#hakkın kötüye kullanılması

hukuk
YARGITAY KARARLARI, İCRA HUKUKU

İlamdaki haklar için ayrı ayrı icra takibi başlatılarak fazladan avukatlık ücreti talebi hakkın kötüye kullanılmasıdır.

İlamdaki haklar için ayrı ayrı icra takibi başlatılarak fazladan avukatlık ücreti talebi hakkın kötüye kullanılmasıdır.

, , ,

İlamdaki haklar için ayrı ayrı icra takibi başlatılarak fazladan avukatlık ücreti talebi hakkın kötüye kullanılmasıdır. Devamını Oku »

YARGITAY KARARLARI, İCRA HUKUKU

Alacaklı tarafından ilamdaki haklar için ayrı ayrı takip başlatılarak fazladan avukatlık ücreti talep edilmesi hakkın kötüye kullanılmasıdır.

Kötü niyetli olmasa da alacaklı tarafından yasadaki boşluktan yararlanılarak bir ilamdaki haklar için ayrı ayrı takip başlatılarak sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazladan avukatlık ücreti talep edilmesi hakkın kötüye kullanılmasıdır ve hukuk düzeni tarafından korunamaz. İlam bir bütün olmasına rağmen yasal ve geçerli bir neden olmaksızın alacaklının ayrı ayrı takip başlatması yasalarda belirtilen dürüstlük kuralına uymayacağından mahkemece şikayetçinin iddiaları yukarıdaki ilkeler doğrultusunda değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.

, , , , , , , , ,

Alacaklı tarafından ilamdaki haklar için ayrı ayrı takip başlatılarak fazladan avukatlık ücreti talep edilmesi hakkın kötüye kullanılmasıdır. Devamını Oku »

YARGITAY KARARLARI

Önalım hakkı pay satışının sahibine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde ve her halde satışın üzerinden iki yıl içinde, dava açılmak suretiyle kullanılmalıdır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ve Dairemizin istikrar bulmuş kararlarında; önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması, 4721 sayılı TMK’nin 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı; kötüniyet iddiasının, 14.02.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği ve hatta mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerektiği kabul edilmektedir.

, , , , ,

Önalım hakkı pay satışının sahibine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde ve her halde satışın üzerinden iki yıl içinde, dava açılmak suretiyle kullanılmalıdır. Devamını Oku »

BOŞANMA HUKUKU, YARGITAY KARARLARI

Boşanma davasında daha fazla kusurlu tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı gereklidir.

Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır (TMK

, , , , , , ,

Boşanma davasında daha fazla kusurlu tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı gereklidir. Devamını Oku »

MİRAS HUKUKU, YAZILAR

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası

İçtihadı Birleştirme Kararında; “Bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması hâlinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların, görünürdeki satış sözleşmesinin Borçlar Kanununun 18. maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabileceklerine ve bu dava hakkının geçerli sözleşmeler için söz konusu olan Medeni Kanunun 507 ve 603. maddelerinin sağladığı haklara etkili olmayacağına” hükmedilmiştir.

, , , , , , , , , ,

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası Devamını Oku »

AVUKAT, YARGITAY KARARLARI, İCRA HUKUKU

AVUKATIN UYAP’A TANIMLI HESABINDA, HACZİ KABİL OLMAYAN PARALAR İLE HACZİ MÜMKÜN OLAN PARALARIN AYNI HESAPTA TOPLANMASI VE BİRBİRİNE KARIŞTIRILMASI HALİNİN HACZEDİLMEZLİK HAKKINDAN FERAGAT OLARAK KABUL EDİLMESİ GEREKİR.

Serbest avukat olarak çalışan davacının müvekkilleri adına Mahkemelerce ve İcra Dairelerince para yatırılmak üzere açılmış UYAP’a tanımlı olan bir hesap olduğu tartışmasız ise de; anılan hesapta Mahkemeler ve İcra Dairelerince davacının müvekkilleri adına yatırılan paraların yanında, davacının şahsına ait vekalet ücretleri ve bizzat yatırılan paraların da bulunabileceği dikkate alınmalı, haczedilmezlik için “fiilen mesleği için kullanılma” koşulunun varlığı aranmalı, avukatın mesleğinde kullandığı bir hesabın haczedilmezliğinin ancak fiili durumunun tespiti ile mümkün olduğu, bu konuda ispat yükünün ise davacıda olduğu, bir diğer anlatımla, haczedilen hesabın mesleğinden kaynaklı harcamalar için kullanıldığını davacının ispatlaması gerektiği,
Haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paralar karıştırılmak suretiyle bir havuz hesabı oluşturulmuşsa bu durumun iyi niyetle bağdaşmayacağı, böyle bir davranışın AİHM’nin AİHS’nin 6 § 1. ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddelerinin ihlali sonucunu doğuracağı gibi, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde de bulunduğundan hukuk düzenince korunamayacağı,
Şahıslar tarafından haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanması ve birbirine karıştırılması halinin haczedilmezlik hakkından feragat olarak kabul edilmesi gerektiği dikkate alınarak…

, , , , , ,

AVUKATIN UYAP’A TANIMLI HESABINDA, HACZİ KABİL OLMAYAN PARALAR İLE HACZİ MÜMKÜN OLAN PARALARIN AYNI HESAPTA TOPLANMASI VE BİRBİRİNE KARIŞTIRILMASI HALİNİN HACZEDİLMEZLİK HAKKINDAN FERAGAT OLARAK KABUL EDİLMESİ GEREKİR. Devamını Oku »

BOŞANMA HUKUKU, YARGITAY KARARLARI

Anlaşmalı boşanma davasında kararın uzun süre tebliğe çıkarılmaması, dürüstlük kuralına aykırı olup “Hakkın Kötüye Kullanılması” niteliğindedir.

Anlaşmalı Boşanma davasında Kararın uzun süre tebliğe çıkarılmaması, dürüstlük kuralına aykırı olup “Hakkın kötüye kullanılması” niteliğindedir

, , , , , , , ,

Anlaşmalı boşanma davasında kararın uzun süre tebliğe çıkarılmaması, dürüstlük kuralına aykırı olup “Hakkın Kötüye Kullanılması” niteliğindedir. Devamını Oku »

Scroll to Top