Cinsel Saldırı suçunu işleyen sanığın yanında yer alan ve olaylara sessiz kalan kişi de müşterek fail olarak sorumlu tutulur.

Cinsel Saldırı Suçu – Müşterek Fail – Suça İştirak

Cinsel saldırı esnasında olay mahallinde sanığın yanında bulunan ve sanığa müdahale etmeyip olayı videoya alan kişi müşterek fail olarak cezalandırılır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu
2017/975 E.2018/568 K.

Cinsel Saldırı suçunu işleyen sanığın yanında yer alan ve olaylara sessiz kalan kişi de müşterek fail olarak sorumlu tutulur.

Ceza Genel Kurulu         

2017/937 E.  ,  2017/484 K.

  • ÖZET ;

Suça İştirak

5237 sayılı Türk Ceza Kanununda suça iştirakte, faillik ve şeriklik ayırımı öngörülmüş, azmettirme ve yardım etme şeriklik kavramı içinde değerlendirilmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda suça iştirakte, faillik ve şeriklik ayırımı öngörülmüş, azmettirme ve yardım etme şeriklik kavramı içinde değerlendirilmiştir.
TCK’nun 37. maddesindeki;
“(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.
(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır” şeklindeki hüküm ile maddenin birinci fıkrasında müşterek faillik, ikinci fıkrasında ise dolaylı faillik düzenlenmiştir.
Kanunda suç olarak tanımlanan fiilin, birden fazla suç ortağı tarafından iştirak halinde gerçekleştirilmesi durumunda TCK’nun 37/1. maddesinde düzenlenen müşterek faillik söz konusu olacaktır.
Öğretideki görüşler de dikkate alındığında müşterek faillik için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:
1- Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalıdır.
2- Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır.
Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hakimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı “fail” konumundadır. Fiil üzerinde ortak hakimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde, suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır.
Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Zira “yardım etme”yi müşterek faillikten ayıran en önemli unsur, kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hakimiyetinin bulunmamasıdır.
Faillik kavramının TCK’nun 102/3-d maddesi bakımından değerlendirmesine gelince;
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için TCK’nun 37. maddesi kapsamında müşterek fail olarak eylemi gerçekleştiren en az iki kişinin varlığı gerekli ve zorunludur. (Kocaoğlu S. Sinan, Yargı Kararları Işığında Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar, Yetkin, Ankara, 2016, s. 206; Taner Fahri Gökçen, Türk Ceza Hukukunda Cinsel Özgürlüğe Karşı Suçlar, 2. Baskı, Seçkin, Ankara, 2013, s. 210; Tezcan Durmuş/ Erdem Mustafa Ruhan/Önok Murat, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Genişletilmiş ve Güncellenmiş 14. Baskı, Seçkin, Ankara, 2017, s. 384)
Madde gerekçesinde de vurgulandığı üzere faillerden birinin cinsel saldırı suçunu gerçekleştiren doğrudan fail olduğu, diğer failin ise yardım eden veya azmettiren sıfatı ile fiile iştirak ettiği durumlarda bu nitelikli hal uygulanamayacaktır. (Taner, s. 210; Tezcan/Erdem/ Önok, s. 385)
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konuları birlikte değerlendirildiğinde;
04.04.2015 tarihinde saat 03.30 sıralarında sanıkların eğlenmek amacıyla gittikleri gece kulübünde katılan ile vakit geçirip saat 05.00’te hep birlikte çıktıkları, sanıkların, katılanı eve bırakabileceklerini söyleyerek araçlarına davet ettikleri, katılanın bu teklifi kabul etmesi üzerine sanık …’ın kendisine ait aracın ön yolcu, sanık …’ın şoför, katılanın ise arka koltuğuna oturduğu ve birlikte yola çıktıkları, bir süre sonra sanıkların aracın kapılarını kilitlediği, sanık …’ın ıssız bir yerde aracı durdurduğu, ardından sanık …’ın arka koltuğa geçerek katılan ile cinsel ilişkiye girmek istediği, katılanın karşı koyması üzerine sanık …’ın, katılanı darp edip zorla üzerindeki kıyafetleri çıkarmaya başladığı ve organ sokmak suretiyle katılan ile cinsel ilişkiye girdiği, sanık …’ın cinsel saldırı eylemini tamamladıktan sonra katılanı darp etmeye devam ettiği sırada aracın ön yolcu koltuğunda oturan sanık …’ın, “yeter artık vurma, öldüreceksin, başımıza bela açacaksın” şeklinde uyarıda bulunması üzerine sanık …’ın darp eylemini sonlandırdığı, ardından katılanı çıplak vaziyette araçtan indirdikleri, katılanın kıyafetlerini istemesi üzerine montu ile pantolonunu dışarı atıp olay yerinden uzaklaştıkları olayda;
Sanıkların, eve bırakma hilesiyle katılanı araca bindirmeleri, bir süre ilerledikten sonra aracın kapılarını kilitlemeleri, durumu fark eden katılanın araçtan inmek istediğini söylemesine karşın sanık …’ın seyrine devam etmesi, aracı ıssız bir yere park ettikten sonra katılanı darp edip nitelikli cinsel saldırı eylemini gerçekleştirmesi, bu sürecin tamamında sanık …’ın yanında ve aracın içerisinde olan sanık …’ın sanık …’ı eylemlerini gerçekleştirmesinden önce veya gerçekleştirdiği sırada engellemeye yönelik herhangi bir söz veya davranışta bulunmaması karşısında; sanık …’ın cinsel saldırı eylemini bitirip katılanı darp ettiği sırada sanık …’ın, “yeter artık vurma, öldüreceksin, başımıza bela açacaksın” şeklindeki sözler ile diğer sanık …’ı uyarmasının, katılandaki yaralanmanın niteliği dikkate alındığında yargılamaya konu suçlar dışında daha vahim neticelerin ortaya çıkacağı endişesiyle söylendiği, katılanın, sanıklar tarafından eve götürülme hilesi ile araca bindirilmesinden itibaren hareket özgürlüğünün sınırlandığı ve bu sınırlamanın cinsel saldırı eylemi sonucu araçtan dışarı atılmasıyla sonlandığı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun gerçekleştirildiği zaman aralığının bir bölümünde katılana karşı ayrıca nitelikli cinsel saldırı suçunun işlemiş olmasının bu suçun oluşumuna engel olmayacağı, kaldı ki nitelikli cinsel saldırı suçunun işlenmeye başlandığı ana kadar kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından yeterli süre de geçtiği anlaşıldığından, olayın başlangıç ve gelişimine göre sanık … ile birlikte suç işleme kararına sahip olan ve suçun icrasına ilişkin etkin ve fonksiyonel hareketleri ile fiil üzerinde ortak hâkimiyet kuran sanık …’ın, nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna TCK’nun 37/1. maddesi kapsamında müşterek fail olarak katıldığı, bu bağlamda nitelikli cinsel saldırı suçunu birden fazla kişi ile işleyen sanık … hakkında TCK’nun 102/3-d maddesinin uygulanmasının isabetli olduğunun kabulü gerekmektedir.


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top