede Duruşma” prensipleri uyarınca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarının mâkul sürede bütün delilleri toplamaları, sadece mahkûmiyetle sonuçlanacağını değerlendirdikleri hususlarn dava konusu yapmaları, beraatle sonuçlanacağını değerlendirdikleri eylemleri davı konusu yapmamaları, yâni bir nev’i filtre
görevi yapmaları gerektiği, karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan TCK’nin 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda Cumhuriyet savcısınca ödenmesi halinde şüpheli hakkında takipsizlik kararı verilmesi sonucunu doğuracak olan vergili ve cezasız zarar miktari gerekirse keşif de
yaptırılmak (ya da yapılmak) suretiyle tespit edilip, şüphelinin bu miktarı şikayetçi kuruma ödemesi halinde hakkında dava açılmayacağına dair bir bildirimde bulunmadan kamu davası açması iddianamenin iadesi sebebi olduğundan, bu şartları taşımayan
iddianamenin iadesi gerektiği gözetilmelidir.

Kararın Tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

(Yargıtay 13. Ceza Dairesi, 2017/3575 E., 2017/9688 K.)

3- Yabancı uyruklu şüphelinin kimlik bilgisinin tam tespit edilmeden hakkında
iddianame tanzimi

– Dışişleri Bakanlığı’nca yapılacak bildirime kadar Suriye’ye yönelik
adli yardımlaşma taleplerine ara verildiğinden, hırsızlığa teşebbüs suçunu işlediği iddia edilen Suriye uyruklu şüpheliler hakkında iddianame düzenlenmeden önce şüphelilerin
kolluk tarafından tespit edilen parmak izlerinin ve fotoğraflarinın Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek, Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22. maddeleri uyarınca Türkiye’ye kabul edilen yabancılardan olup olmadıkları ve varsa yabancı kimlik numaraları
ile adres kayıt sistemindeki bilgileri tespit edildikten sonra haklarında iddianame
düzenlenmesi gerektiği gözetilmelidir.

Kararın Tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

(Yargıtay 17. Ceza Dairesi, 2016/19467 E.,
2017/3656 K.)

4- Eksik soruşturma ile suçun sübutuna etki edecek bir delilin toplanmaması

– Müştekiye ait telefonu isteyerek geri vermeyen kişiye yönelik yürütülen soruşturmada, şüphelinin kimlik teşhisine elverişli ve net olmayan nüfus cüzdanı fotokopisindeki fotoğraftan müştekinin kendisinden telefonu alan kişiye benzediğine dair beyanı dışında  şüpheli hakkında iddianame tanzimi için yeterli şüphe bulunmadığından, şüphelinin
ifadesi alınmaksızin ve buna yönelik yakalama karan çıkartılmaksızın, güvenlik kamera kayıtları ile teşhise elverişli fotoğrafları dosya arasına getirtilmeksizin ve kimliği hakkında araştırma yapılmaksızın düzenlenen iddianamenin usul ve yasaya aykırı olup, iadesine
ilişkin kararda bir isabetsizlik olmadığı gözetilmelidir.

Kararın Tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

(Yargıtay 2. Ceza Dairesi,
2016/19587 E., 2016/16819 K.)

5- Kendisine ulaşılabilen bir şüphelinin savunmasının alınmaması

– Yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere, şüphelinin savunmasının alınmasını zorunlu kılan açık bir hükme CMK’nın 170 ve 174. maddelerinde yer verilmemiştir. Ancak bu durum her koşulda savunma alınmadan dava açılabileceği şeklinde yorumlanmamalıdır. Şüphesiz kendisine
ulaşılamayan şüpheli hakkıinda, toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturuyorsa, Cumhuriyet savcısı savunma almadan dava açabilecektir ancak incelenen dosya kapsamında şüpheli hakkındaki iddianamenin konusu oluşturan silahlı terör örgütüne üye olma suçunun mütemadi suç olduğu ve temadinin yakalanma ile kesileceği,
örgüte katılma tarihi ile yakalanma tarihi arasında silahlı terör örgütünün amaçladığı suçu gerçekleştirmeye elverişli olan ve vahamet arz eden eylemlerin gerçekleşmesi halinde tüm eylemlerin geçitli suça ilişkin kurallar ile fikri içtima hükümleri de nazara alınıp hukuken birlikte değerlendirilmesinde ve suçun işlendiği yer, zaman diliminin buna göre
belirlenmesinde zorunluluk olduğunun iddianame tanzim edilirken de gözetilmesi gerekir.
Öte yandan Anayasamızın 90/4. maddesi uyarinca iç hukukumuzun bir parçası olan, Avrupa insan Haklarn Sözleşmesi ve bu sözleşmenin yorumunu yapan bağlayıcı nitelikteki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin adil yargılanma hakkına ilişkin kararları uyarınca da etkili, yeterli ve adil bir soruşturmanin yürütülebilmesi için, şüphelinin suçlamalardan haberdar edilip, savunma hakkının tanınması hususları değerlendirildiğinde kanun
yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. (Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2015/7367 E., 2016/2130 K.)

6- Kusuru bulunmayan şüpheli hakkında iddianame düzenlenmesi

Şüphelinin savunması, otobüs yolcularının beyanları, trafik kazası tespit tutanağı, soruşturma evresinde yapılan keşfe binaen hazırlanan 30.05.2014 tarihli bilirkişi raporu, istanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 21.04.2015 tarihli raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; meydana gelen trafik kazasından dolayı şüpheli S…in kusurunun bulunmamasına rağmen kusurluluğun takdirinin mahkemeye ait olduğundan bahisle
düzenlenen Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığına ait 17.06.2015 tarihli ve 2014/1153 soruşturma, 2015/1557 esas, 2015/126 sayılı iddianamenin “Yeni Türk Ceza Adalet Sistemi”nde benimsenen ve yukarıda açıklanan prensiplere aykırı olduğu, anılan iddianamenin, şüpheli hakkında dava açmaya yeterli şüphe bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170 ve 174. maddeleri gereğince iadesine dair
Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2015 tarihli ve 2015/61 sayılı iddianame değerlendirme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne ve iade kararının kaldırılmasına
ilişkin Ceyhan 2. Ağr Ceza Mahkemesinin 22.07.2015 tarihli ve 2015/336 değişik iş sayılı kararında isabet görülmemiştir. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2015/15916 E., 2016/765 K.)

7- Özel kanunlarda soruşturma ve kovuşturma izni alınması gereken durumlarda iddianame tanzim edilmesi

– 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun özel bir yöntem
öngörmeyen 29/1. maddesindeki düzenlemeyle, kamu görevlisinin soruşturma usulü

İDDİANAMENİN İADESİNİ GEREKTİRMEYEN HUSUSLAR:

1- Akıl hastalığı raporu aldırılmaması

– Şüphelinin akıl hastasI olduğunun anlaşılması, hakkında iddianame düzenlenmesine engel teşkil etmemektedir. Şahsi bir cezasızlık
sebebi olması nedeni ile şüpheli hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasina ancak suçu işlediğinin yargılama sonucunda sabit görülmesi halinde hükmedileceğinden;
Cumhuriyet savcısının takdir yetkisini kullanarak akıl hastalığının etkisiyle suç işleyen fail hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi mümkün değildir. Cumhuriyet savcısı soruşturma aşamasında failin akıl hastası olduğundan şüphelenirse re’sen akıl hastalıkları konusunda uzman bir bilirkişi görevlendirerek fail hakkında bir rapor
düzenlenmesini isteyebilecektir. (CMK m. 63/3). Ancak akıl hastalığı suçun sübutuyla ilgili bir husus olmadığından soruşturma aşamasında raporun aldırilmaması iddianamenin iadesini gerektirmemektedir. (Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 2022/20700 E., 2022/6528 K.)

2- Uzlaştırma işleminin mümkün olmaması

Uzlaştırma bürosu tarafından müştekilere
uzlaşma teklifinde bulunulmuş, müştekiler yapılan uzlaşma teklifini kabul etmediklerini bildirmiş ve formun uzlaşma teklifini “Kabul etmiyorum.” bölümünü işaretleyip imzalamışlardır. Müştekilerin yapılan uzlaşma teklifini kabul etmemeleri nedeniyle müştekiler ile şüpheli arasında uzlaştırma işlemi yapılması mümkün olmadığından uzlaşma teklifinin şüpheliye usulüne uygun olarak yapılmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmesi ve bu karara vaki itirazın reddedilmesinde isabet görülmemiştir.
(Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2022/8373 E., 2022/7542 K.)

3- Yapı kayıt belgesi alınmaması

– CMK’nın 174. maddesinde iddianamenin iadesi
sebepleri sinırlı sayıda gösterilmiştir. Madde de, imar kirliliğine neden olma suçu açısından suça konu yapının imara uygun hale getirilip getirilmediğinin araştırılması ve yine 7143 sayılı Kanun’la 3194 sayılı imar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddesi kapsamında bir araştırma yapma zorunluluğu, buna bağlı olarak da iddianamenin iadesi sebebi gösterilmemiştir. Yine anılan kanunda belirtilen yapı kayıt belgesinin olup
olmaması sorunu CMK’nın 174/1-b maddesinde düzenlenen “suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil” olarak da kabul edilemeyeceği için bu gerekçe ile iddianamenin iadesi de mümkün olmayacaktır. Cumhuriyet Savcısı’nın soruşturma dosyası içerisinde yapı kayıt belgesi alınıp alnmadığını araştırma zorunluluğu bulunmamasından dolayı iddianamenin iadesi kararının ve bu karara yapılan itirazın hukuka uygun olmadığı görülerek tebliğnamedeki talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2019/1547 E., 2019/10878 K.)

4- Şüphelinin mağdura hangi mesafeden hangi açı ile ateş ettiğine ilişkin rapor
alınmaması

– Şüphelilerin mağdura hangi mesafeden ateş ettiklerine, olay anında
şüphelilerin ve mağdurun pozisyonlarına ilişkin dosyada kayıt bulunmadığı ve bu eksikliğin
giderilmesi gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de eksiklik
olarak belirtilen hususların yargılama aşamasinda Mahkeme tarafından
değerlendirilebileceği ve CMK’nun 174/1. mad. iddianamenin iadesi sebepleri arasında
sayılan hususlardan olmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde iddianamenin iadesine karar
verilmesinde isabet görülmediğinden bozmayı gerektirmiştir. (Yargitay 1. Ceza Dairesi,
2018/5548 E., 2018/5259 K.)

5- 15 günlük yasal süreden sonra iade edilemez.

– Tehdit ve hakaret suçlarından şüpheli ..
hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20/07/2017 tarihli ve 2016/9017 soruşturma, 2017/2190 esas, 2017/2007 sayılı iddianamenin, Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/294 saylı kararıyla, CMK’nin 174/1. maddesinde öngörülen onbeş günlük yasal süreden sonra 09/08/2017 tarihinde iade edildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, CMK’nın 174. maddesinin üçüncü fikrası uyarınca iddianamenin ve soruşturma evrakınin verildiği tarihten itibaren onbeş günlük
süre sonunda iade edilmeyen iddianamenin kabul edilmiş sayılacağı gözetilmeden, anılan iddianamenin iadesi kararina karşı Cumhuriyet savcısı tarafından 11/08/2017 tarihinde yapılan itirazın, kabulü yerine reddine dair merci Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin
14/09/2017 tarihli ve 2017/798 Değişik İş sayılu kararında isabet bulunmamaktadır. Ayrıca;
CMK’nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşanmasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Cumhuriyet Savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı
gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi,2017/22735 E., 2018/467 K.)

6- İlk kararda belirtilmeyen bir nedene dayanılması

– CMK’nun 174/4. mad., “C.savcısI,
iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye
gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında ilk kararda belirtilmeyen iade nedenlerine dayanılarak iddianamenin yeniden iadesi yapılamayacağı… (Yargıtay 23.
Ceza Dairesi, 2016/10096 E., 2016/9100 K.) (Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2016/8466 E.,
2016/13138 K.)

7- Dosyada 2 adet rapor bulunmasına rağmen Adli Tıp’tan rapor alınmaması


Soruşturma aşamasında Mersin Üniversitesi Adli Tip Anabilim Dalı Başkanlığından alınan ve mağdurenin akıl hastalığı nedeniyle kendini savunamayacak durumda olduğuna dair iki hekim tarafından düzenleniş raporun dava açılması için yeterli olduğu, bu raporun yetersiz görülmesi halinde yargılama aşamasinda davaya bakacak mahkeme tarafından Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas Kurulundan görüş alınabileceği gözetilerek; itirazın kabulüne
karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2014/21 E., 2014/1917 K.)

8- Mağdurenin ruh sağlığı ve zeka geriliğine ilişkin raporunun aldırılmaması

– Olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadıği ve mağdurede bulunan zekageriliği nedeniyle filin hukuki anlam ve sonuçlarıni algılayıp algılayamayacağı hususlarının suçun sübutuna etki edecek bir delil olmayıp suçun vasfina etki edecek bir delil niteliğinde olduğu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174/1-a ve 4. maddeleri uyarınca iddianamenin iadesini gerektirmez. (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2013/6830 E., 2013/8922 K.)

9- Kanunda izin gerekliliği açıkça belirtilmedikçe sorusturma izni alınmadan iddianame tanzim edilmesi

– Dosya kapsamına göre, noter başkatibi olan şüpheli hakkında ön
inceleme yaptırılmadığı ve soruşturma izni alınmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; 1512 sayılı Noterlik Kanunu kapsamında noterlere tanınan soruşturma imtiyazına sahip olmayıp haklarında genel usulü hükümlere göre soruşturma ve kovuşturma yürütülmesi gereken noter başkatibi hakkında soruşturma izni alınmadan kamu davası açılabileceği gibi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174/1. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi sebepleri arasında, soruşturma izni alınmadan kamu davası açılamayacağı hükmünün yer almadığı cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı
Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 28.01.2013 gün ve B.03.0.cİG.0.00.00.04- 105-42-8801-2012/1676/7235 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü: Dosya içeriğine nazaran kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğundan Konya 8. Astiye Ceza Mahkemesince verilen 28.09.2012 gün ve 2012/358 Değişik lş sayılı Kararın CMK’nin 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2013/3796 E., 2013/5981 K.)

Devamı için tıklayın. İddianamenin iadesini gerektirmeyen hususlar 2

Av. Murat Yılmaz

https://www.linkedin.com/posts/murat..


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
Scroll to Top