Yavşak sözü hakaret midir?

Yavşak sözü hakaret midir?

İLGİLİ;

➡️ Hakaret Suçu ve Cezası Nedir?

➡️ Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Davası Dilekçe Örneği

➡️ 

➡️ Yargıtay Kararlarında Hakaret Olarak Kabul Edilmeyen Sözler Hangileridir?

➡️ Yargıtay Kararlarında Hakaret Olarak Değerlendirilen Sözler Hangileridir?

➡️ Senden hoca değil münafık bile olamaz sözü hakaret midir?

➡️ Aç köpek sözü hakaret midir?

  • ÖZET;
  • Suç tarihinde kereste dükkanında çalışan taraflardan sanığın, tanıkların şakalaşmaları sırasında onlara yönelik ne olduğunu soran müştekiye ”bakın laf ettirdiniz yavşağa” şeklinde hakaret etmesi üzerine çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü olayda, müşteki ve tanık …’nın beyanları ve sanığın ikrarı ile sanığın müştekiye hakaret ettiğinin sabit olması karşısında, tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
  • Müştekiye kereste dükkanında hakaret etmesi nedeniyle aleniyet unsurunun gerçekleşmesine rağmen sanığın 5237 sayılı TCK’nin 125/1. maddesi uyarınca verilen temel cezasının TCK’nin 125/4. maddesi uyarınca artırılmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi         

2017/19528 E.  ,  2018/14193 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Suç tarihinde kereste dükkanında çalışan taraflardan sanığın, tanıkların şakalaşmaları sırasında onlara yönelik ne olduğunu soran müştekiye ”bakın laf ettirdiniz yavşağa” şeklinde hakaret etmesi üzerine çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü olayda, müşteki ve tanık …’nın beyanları ve sanığın ikrarı ile sanığın müştekiye hakaret ettiğinin sabit olması karşısında, tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Müştekiye kereste dükkanında hakaret etmesi nedeniyle aleniyet unsurunun gerçekleşmesine rağmen sanığın 5237 sayılı TCK’nin 125/1. maddesi uyarınca verilen temel cezasının TCK’nin 125/4. maddesi uyarınca artırılmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza olarak verilen 1 yıl hapis cezasının mağdurda kemik kırığı oluşması nedeniyle TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca (1/6) oranında artırım yapılması sırasında “1 yıl 2 ay hapis cezası” yerine “1 yıl 9 ay hapis cezası” ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince hükmün sanığın cezasında TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca (1/6) oranında artırım yapılan paragrafında “1 yıl 9 ay hapis cezası” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “ 1 yıl 2 ay hapis cezası” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın yaralama eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan sopa ile gerçekleştirdiğinin kabul edilmesine rağmen, TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca belirlenen temel cezasında TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca artırım yapılmaması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
b) Sanığın tekerrüre esas alınan Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2011 tarihinde kesinleşmiş, 15.12.2010 tarih ve 2010/59 Esas – 2010/488 Karar sayılı ilamına konu suçun işlendiği tarihte onsekiz yaşından küçük bulunması karşısında, TCK’nin 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükmü uygulanamayacağı halde, sanığın TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca seçimlik cezalardan hapis cezası seçilmek suretiyle cezalandırılmasına ve hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
c) Sanığın tekerrüre esas alınan Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2011 tarihinde kesinleşmiş, 15.12.2010 tarih ve 2010/59 Esas – 2010/488 Karar sayılı ilamına konu suçun işlendiği tarihte onsekiz yaşından küçük bulunduğu ve bu nedenle TCK’nin 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas olmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 51 ve 5271 sayılı CMK’nin 231. maddelerine uygun şekilde objektif ve subjektif koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği ayrı ayrı değerlendirilip sonucuna göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla isteme aykırı BOZULMASINA, 02.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top