Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

KAMULAŞTIRMA BEDELİNİN BELİRLENMESİ (Mülkiyet Hakkı Bağlamında)

Kamulaştırma bedelinin taşınmazın mevkii dikkate alınmadan, piyasa değerinin ve takdir komisyonun teklif ettiği değerin çok altında belirlenmesi, mülkiyet hakkını ihlal eder.

Taşınmazın özellikleri (altyapısının mevcut oluşu, ilçeye hâkim bir konumda oluşu, denize yakın bir noktada ve denizi kuşbakışı görüyor oluşu, etrafında imarlı villaların bulunması) dikkate alınmadan, net gelir yöntemi esas alınarak kamulaştırma bedeli belirlenmesi, diğer bir deyişle 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesinde belirtilen tespiti usulünün katı bir şekilde uygulanması ve tüm bunların neticesinde taşınmazın gerçek değerinin tespit edilememesi mülkiyet hakkı ihlalidir.

Selma Arıcan, B. No: 2013/7841, 21/5/2015

Kamulaştırma bedelini etkileyen objektif değer artırıcı unsur oranının bilirkişi raporunda belirtilen hususlar tartışılmadan gerekçesiz olarak düşük belirlenmesi, mülkiyet hakkını ihlal eder.

Başvurucuya ait 66.500 m² büyüklüğündeki taşınmazın 5.584,09 m²lik kısmı üzerinden yüksek gerilim hattı geçirilmesi amacıyla idari irtifak kurulması kararı alınmıştır. İdarenin açtığı bedel tespiti davasında, taşınmazın ilçe ve köy merkezine, hızlı tren yoluna ve Ankara-Polatlı kara yoluna yakınlığı/uzaklığı da değerlendirilerek %30 objektif değer artırıcı unsur oranı üzerinden 19.105,45 TL kamulaştırma/irtifak bedeli tespit edilmiştir. Yargıtay bu oranının %10 olması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak 16.166,15 TL’ye hükmedilmiştir.

İdari irtifak hakkı kurulması yoluyla mülkiyete yapılan müdahale ile oluşan değer azalışını karşılayacak düzeyde bir bedelin malike ödenmesi orantılılık ilkesinin gereğidir.
Taşınmazın değerini etkileyen objektif nedenlerin her somut taşınmaz yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan taşınmazın yerleşim yerlerine, kara yoluna ve hızlı tren yoluna uzaklığının değerini etkileyebileceği tabiidir. Olayda bilirkişi raporunda somut taşınmazın bu özellikleri dikkate alınarak objektif değer artırıcı unsur oranı %30 olarak belirlendiği hâlde Yargıtay, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki somut tespitlere yönelik herhangi bir eleştiri getirmeden ve soyut olarak objektif değer artırıcı unsur oranının %10’u geçemeyeceğini belirtmiştir. Böylece idari irtifak hakkı kurulan taşınmazın gerçek değerinin ve buna bağlı olarak müdahale nedeniyle taşınmazın değerinde meydana gelen azalmanın tam olarak tespit edilmesi engellenmiştir.

Sonuç olarak malike yüklenen külfet ile kamu yararı arasında adil bir dengenin kurulmaması nedeniyle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ihlal edilmiştir.

Saadet Esin, B. No: 2014/18103, 26/10/2017

Kamulaştırma bedelini etkileyen objektif değer artırıcı unsur oranına ve taşınmaz üzerindeki yapının niteliğine ilişkin bilirkişi raporunda belirtilen hususlar tartışılmadan gerekçesiz olarak düşük belirlenmesi, mülkiyet hakkını ihlal eder.

Alınan raporda taşınmazın köy yerleşim yeri içinde kaldığı, köyün Siirt merkezi ile bağlantılı kara yolunun mevcut olduğu, çeşitli nehir ve derelere yakın konumda olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bölgedeki sulu tarım arazisinin az olması nedeniyle bu niteliğe sahip taşınmazın rağbet görmesinin taşınmazın değerini %100 oranında artırdığı kabul edilmiştir. Ayrıca taşınmaz üzerinde ahır olarak kullanılan yapının 2. sınıf B grubu yapılardan olduğu belirtilmiştir.

Yargıtay objektif değer arttırıcı unsur oranın %50’den fazla olmaması gerektiğini ve yapı sınıfının 1/A olduğunu belirterek kararı bozmuştur.

Alınan raporda, taşınmazın özellikleri dikkate alınarak objektif değer artırıcı unsur oranı %100 olarak belirlendiği hâlde Yargıtay, raporda belirtilen objektif nedenlere yönelik somut bir eleştiride bulunmadan en fazla %50 olabileceğini kabul etmiştir. Ayrıca raporda yapı sınıfının 2/B olduğu yönündeki kabule yönelik de somut bir eleştiriye yer verilmemiştir. Dolayısıyla objektif değer artırıcı unsur oranının %50’yi geçemeyeceğine ve yapı sınıfının da 1/A olması gerektiğine ilişkin soyut bozma kararına uyularak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi, taşınmazın gerçek değerinin ödenmemesi sonucuna yol açmıştır. Bu da mülkiyet hakkının ihlal edildiği anlamına gelmektedir.

Celal Afşin ve diğerleri, B. No: 2015/18943, 19/9/2018

Mahkemelerin gerekçe belirtmeden dosya içindeki fotoğraflardan hareketle fidanların yaşını tespit etmesi, mülkiyet hakkını ihlal eder.

Mahkeme gözlemi olarak taşınmazda 4×5 metre düzenli aralıklarla dikilmiş 4-5 yaşlarında nar fidanları olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporlarında da fidanların 3-6 yaş arasında olduğu ifade edilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporları esas alınarak kamulaştırma bedeline hükmedilmiştir. Yargıtay, nar ağaçlarının “dosya içindeki fotoğraflarına göre dava tarihi itibari ile 2 yaşında olduğunu” belirterek kararları bozmuştur. Mahkemece bozma kararlarına uyularak kamulaştırma bedellerine hükmedilmiştir.

Yargıtay Dairesince bilirkişi raporlarındaki somut tespitlere yönelik bir eleştiri getirilmeden ve yalnızca
fotoğraf üzerinden yapılan tespitlerle
fidanların yaşlarının iki ile sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla derece mahkemelerinin kararlarının konu ile ilgili ve yeterli bir gerekçe içermediği ve mülkiyet hakkının usule ilişkin güvencelerinin yerine getirilemediği değerlendirilmiş ve böylece mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Abdulaziz Çelik ve Diğerleri, B. No: 2015/1894, 29/11/2018

Fidanlarının yaşının fotoğraflar ve bilirkişi raporundaki tespitler değerlendirilerek belirlenmesi ve kamulaştırma bedelinin buna göre hesaplanması, mülkiyet hakkını ihlal etmez.

Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında alınan raporda 2-3 yaşlarında nar fidanlarının dikili olduğu belirtilmiş ancak fidan bedeli hesaplanırken fidanların üç yaşında olduğundan hareketle söz konusu bedelin tespitine gidilmiştir. Yargıtay, rapor ekinde yer alan fotoğraflardan yola çıkarak fidanların üç yaşında olmayıp iki yaşında olduğu ve bedelin buna göre tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Yargıtayın nar fidanlarının iki yaşında olduğuna ilişkin değerlendirmesi sadece fotoğraflara dayanmamaktadır. Yargıtayın fotoğraflarla birlikte bilirkişi raporunda fidanların 2-3 yaşında olabileceğine dair tespitine dayandığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla Yargıtayın anılan değerlendirmesinin bilirkişi raporunda yer verilen tespitlerin tamamen dışında olduğu söylenemez. Bu nedenle fidanların iki yaşında olduğu dikkatte alınarak yapılan hesaplamanın taşınmazın gerçek değerinin tespitine engel teşkil etmediği ve böylece mülkiyet hakkının ihlal edilmediği değerlendirilmiştir.

Bilal Özer, B. No: 2015/14610, 13/9/2018

Taşınmazın mevkii/mahalli tespit edilirken yerleşik içtihat doğrultusunda ilçe sınırlarından daha geniş bir alanın dikkate alınması, mülkiyet hakkını ihlal etmez.

Mahkemece Ermenek ve komşusu ilçeler ile Karaman ili tarım müdürlükleri verilerinin ortalaması dikkate alınarak kamulaştırma bedeline hükmedilmiştir.

Başvurucu 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesinin (f) bendine göre “mahal/mevki” olarak kabul edilmemesi gereken komşu ilçeler ile Karaman ili tarım müdürlükleri verilerinin ortalaması kullanılarak kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini iddia etmiştir.

Bazı toprak, iklim koşulları ile coğrafi koşullarda bulunan bölgelerde mevki/mahal, ilçe düzeyinden de küçük bir arazi alanı olabileceği gibi bazı durumlarda da daha geniş toprak parçaları bir mevki/mahal olarak tanımlanabilir.

Yargıtay, Ermenek’te baraj yapılması ilan edildikten sonraki dönemde ilçe tarım müdürlüğünün tarımsal getiri verilerinin artırıldığını belirterek 2006 yılı sonrasında bu ilçe verileri yanında çevre ilçeler ile Karaman ilinin kullanıma uygun verilerinin ortalamasının bedeli tespitinde kullanılmasını içtihat olarak benimsemiştir. 2006 yılından beri istikrarlı olarak uygulanan bu yöntem bireyler için erişilebilir ve bilinebilir olup bu durumda kanunilik ilkesi ihlal edilmemiştir. Sonuç olarak Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ihlal edilmemiştir.

Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246, 6/2/2014

Kamulaştırma bedelinin, kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışının, oranına ilişkin yerleşik içtihatlar doğrultusunda hesaplanması, mülkiyet hakkını ihlal etmez.

Mahkemece, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında alınan raporda kapitalizasyon faizi %3, objektif değer artış oranı ise %345 kabul edilerek kamulaştırma bedeline hükmedilmiştir. Ancak Yargıtay,
objektif değer artışının %200’den fazla olamayacağı ve kapitalizasyon faizinin de %4 olarak dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Yargıtayın başvuru konusu taşınmazın bulunduğu tüm taşınmazlar yönünden istikrarlı bir biçimde kapitalizasyon faizini %4 olarak uyguladığı görülmektedir. Öte yandan Yargıtayın taşınmazın değerini
etkileyen objektif nedenler sebebiyle taşınmazda meydana gelecek değer artışının %200 olduğu yolundaki kabulünün keyfî olmayıp belli ölçüde istikrara kavuşmuş uygulamasına dayandığı
anlaşılmaktadır. Bu nedenle %4 kapitalizasyon faiz oranı ve %200 objektif değer artışının oranı dikkatte alınarak yapılan hesaplamanın taşınmazın gerçek değerinin tespitine engel teşkil etmediği ve dolayısıyla mülkiyet hakkının ihlal edilmediği değerlendirilmiştir.

Cevat Aydın, B. No: 2014/13886, 4/10/2017

Kamulaştırma bedelinin emsaller dikkate alınarak ve itirazlar değerlendirilerek belirlenmesi, mülkiyet hakkını ihlal etmez.

Mahkemece emsal karşılaştırma yöntemi esas alınarak 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen bedel tespiti prensiplerine uygun olarak kamulaştırma bedelinin hesaplandığı
anlaşılmaktadır. Mahkemece keşif yapılarak, uzman bilirkişilerin görüşleri ve başvurucuların itirazları dikkate alınarak dava sonuçlandırılmıştır. Buna göre hükmedilen tazminat miktarının başvurucuların mülkiyet haklarına yapılan müdahaleyi orantılı kıldığı ve bu nedenle de mülkiyet hakkının ihlal edilmediği değerlendirilmiştir.

Aysel Kırali ve diğerleri, B. No: 2015/13946, 19/9/2018

Bu yazı Anayasa Mahkemesi tarafından yayınlanan Mülkiyet Hakkı Karar Özetleri kitabından alıntılanarak hazırlanmıştır.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sanal Hukuk – Footer
Scroll to Top