ÖZET;

➡️ Kamulaştırma Yasasının 11. maddesi hükmüne göre, bedel tespit davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) bilerlenmesi, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle değerinin belirlenmesi gerekir.

➡️ Yargıtay’ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (beleyicee meskun olduğu veya hale getirileceği için sunulan yol, su elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir.

Karar İçeriği

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 

2015/15301 E.  ,  2015/15968 K.


“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, Manisa İli Merkez İlçesi Kayapınar Köyü 265 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesi hükmüne göre, bedel tespit davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) bilerlenmesi, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle değerinin belirlenmesi gerekir.
Dosya içerisinde yer alan … Belediyesi İmar ve …’nün 02.03.2015 gün ve 1591 sayılı yazısnda dava konusu taşınmazın 2312 m² lik kısmının 1/1000 ölçekli uygulama imar planı sınırları içerisinde yol ve konut alanında, yaklaşın 3380 m² lik kısmının ise 1/1000 ölçekli imar planı dışında kaldığı, 1/1000 ölçekli planda kalan kısmın belediye mücavir alan içinde kaldığı ve belirli işlemlerin uygulanması halinde belediye hizmetlerinden yararlanabileceği, yaklaşık 200m çevresinde meskun yapılaşma bulunmadığı, genişleme hızı fazla olan bir bölgede bulunduğu açıklanmıştır.
Bakanlar Kurulunun Yargıtay’ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (beleyicee meskun olduğu veya hale getirileceği için sunulan yol, su elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir. Dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planı dışında kalan kısmı yönünden Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesi (b) bendinde de belirtildiği gibi fiilen meskun halde bulunmadığından belirlenen özellikleri nedeniyle “arsa” niteliğinde kabulüne olanak yoktur. Bu nedenle taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı kapsamında kalan bölümlerinin yözölçümleri ayrı ayrı belirlenerek 1/5000 ölçekli nazım imar planı kapsamında kalan bölümlerinin tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerekirken tamamını arsa olarak değerlendiren bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması,
2-Tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 3.792,95 TL nin mahsubu ile bakiye bedele dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerekirken tespit edilen tüm bedele faiz işletilmesine karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi