Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıkla ilgili Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılamaz.

➡️ Sigorta Tahkim Komisyonu Başvuru Dilekçe Örneği-Araç Değer Kaybı

➡️ Sigorta Tahkim Komisyonu, kusur durumunun tespiti için soruşturma dosyasını savcılıktan isteyebilir mi veyahut kaza mahallinde keşif yapabilir mi?
  • ÖZET;
  • Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
  • 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 14. fıkrasında; “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz” hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince başvuru sahibinin tahkim yoluna başvurmadan önce aynı uyuşmazlık açısından genel mahkemelerde dava açmamış olması gerekir. Bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği de ön inceleme aşamasında raportör tarafından incelenir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesi uyarınca raportör, dosya üzerinde yapacağı ön incelemede uyuşmazlığın mahkemeye intikal edip etmediğini araştırır.
  • Somut olayda; davacı vekili eldeki başvuruya konu talebin maluliyet artışına ilişkin olduğunu ileri sürmemiş, Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 23/09/2019 tarihli rapora göre kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının %19 olduğunu belirterek, güncel verilere göre hesaplanacak tazminatın ödenmesini talep etmiş; davalı vekili cevap dilekçesinde İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada sulh olunarak ödeme yapılıp ibraname alındığını savunmuştur. Dosyada bulunan karardan, daimi sakatlık tazminatı istemiyle 12/04/2017 tarihinde İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/426 esas sayılı dosyasında açılan davada, davalı … şirketi ile davacının sulh olduğu ve 21/06/2017 tarihli ibraname düzenlendiği, 14/07/2017 tarihinde ödeme yapılması üzerine davacı vekilinin aynı tarihli dilekçesinde bu çerçevede maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirdiği, mahkemece bu nedenle davanın reddine 11/09/2017 tarihinde karar verildiği anlaşılmaktadır. Eldeki Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruya ilişkin formda ise daha önce kısmi ödeme yapılıp yapılmadığı ve başvuru konusuyla ilgili olarak mahkemeye müracaat edilip edilmediğine yönelik sorulara davacı vekilince olumsuz cevap verildiği görülmektedir.
  • Şu halde, 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin 14. fıkrası gereğince mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak komisyona başvuru yapılamayacağı gözetilerek, uyuşmazlığın daha önce mahkemeye intikal etmemiş olmasına dair usuli şartın gerçekleşmemesi sebebiyle başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi         

2021/13400 E.  ,  2022/8225 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacı …’a velayeten …. ve ….. vekili Av. … tarafından, davalı …aleyhine 07/09/2020 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile UHH kararı kaldırılarak başvurunun kabulüne dair verilen 10/02/2021 tarih ve 2021/İHK-3946 sayılı kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili; 02/08/2012 tarihinde davacının yolcu konumunda olduğu ve davalıya trafik sigortalı aracın yaptığı tek taraflı trafik kazasında yaralandığını, 23/09/2019 tarihli raporda maluliyet oranının %19 olarak belirlendiğini, davalıya yapılan başvuruya cevap verilmediğini, davacının uğradığı zararın güncel verilere göre hesaplanarak tazminatın ödenmesini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; itiraz aşamasında sunulan 09/02/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 229.440,60 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davacının tazminat talebine ilişkin İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/426 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama devam ederken, müvekkili şirket nezdinde yapılan medikal inceleme sonucu 35.000,00 TL ödeme yapılıp ibraname alındığını, hangi gerekçe ile yeniden başvuru yapıldığına dair bir açıklama bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek, başvurunun usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince; 7226 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi uyarınca 30/04/2020 tarihine kadar sürelerin durduğu ve 02/08/2020 kaza tarihinden itibaren işleyen 10 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı, sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverili olduğu gerekçesiyle; davacının itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulüne, 225.000,00 TL sürekli, 3.029,85 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.410,75 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 229.440,60 TL nin 06/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 14. fıkrasında; “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz” hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince başvuru sahibinin tahkim yoluna başvurmadan önce aynı uyuşmazlık açısından genel mahkemelerde dava açmamış olması gerekir. Bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği de ön inceleme aşamasında raportör tarafından incelenir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesi uyarınca raportör, dosya üzerinde yapacağı ön incelemede uyuşmazlığın mahkemeye intikal edip etmediğini araştırır.
Somut olayda; davacı vekili eldeki başvuruya konu talebin maluliyet artışına ilişkin olduğunu ileri sürmemiş, Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 23/09/2019 tarihli rapora göre kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının %19 olduğunu belirterek, güncel verilere göre hesaplanacak tazminatın ödenmesini talep etmiş; davalı vekili cevap dilekçesinde İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada sulh olunarak ödeme yapılıp ibraname alındığını savunmuştur. Dosyada bulunan karardan, daimi sakatlık tazminatı istemiyle 12/04/2017 tarihinde İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/426 esas sayılı dosyasında açılan davada, davalı … şirketi ile davacının sulh olduğu ve 21/06/2017 tarihli ibraname düzenlendiği, 14/07/2017 tarihinde ödeme yapılması üzerine davacı vekilinin aynı tarihli dilekçesinde bu çerçevede maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirdiği, mahkemece bu nedenle davanın reddine 11/09/2017 tarihinde karar verildiği anlaşılmaktadır. Eldeki Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruya ilişkin formda ise daha önce kısmi ödeme yapılıp yapılmadığı ve başvuru konusuyla ilgili olarak mahkemeye müracaat edilip edilmediğine yönelik sorulara davacı vekilince olumsuz cevap verildiği görülmektedir.
Şu halde, 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin 14. fıkrası gereğince mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak komisyona başvuru yapılamayacağı gözetilerek, uyuşmazlığın daha önce mahkemeye intikal etmemiş olmasına dair usuli şartın gerçekleşmemesi sebebiyle başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 06/06/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın