Alacaklı, genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlattı. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinin usulsüz yapıldığını öne sürerek icra mahkemesine şikâyette bulundu ve gecikmiş itirazını ileri sürdü.
İlk derece mahkemesi (İzmir 11. İcra Hukuk Mahkemesi), tebliğin gerçekten usulsüz yapıldığını tespit ederek şikâyeti kabul etti ve tebliğ tarihini 22.05.2023 olarak düzeltti.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi de alacaklının istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Alacaklı temyize gitti. Yargıtay 12. HD dosyayı incelediğinde kritik bir ayrıntı dikkatini çekti: UYAP evrak işlem kütüğü.
Yargıtay, dosyada yapılan incelemede şu tespiti aktardı:
Bu tespite göre ıttıla tarihi 26.04.2023‘tür. Borçlu, 7 günlük şikâyet süresini en geç 03.05.2023 tarihinde kullanmak zorundaydı.
Oysa şikâyet dilekçesi 23.05.2023 tarihinde icra mahkemesine verildi. Süre çoktan dolmuştu.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi üç temel saptama yaparak kararı bozdu:
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ve gecikmiş itirazını ileri sürerek itirazının kabulünü talep ettiği, mahkemece; ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin 22.05.2023 olarak düzeltilmesine karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
7201 sayılı Kanun’un 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK’nun 05.06.1991 tarih, 1991/12-258 E.-1991/344 K. sayılı kararı). Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için ise usulsüz de olsa bir tebligatın varlığı ön koşuldur.
Öte yandan, tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK’nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur.
Somut olayda, UYAP evrak işlem kütüğünde yapılan incelemede, borçlu tarafından ödeme emrinin 26.04.2023 tarihinde 15:43:50’de uyaptan açılmış olduğu görülmekle borçlunun bu tarih itibariyle takipten haberdar olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda borçlu tarafından şikayetin yasal 7 günlük süreden sonra 23.05.2023 tarihinde yapıldığı görülmektedir.
O halde, mahkemece, ıttıla tarihinin, borçlu tarafından ödeme emrinin uyaptan açıldığı tarih olan 26.04.2023 olarak kabulü ile ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna yönelik 23.05.2023 tarihli şikayetin süreden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ:
Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 18/11/2024 tarih ve 2024/696 E.-2024/3075 K. sayılı istinaf talebinin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, İzmir 11. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 11.01.2024 tarih ve 2023/433 E. – 2024/23 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2025/2154 K. sayılı bu kararı, dijitalleşen yargı sürecinde UYAP kaydının hukukî sonuçlarını somut biçimde ortaya koyuyor.
Mesaj açık: Tebligat usulsüz de olsa, borçlu ödeme emrini UYAP’tan açtığı anda takipten haberdar sayılır. Bu tarihten itibaren işleyen 7 günlük şikâyet süresi, hak düşürücü niteliktedir.
İcra işlemlerinde süre yönetimi kritik önem taşımaktadır. Usulsüz tebligat iddiasıyla karşılaşan tarafların, ıttıla tarihini ve şikâyet süresini titizlikle hesaplaması gerekir.
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.





