Yargıtay
17. Hukuk Dairesi

Esas No:2013/20184
Karar No:2014/574
K. Tarihi:20.1.2014

KARAR : Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası ile sigortalı olan 34 LFN … plakalı aracın olay günü 34 NPG … plakalı araca çarparak zarar verdiği %50 kusura isabet eden 1.842,00 TL hasar bedelinin 30.05.2008 tarihinde ödendiği, sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeni ile ödenen hasar bedelinin davalı sigortalıdan tahsili için takibe geçildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğinden itirazın iptalini istemişlerdir.

Mahkemece, ehliyetsiz araç kullanılması halinde rücu edebilmek için zararın oluşumunda ehliyetsizliğin asli unsur olması gerektiği, bilirkişi raporuna göre sürücünün ehliyetsizliği zararın meydana gelmesinde asli unsur olmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı sigorta vekili tarafından temyiz edilmiştir..


Dava, zorunlu mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan rücuen alacakla ilgili itirazın iptali istemine ilişkindir.

ZMSS Poliçesi Genel Şartlarının “tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller” başlıklı 4/c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu’na göre gereken ehliyetnameye haiz olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda vukua gelmiş ise, sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Poliçede yer alan bu şart esasen KTK’nin 95.maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. ZMSS şirketi ehliyetsiz araç kullanılması sebebine dayanarak kendi sigortalısına onun veya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında rücu edebilir. Zira araç sahibinin sorumluluğu diğer bir deyişle karşı araç malikine tazminat ödeme yükümlülüğü aracı kullanan sürücü ehliyetsiz olsa dahi kusur esasına dayalıdır. Sigortalı aracın, gereken ehliyetnameye haiz olmayan kişi tarafından kullanılması ve bu kişinin ( sürücünün ) kusurlu olması rücu etmek için yeterli olup, rizikonun gerçekleşmesinden, ehliyetsiz araç kullanmanın asli unsur olması ya da münhasıran ehliyetsizlik sebebiyle kazanın meydana gelmesi gerekmemektedir.

Bu durumda, mahkemece alınan kusur ve hasar bilirkişi raporu ve diğer deliller birlikte değerlerdirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 20.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.