Anayasa Mahkemesi, Aziz Yıldırım’ın Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE karar verdi.
Aziz Yıldırım 2016’da basın açıklaması yapıyor ve Beyaz Futbol ekibi ile R.O.K. hakkında “ahlaksızlık, geri zekalı, çekiyorlar viskiyi yorum yapıyorlar” ifadesi kullanıyor.
Şikayet üzerine hakaret suçu nedeniyle aleyhine adli para cezasına hükmediliyor.
AYM: Yıldırım’ın ifade özgürlüğü ihlal edildiğine karar verdi.
(Aziz Yıldırım (6), B. No: 2022/13809, 10/7/2024, § …)
Başvuru, bir basın açıklamasında sarf ettiği sözler sebebiyle aleyhine adli para cezasına hükmedilmesinin başvurucunun ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
BAŞVURUNUN ÖZETİ
Başvuru, bir basın açıklamasında sarf ettiği sözler sebebiyle aleyhine adli para cezasına hükmedilmesinin başvurucunun ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
1952 doğumlu olan başvurucu inşaat mühendisi olup 14/2/1998 ila 5/6/2018 yılları arasında Fenerbahçe Spor Kulübü başkanlığı görevini icra etmiştir.
R.O.K. (müşteki) ise Güneş gazetesinde köşe yazıları yazmakta olup aynı zamanda Beyaz/Derin Futbol isimli programda futbol konusunda yorum yapmaktadır.
Müştekinin TV programında başvurucu hakkındaki bazı yorumları üzerine başvurucu da bahsi geçen kulübün başkanı olduğu 18/4/2016 tarihinde, Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Spor Kompleksi’nde bir basın açıklaması yapmıştır. Mezkûr basın açıklamasında sarf edilen ifadeler sebebiyle müşteki, başvurucu hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunmuştur.
Somut olayda ülke çapında milyonlarca taraftarı bulunan bir futbol kulübünün yirmi yılı aşkın süre başkanlığını yapmış olan başvurucu, kendisi hakkında TV ekranında birtakım iddialar ileri sürdüğü anlaşılan köşe yazarı ve TV yorumcusu müştekiye cevap niteliğinde bazı ifadeler sarf etmiştir. Başvurucu, müştekinin kendisi hakkındaki iddialarının uydurma olduğunu ileri sürerek bunları ahlaksızlık olarak nitelendirmiş; müştekinin değerlendirmelerinin makul bir kişi tarafından yapılması mümkün olmayan yorumlar olduğunu ifade etmek için geri zekalı ifadesini kullanmıştır.
Buna karşın ilk derece mahkemesi, başvurucu ile müştekinin kimliğini dikkate almaksızın, başvurucunun ifadelerinin müştekiye yönelik sebepsiz ve sırf tahkir amaçlayan keyfî bir saldırı niteliğinde olup olmadığını incelemeksizin, başvurucunun adli para cezasıyla mahkûmiyetine karar vermiştir. Oysa Anayasa Mahkemesinin benzer uyuşmazlıklarda pek çok kez altını çizdiği üzere, bir kimse aleyhine sarf edilen sözün bağlamı öncelikle değerlendirilmeye muhtaçtır. Zira bir ifadenin hakaret boyutuna varıp varmadığı tespit edilirken kullanıldığı bağlamdan kopartılmaksızın, olayın bütünlüğü içerisinde ele alınması gerekir (Cem Atmaca, B. No: 2018/6030, 8/9/2021, § 37; Nilgün Halloran, § 52; Önder Balıkçı, § 45)
Buna karşın ilk derece mahkemesinin somut olayda başvurucunun basın toplantısındaki konuşmasından “geri zekalı, ahlaksız” ifadelerini cımbızladığı ve bunların eleştiri sınırlarını aştığını kabul ettiği anlaşılmaktadır. Halbuki kullanılan dil ve üslup muhatabı rahatsız etmeye elverişli olsa dahi demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi ve bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğünün sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler ya da fikirler için değil aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğu Anayasa Mahkemesince pek çok kez vurgulanmıştır (Hüseyin Kocabıyık, § 23; Emin Aydın (2), B. No: 2013/3178, 25/6/2015, § 35; Bekir Coşkun, § 52). Üstelik somut olayda müştekinin konumu gereği başvurucuya cevap verme ve cevabını kamuoyunda geniş kitlelere ulaştırma imkânına sahip olduğu da gözardı edilmiştir (Hüseyin Kocabıyık, § 24). Bu bağlamda müştekinin başlattığı bir tartışmada kendisine yönelik eleştirilere daha fazla tahammül etmesi gerekip gerekmediği değerlendirilmemiştir.
Bunlara ilaveten Anayasa Mahkemesi çok sayıdaki kararında, ifade özgürlüğüne gerekçesiz olarak veya Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterleri karşılamayan bir gerekçe ile yapılan müdahalelerin Anayasa’nın 26. maddesini ihlal edeceğini ifade etmiştir (Kemal Kılıçdaroğlu, § 58; Bekir Coşkun, § 56; Tansel Çölaşan, § 56; Zübeyde Füsun Üstel ve diğerleri, § 120). Yukarıdaki tespitlere karşın başvurucunun ifade özgürlüğü ile ifadelerin muhatabının şeref ve itibarının korunması hakkı arasında adil bir denge kurmaya çalışmayan; yalnızca soyut bir değerlendirmeyle söz konusu ifadelerin hakaret suçunu oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesi ve istinaf merciinin başvurucunun mahkûmiyeti bakımından ileri sürdüğü gerekçenin, mahkûmiyetin zorunlu toplumsal bir ihtiyaca karşılık geldiğini ortaya koyacak nitelikte, başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahale için ilgili ve yeterli olduğunu söylemek mümkün olmamıştır.
Anayasa Mahkemesi, Aziz Yıldırım’ın
Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,
Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul Anadolu 37. Asliye Ceza Mahkemesine (E.2017/355, K.2019/175) GÖNDERİLMESİNE, karar verdi.
(Aziz Yıldırım (6), B. No: 2022/13809, 10/7/2024, § …)
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.




