İcra takibi öncesi kuruma başvuru zorunluluğunun bulunduğu durumlarda, PTT ile gönderilen evrakın farklı bir başvuruya ait olduğu hususundaki ispat yükü kuruma aittir.

İcra takibi öncesi kuruma başvuru zorunluluğunun bulunduğu durumlarda, PTT ile gönderilen evrakın farklı bir başvuruya ait olduğu hususundaki ispat yükü kuruma aittir.

5502 sayılı … Kanunu’nun 36. maddesinin 2. fıkrasında “Kurumun taraf olduğu her türlü davalarda, Kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri, alacaklı veya vekilinin Kuruma ödemeye dayanak makbuz ve belgelerle birlikte yazılı şekilde yapacağı müracaat üzerine bildireceği banka hesap numarasına, müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre geçmeden Kurum aleyhine cebri icra yollarına başvurulamaz. Belirtilen sürede ödeme yapılamaması hâlinde, söz konusu alacaklar genel hükümler dairesinde tahsil olunur.” hükmüne yer verilmiştir.


Somut olayda, cevap dilekçesine ekli PTT alındı evrakı incelendiğinde, şikayetçi Kurum’a 21.12.2022 tarihinde başvurunun yapıldığı, takibin ise 30 gün beklendikten sonra 27.01.2023 tarihinde başlatıldığı, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince ilgili PTT alındı belgesinin başvuruya ilişkin dilekçe olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiş ise de borçlu Kurum tarafından alacaklının sunduğu evrakın farklı bir başvuruya ait olduğunun ileri sürülmediği, bahsi geçen başvuru evrakının farklı bir başvuruya ilişkin olduğu hususundaki ispat yükünün şikayetçi Kurum’da olduğu

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
2023/6794 E.  ,  2024/2988 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, Kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin icra takibi başlatılmadan önce Kurum’a başvuru zorunluluğu olduğu, alacaklı tarafından Kurum’a başvuru yapılmadığı ileri sürülerek takibin iptalinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar davalı vekili icra takibinden önce borçlu Kurum’a başvuru yapıldığını belirterek … Başkanlığı’na hitaben yazılmış dilekçe ile PTT posta alındı belgesini sunmuş ise de; PTT aracılığı ile gönderilen belgenin … Başkanlığı’na hitaben yazılmış dilekçe olduğu hususunun tespit edilemediği anlaşılmakla alacaklı tarafından icra takibinden önce borçlu Kurum’a başvuru yapılmadığı gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
5502 sayılı … Kanunu’nun 36. maddesinin 2. fıkrasında “Kurumun taraf olduğu her türlü davalarda, Kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri, alacaklı veya vekilinin Kuruma ödemeye dayanak makbuz ve belgelerle birlikte yazılı şekilde yapacağı müracaat üzerine bildireceği banka hesap numarasına, müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre geçmeden Kurum aleyhine cebri icra yollarına başvurulamaz. Belirtilen sürede ödeme yapılamaması hâlinde, söz konusu alacaklar genel hükümler dairesinde tahsil olunur.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, cevap dilekçesine ekli PTT alındı evrakı incelendiğinde, şikayetçi Kurum’a 21.12.2022 tarihinde başvurunun yapıldığı, takibin ise 30 gün beklendikten sonra 27.01.2023 tarihinde başlatıldığı, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince ilgili PTT alındı belgesinin başvuruya ilişkin dilekçe olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiş ise de borçlu Kurum tarafından alacaklının sunduğu evrakın farklı bir başvuruya ait olduğunun ileri sürülmediği, bahsi geçen başvuru evrakının farklı bir başvuruya ilişkin olduğu hususundaki ispat yükünün şikayetçi Kurum’da olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 12.07.2023 tarih ve 2023/968 E. – 2023/2201 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), İstanbul Anadolu 24. İcra Hukuk Mahkemesinin 10.02.2023 tarih ve 2023/107 E. – 2023/130 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top