İcra Takibi-Borca İtiraz Dilekçe Örneği
İcra Takibi-Borca İtiraz Dilekçe Örneği
İcra Takibi-Borca İtiraz Dilekçe Örneği Devamını Oku »
İcra Takibi-Borca İtiraz Dilekçe Örneği
İcra Takibi-Borca İtiraz Dilekçe Örneği Devamını Oku »
BİRİNCİ HACİZ İHBARNAMESİNE İTİRAZ DİLEKÇE ÖRNEĞİ
BİRİNCİ HACİZ İHBARNAMESİNE İTİRAZ DİLEKÇE ÖRNEĞİ Devamını Oku »
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Dava Dilekçe Örneği
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Dava Dilekçe Örneği Devamını Oku »
4721 sayılı TMK’nın “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesi:“Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde
Tapu sicilinin tutulmasından devletin sorumluluğu 4721 sayılı TMK’nın “III. Tapu idareleri 2. Sorumluluk” başlığı altında 1007. maddede düzenlenmiştir. 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi ” Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.
Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder.
Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. ” hükmünü taşımaktadır.
Tapu sicili kayıtlarının gerçek hak ve hukuki duruma uygun tutulması gerekir. İşte devletin denetimi ve gözetimi adına tutulan tapu sicilindeki kayıtlarının doğruluğuna güvenen kişilerin bu yüzden uğradığı zararların tazmini, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan devletin sorumluluğuyla sağlanır.
Devlet tarafından verilen, doğru esasa ve geçerli kayda dayalı mülkiyet hakkına değer verileceği kuşkusuzdur. Aksi düşünce tarzının, devletin verdiği tapunun geçersizliğini ileri sürerek hiçbir karşılık ödemeksizin iptalinin istenmesi, zamanında geçerli bir şekilde ve kayda dayalı olarak oluşturulan mülkiyet hakkı ile bağdaşmayacağı gibi kamu vicdanını yaralaması yanında hukuk devleti ilkesini de zedeleyen bir tutum oluşturacaktır.
İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 32’nci maddesinin dördüncü fıkrasında, ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır.
5953 sayılı Basın İş Kanunu’nun 14’üncü maddesinin aksine, 4857 sayılı Yasada ücretin peşin ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sora ödenmelidir.
Kaynağını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 29. (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 22.) maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri ise TBK’nın 237 (BK’nın 213). maddesi ile Türk Medeni Kanunu’nun 706 ve Noterlik Kanunu’nun 89. maddesi hükümleri uyarınca; noter önünde resen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmî şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan bir sözleşme türüdür.
Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyeti devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanunu’nun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Ancak, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteminin kabulü için sözleşmenin ifa olanağının bulunması gerekir. Geçerli bir satış vaadi sözleşmenin ifa olanağının bulunmaması hâlinde ise vaat alacaklısının 6098 sayılı TBK’nın 112 (BK’nın 96). maddesine dayanarak borcun ifa edilmemesi nedeniyle uğradığı zararın tazmini isteyebileceği kuşkusuzdur.
Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi Nedir? Devamını Oku »