Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Kira Sözleşmesinde Kefilin Sorumluluğu: TBK Madde 583



Kira Hukuku — 2026 Güncel Rehber
Kira Sözleşmesinde Kefilin Sorumluluğu: TBK Madde 583 ve Yargıtay Kararları
El yazısı şartı, azami miktar zorunluluğu, uzayan dönem sınırı ve geçersiz kefaletin icra takibindeki sonuçları — tüm yönleriyle 2026 hukuki rehberi.
Yayın: 16 Haziran 2026  |  Yazar: sanalhukuk.org editörü  |  Kategori: Kira Hukuku

Kira sözleşmelerinde kiracının borcunu güvence altına almak amacıyla kefil gösterilmesi uygulamada son derece yaygındır. Ancak pek çok kiraya veren ve kefil, bu güvencenin hukuki sınırlarının farkında değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesi, kefalet sözleşmesine sıkı şekil şartları getirmiş; bu şartlara uyulmaması halinde kefaleti baştan itibaren geçersiz kılmıştır. Yargıtay ise bu şartları katı biçimde uygulamakta, azami miktar veya kefalet tarihinin el yazısıyla yazılmadığı onlarca davada kefaleti geçersiz saymaktadır. Bu rehber; TBK m. 583’ün tam metnini, Yargıtay kararlarını ve uygulamada en çok karşılaşılan sorunları birlikte ele almaktadır.

İçindekiler
1. Kefalet Sözleşmesi Nedir? Temel Kavramlar
2. TBK Madde 583: Kefalette Şekil Şartları
3. El Yazısı Zorunluluğu ve Uygulamadaki Hatalar
4. Müteselsil Kefalet Nedir? Adi Kefaletten Farkı
5. Kefilin Sorumlu Olduğu Süre: Uzayan Dönem Sorunu
6. Kefaletin Geçersizliğinin İcra Takibine Etkisi
7. İyiniyet Savunması Kabul Edilir mi? HGK 2022/1160 Kararı
8. Eşin Rızası Zorunluluğu (TBK m. 584)
9. Kefaletin Sona Ermesi
10. Yargıtay Kararları Işığında Pratik Tablo
11. Sık Sorulan Sorular (SSS)

1. Kefalet Sözleşmesi Nedir? Temel Kavramlar
Kefalet sözleşmesi; kefilin, alacaklıya karşı borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 581). Kira hukukunda bu sözleşme en yaygın biçimiyle, kiracının kira borcunu ödememesi ihtimaline karşı kiracı ile kiraya veren arasındaki sözleşmeye üçüncü bir kişinin “kefil” sıfatıyla dahil edilmesiyle kurulur.
Kira sözleşmesinde kefalet, bağımsız bir sözleşme olarak ayrıca düzenlenebileceği gibi kira sözleşmesinin içinde bir madde veya bölüm olarak da yer alabilir. Her iki durumda da TBK’nın kefalet hükümlerine uyulması zorunludur.
TEMEL AYRIMI BİLİN
Kira sözleşmesi 01.07.2012 tarihinden önce yapılmışsa eski Borçlar Kanunu’nun 484. maddesi, bu tarihten sonra yapılmışsa 6098 sayılı TBK’nın 583. maddesi uygulanır. İki dönemin şekil şartları birbirinden farklıdır. Bu rehber ağırlıklı olarak 01.07.2012 sonrası sözleşmeleri kapsamaktadır.

2. TBK Madde 583: Kefalette Şekil Şartları
TBK m. 583’ün birinci fıkrası, kefaletin geçerli olabilmesi için üç temel şartı bir arada aramaktadır:
TBK Madde 583 — Tam Metin
“Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.”

Bu hükümden çıkarılan üç temel geçerlilik şartı şunlardır:
Şart 1 — Yazılı Şekil
Kefalet sözleşmesi mutlaka yazılı olarak yapılmalıdır. Sözlü kefalet, taraflarca kabul edilse dahi hukuken geçersizdir. Tanık dinlenerek veya yemin edilerek kefaletin varlığı kanıtlanamaz.

Şart 2 — Kefilin Sorumlu Olacağı Azami Miktar
Kefilin en fazla ne kadar sorumlu olacağı somut bir rakamla belirtilmek zorundadır. “Tüm borçlardan sorumluyum”, “kira ilişkisi boyunca sorumluyum” gibi soyut ifadeler bu şartı karşılamaz ve kefaleti geçersiz kılar.

Şart 3 — Kefalet Tarihi
Kefalete başlangıç tarihi, kefilin kendi el yazısıyla sözleşmede yer almalıdır. Tarihin matbu biçimde ya da bilgisayarla yazılmış olması yeterli değildir.

Bu şartların herhangi birinin eksik olması, kefaleti baştan itibaren geçersiz (batıl) kılar. Kısmi geçerlilik söz konusu değildir.

3. El Yazısı Zorunluluğu ve Uygulamadaki Hatalar
TBK m. 583/1’in en sık gözden kaçan unsuru, el yazısı zorunluluğudur. Yasa; kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil sıfatını kefilin kendi el yazısıyla sözleşmeye işlemesini şart koşmaktadır. Bu şart aşağıdaki durumlarda da geçerliliğini korumaktadır:
Noterlikçe düzenlenen kira sözleşmelerinde bile el yazısı şartı aranır. Kefil ticari işletme olsa dahi şart değişmez. Şirketi temsile yetkili kişinin başkası adına vereceği yetki belgesinin de aynı el yazısı şartına uyması zorunludur (TBK m. 583/2).
UYGULAMADA EN SIK YAPILAN HATALAR
Matbu kira sözleşmesinde kefil bölümünün bilgisayarla doldurulması ve kefilin yalnızca imza atması — geçersizdir.

“Aylık kira bedelinden sorumludur” veya “toplam kira bedelinden sorumludur” gibi ifadeler somut rakam içermediğinden geçersizdir.

Kefalet tarihinin boş bırakılması ya da matbu olarak yazılması — geçersizdir.

Tarih ve miktarın sözleşmenin başka bir yerinde yer alması, kefilin bölümünde el yazısıyla bulunmaması — geçersizdir.

Yargıtay, uygulamada bu hataların son derece yaygın olduğunu vurgulamaktadır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 13.11.2018 tarihli ve 2018/9483 E., 2018/18592 K. sayılı kararında, kira sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktara ve kefalet tarihine ilişkin el yazısıyla yazılmış ibareye yer verilmemesi nedeniyle TBK m. 583 kapsamında kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu açıkça hükme bağlanmıştır.

4. Müteselsil Kefalet Nedir? Adi Kefaletten Farkı
Kira sözleşmelerinde büyük çoğunlukla müteselsil kefalet öngörülmektedir. Müteselsil kefalette kefil, tartışma def’inden ve önce rehnin paraya çevrilmesi def’inden yararlanamaz; alacaklı, borçluya başvurmaksızın doğrudan kefile icra takibi başlatabilir.
Adi Kefalet
Alacaklı önce asıl borçluya başvurmak zorundadır. Borçlunun ödeme güçsüzlüğünü ispat etmeden kefile gidemez. Kira sözleşmelerinde nadiren tercih edilir.

Müteselsil Kefalet
Alacaklı, asıl borçluya başvurmaksızın doğrudan kefile icra takibi başlatabilir. Kira sözleşmelerinde standart form budur. Kefilin sözleşmede “müteselsil kefil” sıfatını kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.

TBK m. 583 gereği, kefil müteselsil kefalet altına girdiğini “bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle” kendi el yazısıyla sözleşmeye yansıtmalıdır. “Müşterek ve müteselsil kefil” ifadesinin de bizzat kefil tarafından el yazısıyla yazılmış olması gerekmektedir.

5. Kefilin Sorumlu Olduğu Süre: Uzayan Dönem Sorunu
Kira sözleşmesinde kefil sorumluluğunun ne zamana kadar devam edeceği, uygulamada en fazla tartışılan konuların başında gelmektedir. Kural şudur: Kefilin sorumluluğu, kira sözleşmesinde belirlenen süreyle sınırlıdır.
Yargıtay 8. HD — 2018/9388 E., 2018/12781 K. (16.05.2018)
“Müteselsil kefillerin sorumluluğu kira sözleşmesinde belirtilen süre için geçerlidir. Yenilenen dönemlerde de sorumlu tutulabilmesi için kefalet süresi ile kefil olunan miktarın açıkça kararlaştırılması gerekmektedir. Davacının dayandığı kira sözleşmesinde uzayan dönem için kefilin sorumlu olduğu süre ve kefalet miktarı açıkça kararlaştırılmadığına göre, yenilenen döneme ait kira parasından kefilin sorumlu tutulması doğru olmadığından kefil hakkındaki davanın reddi gerekir.”

Bu karar, Yargıtay’ın uzayan dönemde kefil sorumluluğuna yaklaşımını net olarak ortaya koymaktadır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 14.02.2019 tarihli ve 2019/560 E., 2019/1802 K. sayılı kararında da aynı ilke pekiştirilmiştir: Sözleşmenin 06.12.2016 tarihinde sona ermesiyle birlikte kefilin sorumluluğu da sona erdiğinden, bu tarihten sonraki kira alacaklarından kefil sorumlu tutulamaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 30.09.2025 tarihli ve 2025/3440 E., 2025/4430 K. sayılı kararında ise kanun yararına bozma yoluyla şu ilke teyit edilmiştir: Kira sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalayan kişinin, azami miktar ve kefalet tarihini kendi el yazısıyla belirtmemiş olması nedeniyle kefalet sözleşmesi geçersizdir. Tahsili istenen kira bedellerinin sözleşme süresi içinde yer alması bu sonucu değiştirmemektedir.
UZAYAN DÖNEMDE KEFİL SORUMLULUĞU İÇİN GEREKEN ŞARTLAR
Kefilin uzayan döneme ilişkin sorumluluğunun devam edebilmesi için kira sözleşmesinde veya ayrı bir kefalet sözleşmesinde şu unsurların açıkça ve el yazısıyla yer alması şarttır:

— Uzayan dönemde de sorumluluk devam edeceğine dair açık ibare
— Uzayan dönem için kefilin sorumlu olacağı azami miktar
— Bu taahhüdün tarihi (el yazısıyla)

6. Kefaletin Geçersizliğinin İcra Takibine Etkisi
TBK m. 583 kapsamında geçersiz bir kefalet sözleşmesine dayanan alacaklının, kefil aleyhine başlattığı icra takibi hukuka aykırıdır. Bu durumda kefil için iki temel başvuru yolu açıktır.
A) İcra Dairesine İtiraz (İİK m. 62)
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine yazılı itiraz dilekçesi verilmelidir. Kefalet, kira sözleşmesine dayalı takipte Örnek 13 ödeme emriyle tebliğ edilir. Kefil, itirazında kefaletin TBK m. 583 şekil şartlarını karşılamadığını açıkça belirtmelidir. İtiraz takibi durdurur; ancak alacaklı itirazın kaldırılması davası açabilir.
B) Menfi Tespit Davası (İİK m. 72)
Kefil, kefaletin geçersiz olması nedeniyle alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açabilir. Dava ile birlikte ihtiyati tedbir talebinde bulunulması halinde mahkeme, teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kefile aittir; kefil, sözleşmedeki şekil eksikliğini ispatlayarak kefaleti geçersiz kıldığını ortaya koymalıdır.

7. İyiniyet Savunması Kabul Edilir mi? HGK 2022/1160 Kararı
Kiraya verenler, şekil eksikliğini ileri süren kefillere karşı zaman zaman şunu savunmaktadır: “Kefil sözleşmeyi özgür iradesiyle imzaladı; yıllar sonra takip açılınca el yazısı eksikliğini öne sürmesi dürüstlük kuralına aykırıdır.” Bu savunma Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından kesin biçimde reddedilmiştir.
HGK — 2020/356 E., 2022/1160 K. (27.09.2022)
Hukuk Genel Kurulu, mahkemenin TBK m. 583 kapsamında gerekli incelemeyi yapmadan iyi niyet kurallarına dayanarak kefaleti geçerli saymış olmasını hatalı bulmuş ve dosyayı ilgili Özel Daire’ye göndermiştir. HGK çoğunluğu, TBK m. 583’teki şekil şartlarının emredici nitelikte olduğunu, mahkemenin bu şartlar yönünden ayrıca araştırma yürütmesi gerektiğini vurgulamıştır. Uygulamada “iyi niyet” savunmasının TBK m. 583 şekil eksikliğini iyileştiremeyeceği, zira şekil şartının kamu düzeniyle doğrudan bağlantılı olduğu kabul edilmektedir.

Sonuç olarak: Azami miktar, kefalet tarihi veya müteselsil kefil sıfatı el yazısıyla yazılmamışsa kefalet batıldır. Kefilin sonradan şekil eksikliğini öne sürmesi dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmez.

8. Eşin Rızası Zorunluluğu (TBK m. 584)
TBK m. 584, kira sözleşmelerinde kefil olmak isteyen evli kişiler için ayrı bir şart öngörmektedir: Evli bir kişinin kefil olabilmesi için eşinin yazılı rızası gerekmektedir.
Bu kural kira sözleşmelerinin yanı sıra her türlü kefalet için geçerlidir. Eşin rızası, kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce veya en geç kurulması anında alınmalıdır. Rızanın sonradan verilmesi kefaleti geçerli kılmaz.
EŞ RIZASI OLMADAN KEFİL OLAN EVLÎ KİŞİ
Eş rızası alınmadan kurulmuş kefalet sözleşmesi TBK m. 584 kapsamında geçersizdir. Kefil, eş rızasının yokluğunu icra takibine itirazında ve/veya menfi tespit davasında ileri sürebilir.

9. Kefaletin Sona Ermesi
Kira sözleşmesinde kefaletin sona erdiği haller şunlardır:
Kira Süresinin Sona Ermesi
Kefalet, kira sözleşmesinde belirlenen süre boyunca geçerlidir. Süre sona erince, uzayan döneme ilişkin ayrıca kararlaştırılmış bir hüküm yoksa kefalet de sona erer.

Azami Miktarın Doldurulması
Kefaletin sözleşmede öngörülen azami miktara ulaşılması halinde sorumluluk sona erer. Alacaklı bu miktarın ötesinde kefile başvuramaz.

Borcun Sona Ermesi
Asıl borcun ödeme, ibra veya başka bir nedenle sona ermesi halinde kefalet de ortadan kalkar.

Sözleşmede Belirlenen Kefalet Süresinin Dolması (TBK m. 598)
Belirli süreli kefalet sözleşmelerinde, sürenin sona ermesiyle kefalet sona erer.

10. Yargıtay Kararları Işığında Pratik Tablo
Karar Konu Sonuç
Yargıtay 8. HD
2018/9388 E.
Uzayan dönemde kefil sorumluluğu Azami miktar ve süre açıkça kararlaştırılmadan yenilenen dönem için kefil sorumlu tutulamaz
Yargıtay 8. HD
2019/560 E.
Sözleşme süresinin bitiminde kefalin sorumluluğu Sözleşme bitimiyle kefalet sona erer; bu tarihten sonraki kira alacaklarından kefil sorumlu değildir
Yargıtay 8. HD
2018/9483 E.
El yazısı eksikliği — TBK 583 Azami miktar ve tarih el yazısıyla yazılmamışsa kefalet geçersizdir; kefil hakkında dava reddedilir
HGK
2020/356 E.
İyi niyet savunması Şekil şartı emredicidir; mahkeme TBK 583 yönünden araştırma yapmak zorundadır, iyi niyet savunması şekil eksikliğini iyileştiremez
Yargıtay 3. HD
2025/3440 E.
Kanun yararına bozma — TBK 583 Şekil şartı sözleşme süresi içindeki borçlara da uygulanır; süre içinde olması kefaleti geçerli kılmaz

11. Sık Sorulan Sorular

Kira sözleşmesinde kefil ne kadar süreyle sorumludur?
Kefil, kira sözleşmesinde belirlenen süre boyunca sorumludur. Kira süresi dolduğunda, uzayan dönem için ayrıca yazılı bir taahhüt olmaksızın kefaletin sona erer. Yargıtay bu ilkeyi onlarca kararında istikrarla uygulamaktadır.

Kira sözleşmesinde azami miktar yazılmamışsa kefalet geçerli midir?
Hayır. TBK m. 583 uyarınca azami miktar şartı kefaleti var eden temel geçerlilik koşullarından biridir. Sözleşmede somut bir rakam belirtilmemişse kefalet baştan itibaren geçersizdir (batıldır). Yargıtay bu durumda aleyhine takip başlatılan kefil yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini açıkça hükme bağlamaktadır.

Kefil aleyhine icra takibi başlatıldıysa ne yapmalıdır?
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine yazılı itiraz dilekçesi verilmelidir. İtirazda kefaletin TBK m. 583 şekil şartlarını karşılamadığı açıkça belirtilmelidir. Eş zamanlı olarak menfi tespit davası açılabilir ve mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulması talep edilebilir.

Kefalet tarihi matbu yazılmışsa ne olur?
Tarih kefilin el yazısıyla yazılmamışsa kefalet geçersizdir. Matbu (bilgisayarla yazılmış veya önceden basılmış) tarihin kefilin kendi el yazısıyla yazılmış olma şartını karşılamadığı, Yargıtay tarafından yerleşik içtihat olarak benimsenmiştir.

Kira sözleşmesi yenilenirse kefil otomatik olarak uzayan dönemde de sorumlu olur mu?
Hayır. Yargıtay, yenilenen kira döneminde kefilin otomatik olarak sorumlu sayılamayacağını istikrarla kabul etmektedir. Uzayan dönem için sorumluluk ancak kefalet süresinin ve azami miktarın açıkça yeniden kararlaştırılmasıyla doğabilir.

Kira sözleşmesinde damga vergisinden kefil sorumlu mudur?
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 24. maddesi ve kira sözleşmesinin ilgili hükmü uyarınca damga vergisinden kiracı ve kiraya veren müteselsilen sorumludur. Kefalet, geçerli olsa dahi damga vergisini ayrıca kapsamadıkça kefil bu bedelden sorumlu tutulamaz.

Sonuç: Kefalet Hukukunda Şekil Şartı Kuralların Temelidir
Kira sözleşmesinde kefaletin geçerli olabilmesi için TBK m. 583’ün öngördüğü el yazısı şartı, azami miktar ve kefalet tarihinin eksiksiz bulunması zorunludur. Bu şartların herhangi birinin eksik olması kefaleti geçersiz kılar; alacaklı geçersiz kefaletin borcunu tahsil edemez. Yargıtay, bu şekil şartlarını son derece katı biçimde uygulamakta; iyiniyet, dürüstlük kuralı veya kefilin sözleşme bedelini bilip bilmemesi gibi gerekçelerle şekil eksikliğinin örtbas edilmesine izin vermemektedir. Kefalet içeren her kira sözleşmesinin bu koşullar yönünden titizlikle incelenmesi, tarafların haklarını korumanın en güvenli yoludur.

Bu içerik sanalhukuk.org editörü tarafından hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. © 2026 sanalhukuk.org — Herkes İçin Adalet


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
Scroll to Top