Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Kooperatif Yönetim Kurulu Üyesinin Zimmet Sorumluluğu: İmza ve Karar Yetkisi Yoksa Ne Olur?

Kooperatif Yönetim Kurulu Üyesinin Zimmet Sorumluluğu: İmza ve Karar Yetkisi Yoksa Ne Olur? (2026 Yargıtay Kararları)
sanalhukuk.org editörü · Ceza Hukuku · Güncellenme: 2026

Kooperatif yönetim kurulu üyeliği, özellikle yapı kooperatiflerinde, sadece bir unvan veya genel kurulda ismi okunan bir görev değildir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve Türk Ceza Kanunu açısından, kooperatifin parası ve malı üzerinde işlenen suçlar bakımından ağır cezai sonuçlar doğurabilen bir sorumluluk alanına karşılık gelir. Ancak uygulamada en çok karıştırılan nokta şudur: yönetim kurulunda adı geçen her üye, kooperatif parasında bir eksiklik ortaya çıktığında otomatik olarak zimmet suçundan sorumlu tutulabilir mi?
Kısa Cevap
Hayır. Bir kooperatif yönetim kurulu üyesinin zimmet suçundan cezalandırılabilmesi için, kooperatifin parası veya malı üzerinde gerçek bir zilyetlik, imza ve karar yetkisine sahip olması ve bu yetkiyi suç işlemek amacıyla kullanmış olması gerekir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2023-2025 yıllarında verdiği güncel kararlar, sadece “kağıt üzerinde” yönetici sıfatı taşıyan kişilerin, kooperatifin parasını fiilen yöneten kişiden bağımsız olarak, cezaların şahsiliği ilkesi gereği zimmet suçundan sorumlu tutulamayacağını açıkça ortaya koymaktadır.

1. Kooperatif Yönetim Kurulu Üyeleri Neden “Kamu Görevlisi Gibi” Cezalandırılır?
Doğrudan cevap: 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62. maddesi, kooperatif ve üst kuruluşların yönetim kurulu üyelerini ve memurlarını, kooperatifin para ve malları üzerinde işledikleri suçlar yönünden “kamu görevlisi gibi” cezalandırılacağını öngörmektedir. Bu hüküm sayesinde, özel hukuk tüzel kişisi olan bir kooperatifin yöneticisi, kooperatife ait parayı zimmetine geçirdiğinde Türk Ceza Kanunu’nun 247. maddesindeki zimmet suçundan, sanki bir devlet memuruymuş gibi yargılanabilir.
Mevzuat ve kavram: TCK m.247/1 hükmü şu şekildedir: “Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Bu tanımdan, zimmet suçunun oluşabilmesi için üç unsurun birlikte gerçekleşmesi gerektiği anlaşılır: failin kamu görevlisi sıfatına sahip olması (kooperatifte bu sıfat 1163 sayılı Kanun m.62 ile sağlanır), suça konu malın faile görevi nedeniyle teslim edilmiş veya onun koruma/gözetim yükümlülüğünde bulunması ve failin bu malı kendisi veya bir başkası yararına zimmetine geçirmesi.
Uygulamadaki yansıması: Pratikte en sık tartışılan ve davanın sonucunu belirleyen unsur, ikinci unsur olan “malın göreve bağlı zilyetliği”dir; yani kişinin kooperatifin parasına, banka hesaplarına veya karar mekanizmasına gerçekten erişiminin bulunup bulunmadığıdır. Bir kişi yalnızca yönetim kurulu listesinde ismi yazılı olduğu için bu unsurun gerçekleştiği kabul edilemez. Bu konu, aşağıdaki bölümde ve somut Yargıtay kararlarında ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

2. Zimmet Suçunun Oluşması İçin İmza ve Karar Yetkisi Neden Belirleyici?
Doğrudan cevap: Bir kooperatif yönetim kurulu üyesinin zimmet suçundan sorumlu tutulabilmesi için, suça konu para veya malın o kişinin görevi gereği fiilen elinde, imza yetkisinde veya karar alma sürecinde bulunması gerekir. Sadece yönetim kurulu listesinde ismi yazılı olmak, malın “zilyetliğinin devredilmiş” sayılması için yeterli değildir.
Kavramsal arka plan: Yapı kooperatiflerinin tipik organizasyon yapısında başkan, başkan yardımcısı, muhasip (sayman) üye ve diğer üyeler bulunur. Banka hesapları üzerindeki imza yetkisi çoğunlukla başkan ile muhasip üyenin müşterek imzasıyla kullanılır; diğer üyeler ise genellikle yalnızca genel kurul ve yönetim kurulu toplantı tutanaklarını imzalar, parasal hareketlere fiilen müdahale etmezler. Zimmet, doğrudan kast gerektiren bir suçtur; bir kişinin hiç zilyetliğinde olmayan, eline hiç geçmeyen bir parayı “zimmetine geçirmesi” mantıken mümkün değildir.
Yargıtay’ın yaklaşımı: Yargıtay, bu noktada resmi unvandan bağımsız bir “fiili durum” testi uygular. Mahkeme; kooperatifin defterlerini, banka imza sirkülerini, yönetim kurulu karar defterini ve tanık beyanlarını inceleyerek “kooperatifin parasını gerçekte kimin yönettiğini” tespit eder. Aşağıdaki üç bölümde, bu testin Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2023-2025 döneminde verdiği dört farklı kararda nasıl uygulandığı somut olaylar üzerinden incelenmektedir.

3. Yargıtay Kararlarında “Kağıt Üzerinde Üyelik” ve Cezaların Şahsiliği İlkesi
Aşağıdaki iki karar, aynı tip kooperatiflerde görev yapan yönetim kurulu üyelerinin, kooperatifin parasal işlemlerini gerçekte kimin yürüttüğüne bağlı olarak nasıl tamamen farklı sonuçlarla karşılaştığını göstermektedir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 13.02.2025 tarihli, 2022/4647 E. – 2025/1944 K. sayılı kararı
Olay: Bir yapı kooperatifinin yönetim kurulu başkanı ve üyeleri hakkında, 2001-2006 döneminde kooperatife ait inşaatların yapımı sırasında gereken miktardan fazla malzeme alındığı ve taşeronlara yasal dayanağı bulunmadan ödeme yapıldığı iddiasıyla zimmet suçundan kamu davası açılmıştır.
Süreç: İlk yargılamada beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2018 yılında bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler nedeniyle bu kararı bozarak yeniden ve kapsamlı bir bilirkişi incelemesi yapılmasını istemiştir. Mahkeme bozmaya uymuş, bozma sonrası alınan savunmalar ve tanık beyanları toplanmıştır.
Sonuç ve gerekçe: Toplanan delillere göre, kooperatifin parasal iş ve işlemlerinin, yargılama sırasında vefat ettiği için hakkındaki dava düşürülen başka bir yönetim kurulu üyesi tarafından yürütüldüğü anlaşılmıştır. Buna karşın ilk derece mahkemesi, diğer sanıkları sadece “suç tarihinde yönetim kurulu üyesi olmaları” nedeniyle şekli olarak sorumlu kabul ederek mahkûm etmiştir. Yargıtay, bu yaklaşımın ceza hukukunun temel ilkesi olan cezaların şahsiliği ilkesine (TCK m.20/1: “Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.”) aykırı olduğunu belirterek mahkûmiyet hükümlerini bozmuştur.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 11.02.2025 tarihli, 2021/14056 E. – 2025/1846 K. sayılı kararı
Olay: Bir kooperatifte, kooperatif başkanı ile “başkan yardımcısı” sıfatıyla görünen bir üye hakkında zincirleme basit zimmet suçundan mahkûmiyet verilmiş; istinaf mahkemesi de başvuruyu esastan reddetmiştir.
Başkan yardımcısı sanığın savunması: Görevinin “kağıt üzerinde başkan yardımcılığından” ibaret olduğunu, kooperatifin işleyişini anlayacak eğitim ve bilgi düzeyine sahip olmadığını, para alışverişlerini diğer sanığın (başkanın) yürüttüğünü ve kendisinin atılı suçu işlediğine dair somut bir delil bulunmadığını ileri sürmüştür.
Yargıtay’ın değerlendirmesi: İki sanık yönünden de hüküm bozulmuştur. Başkan sanık yönünden, mahkûmiyete esas alınan eylemlerden biri olan bir tarım makinesine ilişkin iddianın, sanığın kooperatif payına düşen kısmı bizzat ödediği ve makinenin kullanım sonrası değer kaybederek satıldığı yönündeki savunması karşısında zimmet olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle ceza miktarının yeniden belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Başkan yardımcısı sanık yönünden ise, kooperatifin parasal işlemlerinin diğer sanık tarafından yürütüldüğüne dair savunma karşısında, bu sanığın zimmet eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin dosyada hiçbir kanıt bulunmadığı, bu durumda beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetin onanmasının hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir.
Bu iki karar birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan ilke açıktır: yönetim kurulu üyesinin unvanı (başkan, başkan yardımcısı, muhasip üye, üye) zimmet sorumluluğu açısından kendi başına belirleyici değildir. Belirleyici olan, o kişinin suça konu para veya mal üzerinde gerçekten tasarruf, imza ve karar yetkisine sahip olup olmadığı ve bu yetkiyi kullanıp kullanmadığıdır.

4. Para Kooperatifte Kalmadıysa Zimmet Oluşur mu?
Zimmet suçunun temel unsurlarından biri, suça konu para veya malın failin “uhdesinde” yani zilyetliğinde kalmasıdır. Bu unsurun ispat edilemediği durumlarda, kooperatif yönetim kurulu üyeliği tek başına mahkûmiyet için yeterli görülmemektedir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 16.05.2023 tarihli, 2021/14785 E. – 2023/6391 K. sayılı kararı
Olay: Bir kooperatifte göreve gelen yeni yönetim, yaptığı sayım sonucunda eksik malzeme tespit etmiş ve eski yönetim kurulu başkanı ile üyeleri hakkında, eksik çıkan malzeme bedeli kadar kooperatif parasının görev süreleri boyunca kendi uhdelerinde kaldığı iddiasıyla zimmet suçundan kamu davası açılmıştır.
İlk derece kararı: Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesi; iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların uhdesinde kooperatife ait bir para kalmadığını kabul ederek sanıkların beraatine hükmetmiştir.
İstinaf ve Yargıtay: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi, katılan vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddederek beraat kararlarını onamıştır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi de, sanıkların büyük çoğunluğu yönünden katılan vekilinin temyiz itirazlarını yerinde bulmayarak beraat hükümlerinin onanmasına karar vermiştir.
Bu karar, “envanterde eksik malzeme çıkması = otomatik zimmet” formülünün geçerli olmadığını göstermektedir. Savcılık veya katılan tarafın iddiası, somut bir bilirkişi incelemesiyle desteklenip suça konu paranın gerçekten failin elinde veya hesabında kaldığı ispatlanmadıkça, salt bir “envanter farkı” tespiti zimmet mahkûmiyeti için yeterli kabul edilmemektedir.

5. İmza Yetkisi Var Ama Dikkatsiz İmza: Zimmet mi, Görevi Kötüye Kullanma mı?
Bazı durumlarda yönetim kurulu üyesinin imza yetkisi gerçekten vardır; ancak bu yetki, suç işlemek kastıyla değil, gerekli özen gösterilmeden kullanılmıştır. Bu ayrım, failin TCK m.247 (zimmet) yerine TCK m.257 (görevi kötüye kullanma) hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesine yol açabilir ve cezada büyük bir farka karşılık gelir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2013/2591 E. – 2014/5804 K. sayılı kararı
Olay: Bir kooperatifin parasal işlemlerini yürüten bir sanık, gerçeği yansıtmayan ödeme evrakları hazırlamış; denetim yükümlülüğü bulunmayan diğer yönetim kurulu üyeleri ise bu evrakları gerekli özeni göstermeden imzalamıştır.
Yargıtay’ın değerlendirmesi: Denetim yükümlülüğü bulunmayan ve suça konu evrakları hazırlamayan, sadece imzalayan yönetim kurulu üyelerinin bu fiili, kasıtlı bir “zimmete geçirme” eylemi değil, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu (TCK m.257) oluşturmaktadır.
Bu karardan çıkan önemli sonuç şudur: imza yetkisinin varlığı tek başına zimmet mahkûmiyeti doğurmaz; failin malı kendisi veya başkası yararına “zimmetine geçirme” kastı taşıyıp taşımadığı ayrıca araştırılmalıdır. Salt dikkatsiz imza, görevi kötüye kullanma suçuna (1-3 yıl hapis) yol açabilirken, zimmetin temel cezası 5-12 yıl hapistir ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya cezanın ertelenmesi kural olarak mümkün değildir. Görevi kötüye kullanma suçunun unsurları ve cezası hakkında ayrıntılı bilgi için sitemizdeki Görevi Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası Nedir? başlıklı yazımız incelenebilir.

6. “Kağıt Üzerinde Üye” Savunması Pratikte Nasıl İspatlanır?
Doğrudan cevap: “Kağıt üzerinde yönetim kurulu üyesi” savunmasının mahkemede kabul görmesi için, sanığın kooperatifin banka hesapları üzerinde imza yetkisinin bulunmadığını, parasal kararların alındığı süreçlere fiilen katılmadığını veya katılsa da bu kararlarda imzasının yer almadığını somut belgelerle ispatlaması gerekir.
İspat için kullanılan belgeler: Uygulamada bu savunma genellikle şu belge ve verilerle desteklenir: bankaların kooperatif hesapları için düzenlediği imza sirküleri ve yetki belgeleri; yönetim kurulu karar defteri ile toplantı tutanaklarındaki imzaların incelenmesi; ödeme evrakları, çek, senet ve havale talimatlarındaki imzaların kime ait olduğuna ilişkin bilirkişi/grafoloji raporları; kooperatifin muhasebe kayıtları ile Ticaret Bakanlığı denetim raporları; diğer ortakların ve kooperatif çalışanlarının tanık beyanları.
Yargıtay uygulaması: Yukarıda incelenen 2025/1944 K. ve 2025/1846 K. sayılı kararlarda Yargıtay, UYAP üzerinden temin edilen kayıtlar, bilirkişi raporları ve tanık ifadeleri üzerinden “kooperatifin parasal iş ve işlemlerini gerçekte kimin yürüttüğü” sorusuna somut bir cevap aramıştır. Bu nedenle savunmanın sözlü bir iddiadan ibaret kalmaması, yukarıdaki belgelerle desteklenmesi büyük önem taşır; bu belgelerin soruşturma aşamasında savcılıktan eksiksiz talep edilmesi, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

7. Zimmetten Beraat Etmek, Hukuki (Tazminat) Sorumluluğu Ortadan Kaldırır mı?
Doğrudan cevap: Hayır. Ceza mahkemesinde zimmet suçundan beraat etmiş olmak, aynı yönetim kurulu üyesinin kooperatife karşı 1163 sayılı Kanun’un 98. maddesi ve Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde açılabilecek bir hukuki sorumluluk (tazminat) davasından otomatik olarak kurtulacağı anlamına gelmez; ceza ve hukuk sorumluluğu farklı ispat standartlarına ve farklı şartlara tabidir.
Kusur esaslı sorumluluk: Kooperatif yöneticilerinin hukuki sorumluluğu kusur esasına dayanır. Yönetim kurulu üyeleri, görevlerini basiretli bir yönetici gibi yerine getirmekle yükümlüdür; ihmal veya kusurları nedeniyle kooperatife, ortaklara veya alacaklılara verdikleri zarardan şahsen sorumlu tutulabilirler. Ceza davasında “zimmete geçirme kastı” ispatlanamadığı için beraat kararı verilmiş olsa bile, aynı fiil hukuk mahkemesinde “ihmal” veya “kusur” olarak değerlendirilip tazminat sorumluluğuna konu olabilir.
İbra kararının etkisi: Genel kurulda alınan ibra kararı, o döneme ilişkin yönetici sorumluluğunu kural olarak ortadan kaldırır; ancak ibra kararının kapsamı, ibra tarihinde genel kurula sunulan bilgilerle sınırlıdır. Sonradan ortaya çıkan ve ibra sırasında bilinmeyen bir zimmet veya usulsüzlük, ibranın kapsamı dışında kalabilir ve yönetici hakkında hem ceza hem hukuki sorumluluk yeniden gündeme gelebilir. Ceza mahkemesindeki beraat kararı hukuk davasında “kesin hüküm” etkisi yaratmasa da, ceza mahkemesinin maddi olaya ilişkin tespitleri (örneğin kooperatif parasının belirli bir kişide kaldığına dair tespit) hukuk hâkimi için yol gösterici olabilir.

8. Göreve Girerken ve Ayrılırken Alınması Gereken Önlemler
Yukarıda incelenen kararlardan çıkan ortak sonuç, yetki sınırlarının açık ve yazılı olmasının hem ceza hem hukuk sorumluluğu açısından belirleyici olduğudur. Bu nedenle, kooperatif yönetim kuruluna girecek veya görevden ayrılacak kişilerin aşağıdaki adımları ihmal etmemesi önerilir.
1. Banka imza yetkisinin yazılı olarak belirlenmesi: Hangi üyenin hangi tutara kadar tek başına, hangi işlemlerde müşterek imza ile yetkili olduğu, yönetim kurulu karar defterine ve banka imza sirkülerine açıkça yazılmalıdır.
2. Görev dağılımının karar defterine işlenmesi: Kimin muhasebe, kimin inşaat/teknik, kimin idari işlerden sorumlu olduğu yazılı bir kararla netleştirilmeli ve bu görev dağılımı dışında kalan konularda imza atılmamalıdır.
3. Düzenli mali rapor incelemesi: İmzalanan her evrakın dayanağı olan fatura, hakediş veya sözleşme görülmeli; banka hesap özetleri düzenli aralıklarla incelenmelidir.
4. Devir-teslim tutanağı: Görevden ayrılırken kasa, banka, defter ve evrak devir-teslim tutanağı düzenlenmeli, banka imza yetkisi resmi olarak kaldırılmalıdır.
5. İbra kararının saklanması: Genel kuruldan alınan ibra kararı, o döneme ait mali tablolarla birlikte saklanmalıdır.
6. Şüpheli işlemlerde gecikmeden itiraz: Şüpheli bir işlem fark edildiğinde yönetim kurulu karar defterine yazılı şerh konulmalı, gerekiyorsa Ticaret Bakanlığı’na veya Cumhuriyet savcılığına bildirim yapılmalıdır.

9. Zimmet Suçunun Cezası ve İnfaz Süreci
Doğrudan cevap: Zimmet suçunun temel hâlinin cezası 5 yıldan 12 yıla kadar hapistir; suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır (TCK m.247/2).
Bu denli ağır bir hapis cezası söz konusu olduğunda, mahkûmiyet hâlinde koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik süreleri, hükümlünün özgürlüğünü doğrudan etkiler. 2025-2026 döneminde art arda yürürlüğe giren yargı paketleri, infaz hesaplamalarında suç tarihine ve karar tarihine göre lehe kanun uygulamasını gündeme getirmektedir.
Sanalhukuk.org’da güncel infaz düzenlemeleri ve 12. Yargı Paketi’nin getirdiği değişiklikler, 12. Yargı Paketi 2026: Ne Zaman Çıkacak, Af Var mı? başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. Somut bir dosyada ceza miktarının ve infaz rejiminin doğru hesaplanması için suç tarihindeki ve karar tarihindeki mevzuatın birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular
Kooperatif yönetim kurulu üyeleri neden zimmet suçundan “kamu görevlisi gibi” cezalandırılır?
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62. maddesi, kooperatif yönetim kurulu üyelerini ve memurlarını, kooperatifin para ve malları üzerinde işledikleri suçlar yönünden kamu görevlisi gibi cezalandırılacağını öngörür. Bu nedenle kooperatif parasını zimmetine geçiren bir yönetici, TCK m.247’deki zimmet suçundan 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanabilir.
Sadece yönetim kurulu listesinde adı geçen ama hiçbir ödemeye imza atmayan üye zimmetten mahkûm olabilir mi?
Kural olarak hayır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2025 tarihli kararlarına göre, kooperatifin parasını fiilen başka bir kişi yönetiyorsa, sadece yönetim kurulu üyesi sıfatını taşıyan kişinin “cezaların şahsiliği” ilkesi gereği ayrı bir zimmet sorumluluğu doğmaz.
“Kağıt üzerinde üyelik” savunması mahkemede nasıl ispatlanır?
Bu savunma; banka imza sirküleri, yönetim kurulu karar defteri, ödeme evraklarındaki imza incelemeleri ve tanık beyanlarıyla desteklenmelidir. Yargıtay, kooperatifin parasal işlemlerini gerçekte kimin yürüttüğünü bu somut belgeler üzerinden tespit etmektedir.
İmza yetkisi olduğu halde bir evrakı dikkatsizce imzalayan yönetim kurulu üyesi hangi suçtan sorumlu olur?
Yargıtay’a göre, denetim yükümlülüğü bulunmayan bir üyenin başka bir kişi tarafından hazırlanan evrakı gerekli özeni göstermeden imzalaması, kasıtlı zimmet değil “ihmali davranışla görevi kötüye kullanma” suçunu (TCK m.257) oluşturabilir. Bu suçun cezası 1-3 yıl hapis olup zimmete göre belirgin şekilde daha hafiftir.
Kooperatifte sayım sonucu eksik malzeme tespit edilmesi, tek başına zimmet ispatı sayılır mı?
Hayır. Yargıtay’ın onadığı bir kararda, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre sanıkların uhdesinde kooperatife ait para kalmadığını kabul ederek beraat vermiş ve bu karar onanmıştır. Salt envanter farkı, suça konu paranın failin elinde kaldığı ispatlanmadıkça zimmet mahkûmiyeti için yeterli değildir.
Zimmet suçundan beraat eden bir yönetim kurulu üyesi, kooperatife tazminat ödemek zorunda kalabilir mi?
Evet, kalabilir. Ceza mahkemesindeki beraat, kusura dayanan hukuki sorumluluk (tazminat) davasını otomatik olarak engellemez; yönetim kurulu üyeleri basiretli davranma yükümlülüklerini ihmal ettikleri takdirde kooperatife verdikleri zarardan ayrıca sorumlu tutulabilirler.
Genel kurulda alınan ibra kararı, geçmiş dönemdeki zimmet iddialarını ortadan kaldırır mı?
İbra kararı, o tarihte genel kurula sunulan bilgiler çerçevesinde yöneticinin sorumluluğunu kaldırır; ancak sonradan ortaya çıkan ve ibra sırasında bilinmeyen bir zimmet veya usulsüzlük, ibranın kapsamı dışında kalır. Bu durumda hem ceza hem hukuki sorumluluk yeniden değerlendirilebilir.
Kooperatif yönetim kurulu üyeliğine başlarken hangi belgeler mutlaka talep edilmelidir?
Göreve başlarken banka imza sirküleri ve yetki belgesi, önceki dönem mali raporları, devir-teslim tutanağı ve yönetim kurulu karar defteri incelenmeli; görev dağılımı (kimin hangi işlemlerde imza/karar yetkisine sahip olduğu) yazılı olarak karar defterine işlenmelidir. Bu belgeler, ileride bir soruşturma açılması hâlinde “kağıt üzerinde üyelik” savunmasının somut delillerini oluşturur.

Sonuç
Kooperatif yönetim kurulu üyeliği, hem ağır cezai riskler hem de hukuki sorumluluk içeren bir görevdir; ancak bu sorumluluk otomatik değildir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2023-2025 yıllarında verdiği kararlar, “kim gerçekten kooperatifin parasını yönetiyor, imzalıyor ve karar alıyor” sorusunun, zimmet sorumluluğunun belirlenmesinde unvandan çok daha önemli olduğunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle, hem soruşturma altındaki yöneticilerin hem de göreve yeni başlayacak yönetim kurulu üyelerinin, yetki sınırlarını yazılı belgelerle netleştirmesi; somut bir suç şüphesiyle karşılaştığında ise alanında deneyimli bir ceza avukatından destek alması büyük önem taşır.

Kooperatif yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklanan bir soruşturma mı yürütülüyor?


Hukuki Destek İçin İletişime Geçin

sanalhukuk.org editörü · Herkes İçin Adalet · Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaylar için bir avukata danışınız.

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
Scroll to Top