CMK müdafiilerinin beraat\karşı yan vekalet ücretine hak kazanmaları gerektiği yönünde Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2025/10-67 E., 2025/184 K. sayılı gerekçeli kararı yayınlandı.

CMK müdafiilerinin beraat\karşı yan vekalet ücretine hak kazanmaları gerektiği yönünde Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2025/10-67 E., 2025/184 K. sayılı gerekçeli kararı yayınlanmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2025/10-67 E., 2025/184 K. sayılı gerekçeli kararı;
d. Anılan Yönetmeliğin “Ücret” başlıklı 8. maddesinde, 5320 sayılı Kanun’un 13. maddesinde yer alan hüküm tekrar edilmiş, “Tarife” başlıklı 9. maddesinde ise görevlendirilen müdafi veya vekile
ödenecek meblâğla ilgili tarifenin Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet ve Maliye Bakanlıklarn tarafından her yıl Aralık ayında hazırlanan ve 1 Ocak tarihinden geçerli olmak üzere
düzenlenen tarifede gösterileceği öngörülmüştür. Ancak kural olarak yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgarî hadlerini gösteren tarifeyi hazırlamak görev ve yetkisi 1136 sayılı Kanun’un 168. maddesi gereğince Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kuruluna ait olduğundan, uygulamanın zikredilen yönetmeliğin 9. maddesi değil ve fakat 1136 sayılı Kanun’un 168. maddesi gereğince istikrarlı biçimde süregeldiği üzere devam ettirildiği görülmektedir.
Yani Barolar Birliği Yönetim Kurulunca hazırlanan tarifeye eklenen bu meblağlar (İlgili tarife madde 14/4) Adalet Bakanlığına gönderilmekte, her iki bakanlıkça uygun görüldüğü için Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmektedir. Bu haliyle, özellikle anılan düzenlemelerle ilgili iptal başvurusundan da bahsedilmediğine göre Adalet ve Maliye Bakanlıklarının kanun metnine, yönetmeliğe göre öncelik
tanıyarak gönderilen tarifedeki meblağla ilgili uygunluk takdir ve değerlendirmesi yapmakla yetindiği söylenebilir. Netice itibarıyla ödenecek meblağ üzerinde kamu maliyesi bakımından takdir hakkının
bakanlıklarda olduğu kanuni bir mekanizmanın kurulduğu ve sistemin 2025 yılı için de bu suretle işlemeye devam ettiği görülmektedir.
e. Tarifede belirlenen ve onaylanan ücret, sanığın 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle ödenecektir (İlgili tarife madde 14/4).
f. Tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri yargılama giderlerindendir. Hüküm ve
kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir (CMK madde 324/1-2, Yönetmelik madde
8/3).
g. Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir
(1136 syk madde 164/4).
1136 sayılı Kanun’un 169. maddesinde yer alan “karşı tarafa yükletilme” kuralının ceza muhakemesi bakımından ilgili normu, CMK’nın 324. maddesi olup bu maddenin birinci fikrasında belirtilen; “tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri” ifadesi ile CMK’da yargılama gideri olarak kabul edilen avukatlhk ücretinin Asgari Ücret Tarifesi’ne göre ödeneceği kabul edilmelidir.
h. Zikredilen düzenlemelerin, normlar hiyerarşisi bağlamında bir üst norma aykırılıği ileri sürülüp gereğine tevessül edilmedikçe uygulayıcıların bağlayacağı her türlü tartışmadan varestedir.
Diğer taraftan, müdafii; “Şüpheli veya sanuğa ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı” ifade etmektedir (CMK madde 2).
Bu avukatın seçilmiş ya da görevlendirilmiş olmasının hak ve
sorumlulukları itibarıyla bir fark bulunmamaktadır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin kanuni dayanağı olan 1136 sayılı Kanun’un 168. maddesinde, asgarî ücret belirleme hususunda zorunlu müdafi ile seçilmiş/vekâletnameli müdafi arasında herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Kural olarak tarifeler, müdafie icra ettiği hukuki yardımın karşılığı olarak ödenmesi gereken asgarî veya maktu ücret tutarını belirlerler.
Bu miktarın, ülkenin ekonomik koşulları ve ihtilaf bağlamında bütçe dengeleri gözetilerek belirlenmesi gerektiğinde şüphe yoktur.
Ancak unutulmamalıdır ki; avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder (1136 sayılı kanun madde 1). İHAS’ın 6. maddesinden daha geniş bir teminat alanı oluşturarak kanunda öngörülen cezanın asgari haddi kriterine göre müdafiin hukuki yardımnı zorunlu kılan hukuk sisteminin, bu hakkın etkin biçimde kullanılmasını da garanti ettiği söylenmelidir. Bu cümleden olarak, seçilmiş müdafii ile aynı görevi, aynı
şartlarda eda eden, hatta bazı durumlarda (CMK madde 188 gibi) daha fazlasını yapmak mecburiyeti bulunan zorunlu/görevlendirilmiş müdafiin alacağı ücretin, seçilmiş müdafii ile eşit olması beklenmese
de, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil edebilmesi adına, sarf edilen emek ve mesai ile orantılı ve meslek onuruna yaraşır bir miktara tekabül etmesi gerekir. İlgili
Bakanlıkların ihtilaf konusu uygulamayı 2025 yılında da sürdüregelmesi, bu bilinç ve tercihin tezahürü olarak değerlendirilmelidir.
B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme
Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan eylemine uyan TCK’nın 188/3-4, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması iddia ve talebiyle düzenlenen iddianameye istinaden yargılanan, CMK’nın 150. maddesinin 3. fikrası gereğince yargılama merciinin talebi üzerine Baro tarafindan kendisine zorunlu müdafii görevlendirilen ve fakat yargılama sonucunda beraat eden sanık lehine; 5320
sayılı Kanun’un 13., ilgili Yönetmelik’in 8 ve 9. maddeleri ile AAÜTnin 14/4. maddesi gereğince, “beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesine, bu hükmün, sanığn 4/12/2004 tarihli ve 527l sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunnması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanmasına” ilişkin Özel Daire kararında hukuki isabetsizlik bulunmadığından; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan dört Ceza Genel Kurulu Üyesi; itiazın kabul edilmesi
gerektiği düşüncesiyle karsı oy kullanmışlardır.
Türkiye Barolar Birliği;
CMK Kapsamındaki Görevlendirmelerde Beraat/Katılan Yan Vekalet Ücreti Uygulamasına İlişkin Çelişkiler Giderildi
Türkiye Barolar Birliği tarafından (TBB), CMK kapsamında görevlendirilen müdafiler için vekâletnameli avukatlarla eşitliğin sağlandığı beraat/katılan yan vekalet ücretine ilişkin TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinin uygulanmasında yaşanan tereddütler ve mahkemelerdeki farklı kararlar nedeniyle oluşan çelişki, Yargıtay Ceza Genel Kurulu (YCGK) kararıyla sona erdi.
YCGK kararında, TBB’nin görüşü çerçevesinde şu değerlendirme yer aldı:
“…. avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder (1136 sayılı kanun madde 1). IHAS’ın 6. maddesinden daha geniş bir teminat alanı oluşturarak kanunda öngörülen cezanın asgarî haddi kriterine göre müdafiin hukuki yardımını zorunlu kılan hukuk sisteminin, bu hakkın etkin biçimde kullanılmasını da garanti ettiği söylenmelidir. Bu cümleden olarak, seçilmiş müdafii ile aynı görevi, aynı şartlarda eda eden, hatta bazı durumlarda (CMK madde 188 gibi) daha fazlasını yapmak mecburiyeti bulunan zorunlu/görevlendirilmiş müdafiin alacağı ücretin, seçilmiş müdafii ile eşit olması beklenmese de, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil edebilmesi adına, sarf edilen emek ve mesai ile orantılı ve meslek onuruna yaraşır bir miktara tekabül etmesi gerekir. İlgili Bakanlıkların ihtilaf konusu uygulamayı 2025 yılında da sürdüregelmesi, bu bilinç ve tercihin tezahürü olarak değerlendirilmelidir.”
Meslektaşlarımızın bilgisine saygılarımızla sunarız.
Türkiye Barolar Birliği;
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.


