Fatura Alacağı – İİK m. 68’de Sayılı Belgeler – İspat – İtirazın Kaldırılması
Borçlunun borç doğuran hukuki ilişkiyi kabul etmesi borcu kabul anlamına gelmez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
2023/2851 E. , 2024/572 K.
- ÖZET ;
- İİK’nın 68/1. maddesi gereğince, talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar ve noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
- Ancak Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, borçlunun borç doğuran hukuki ilişkiyi kabul etmesi borcu kabul anlamına gelmez.
- Bu nedenle alacaklının alacağını İİK’nın 68/2 maddesinde belirtilen belgelerce ispat etmesi gerekir.
Somut olayda, alacaklı tarafından fatura alacağına dayalı takip yapılmış olup, borçlunun itiraz dilekçesinde borca, faize ve tüm ferilere açıkça itiraz ettiği, yine itirazın kaldırılması istemine yönelik cevap dilekçesinde de bu itirazı tekrar ettiği, mahkeme sürecinde de borçlu şirket cari hesap kayıtlarına göre takibe konu edilen kadar borcun bulunmadığını beyan ettiği, haliyle borcun açıkça kabul edilmediği gibi ödeme iddiasının da bulunmadığı, yalnızca hukuki ilişkinin kabulünün itirazın kaldırılması için yeterli olmadığı, dolayısıyla borçlunun bahsi geçen beyanlarının alacaklı yanın takipte İİK’nun 68/1 maddesinde belirtilen nitelikte bir belgeye dayanması zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı, netice olarak alacağın varlığı ve miktarının İİK’nın 68/1. maddesinde yazılı belgelerle ispatlanamadığı alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla mahkemece itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin davalı/borçlu şirket vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine karşı borçlunun yasal sürede borca ve ferilerine itirazı ile duran takipte alacaklının itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; takibe dayanak belge olan fatura her ne kadar İİK 68 kapsamında belge kabul edilmese de borçlu tarafça alacaklı tarafla arasındaki hukuki ilişkiye karşı çıkılmadığı dolayısı ile İİK 68 kapsamında belge olarak kabul edildiği, ödemeye ilişkin de herhangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile takip dosyasında yapılmış olan itirazın kaldırılmasına, takibin devamına ve asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına davalı/borçlu aleyhine hükmedilmesine karar verildiği, borçlunun istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
İİK’nın 68/1. maddesi gereğince, talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar ve noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Ancak Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, borçlunun borç doğuran hukuki ilişkiyi kabul etmesi borcu kabul anlamına gelmez. Bu nedenle alacaklının alacağını İİK’nın 68/2 maddesinde belirtilen belgelerce ispat etmesi gerekir.
Somut olayda, alacaklı tarafından fatura alacağına dayalı takip yapılmış olup, borçlunun itiraz dilekçesinde borca, faize ve tüm ferilere açıkça itiraz ettiği, yine itirazın kaldırılması istemine yönelik cevap dilekçesinde de bu itirazı tekrar ettiği, mahkeme sürecinde de borçlu şirket cari hesap kayıtlarına göre takibe konu edilen kadar borcun bulunmadığını beyan ettiği, haliyle borcun açıkça kabul edilmediği gibi ödeme iddiasının da bulunmadığı, yalnızca hukuki ilişkinin kabulünün itirazın kaldırılması için yeterli olmadığı, dolayısıyla borçlunun bahsi geçen beyanlarının alacaklı yanın takipte İİK’nun 68/1 maddesinde belirtilen nitelikte bir belgeye dayanması zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı, netice olarak alacağın varlığı ve miktarının İİK’nın 68/1. maddesinde yazılı belgelerle ispatlanamadığı alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla mahkemece itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
O halde yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince, itirazın kaldırılması isteminin kabulüne ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 26.01.2023 tarihli ve 2022/364 E. 2023/134 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/1401 E. 2021/1790 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



