Arabuluculuk belgesinin ilamlı-ilamsız takiplerinden hangisine konu edilmesi gerektiği konusunda 13.09.2024 tarihli Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığı görüşü

Arabuluculuk belgesinin ilamlı-ilamsız takiplerinden hangisine konu edilmesi gerektiği konusunda 13.09.2024 tarihli Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığı görüşü

T.C.
ADALET BAKANLIĞI
İcra İşleri Dairesi Başkanlığı
Sayı : 86420598-295/6830
13.09.2024
Konu : Arabuluculuk Belgesinin lcra
Takibine Konu Edilmesi


DAĞITIM YERLERİNE


İlgi Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 21.08.2024 tarihli ve E-59155416-045.02-523/20621 sayılı
yazısı.


6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında tarafların müracaatı üzerine arabulucu tarafindan düzenlenen anlaşma belgesinin dayanak yapılması suretiyle takibe
konulması sırasında icra daireleri tarafından tereddütlerin yaşandığı, bu tereddütlerin; anlaşma belgesinin
takip yollarından ilamlı veya ilamsız icra takiplerinden hangisine konu edileceği, ödeme veya icra emirlerinden hangisinin gönderileceği ile birden fazla hüküm içeren anlaşma belgesinin içeriğindeki
hükümlerin tamamının veya bir kısmının takip konusu yapılıp yapılamayacağıma ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
6325 sayılı Kanun’un “Taşmmazn devrine veya taşnmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuk” başlıklı 17/B maddesinin dördüncü fikrasında “Anlaşma
belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin alnması zorunlu olup bu şerh taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. Mahkeme yapacağı incelemede anlaşma içeriğini, arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı ve taşınmazın devri veya taşınmaz üzerinde sunrlı ayni hak
kurulmasıyla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslara uyulup uyulmadığı yönünden denetler; bu kapsamda kurum veya kuruluşlardan bilgi veya belge talep edebilir ve
gerektiğinde duruşma açabilir.” hükmü,
6325 sayılı Kanun’un “Tarafların anlaşması” başlıklı 18’inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fikrasında “İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi, çekişmesiz yargı işidir ve buna ilişkin inceleme dosya
üzerinden yapılır. Ancak arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı olarak yapılır. Bu incelemenin kapsamı anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırldır. Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi için
mahkemeye yapılacak olan başsvuru ile bunun üzerine verilecek kararlara karşı ilgili tarafindan istinaf yoluna gidilmesi halinde, maktu harç alınır. Taraflar anlaşma belgesini icra edilebilirlik serhi
verdirmeden başka bir resmi işlemde kullanmak isterlerse, damga vergisi de maktu olarak alınır.
Kanunlarda icra edilebilirlik serhi alınmasının zorunlu klındığı haller hariç. taraflar ve avukatlar ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte
imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.”
hükmü, 6325 sayılı Kanun’un “Bazı uyuşmazıklarda dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 18/B
maddesinin birinci ve üçüncü fikrasında “() Aşağıdaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır:
a) Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar.
b) Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar.

c) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar.
) Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar.
(3) Bu madde kapsamında düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin șerhin alınması zorunlu olup bu serh taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından taşınmazın bulunduğu yer,
diğer anlaşma belgeleri bakımından ise arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden
alınır. Mahkeme taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakmından yapacağı incelemede anlaşma içeriğini, arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı ve taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslara uyulup uyulmadığı yönünden denetler; bu kapsamda kurum veya kuruluşlardan bilgi veya belge talep edebilir ve gerektiğinde duruşma açabilir.” hükmü,
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) “ilam mahiyetini haiz belgeler” başlıklı 38inci maddesinde “Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re ‘sen tanzim
edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası
hakkındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir.” hükmü,
Yer almaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun konuya emsal olacak kararında “ilam niteliğindeki belgelerin
ilamlı icra takibinin dayanağın oluşturabilmesi için hak sahiplerinin haklarının açık ve kesin olarak
başka bir ifade ile çekişmeden uzak bir biçimde ortaya koyması gerekir. Kanun koyucu ilam niteliğindeki
belgeleri sadece icra edilebilirlik açısından ilamlarla aynı hukuki rejime tabi tutmuştur. Nitekim hükümet
gerekçesinde de bu duruma açıkça işaret edilmiştir. Bu hâl ise ilamlarla, ilam niteliğindeki belgelerin
hukuki nitelik ve gördükleri işlev açısından birbirinden farklı olduklarınn açıkça ortaya koyar. Her iki
kurum arasımdaki temel farklılık ilamlarn ilke olarak maddi anlamda kesin hüküm gücüne sahip
olmasına karşılık ilam niteliğindeki belgelerin bu özellikten yoksun bulunması notasında toplanır. İİK
dışında münferit özel kanunlarda da ilam niteliğinde belge öngören düzenlemelere yer verilmesiyle,
alacaklıların alacaklarına ilamların icrası için öngörülen hukuki rejimden faylanmak üzere daha kolay
bir biçimde kavuşmalarının sağlanması amaçlanmıştır. İlam niteliğindeki belgelerin ilamlı icraya konu
edilebilmesi onları ilam gücüne kavuşturmaz..” denilmektedir. (Yargıtay HGK. 2019/12-501 Esas,
2022/1346 Karar)
Yargıtay 12. Hukuk Dairesince “..Alacaklının, ilamlı icra takibi yapabilmesi için, elinde bir
mahkeme ilamı veya kanunların mahkeme ilamı niteliğinde saydığı bir belgenin bulunması gerekir.
İlamın icra edilebilmesi için yargılamaya son vermesi ve uyuşmazlığ esastan çözümlemesi yeterli
değildir. Ayrıca, onun cebri icraya elverişli bir nitelik taşıması gerekir. İlamın cebri icraya elverişli bir
nitelik kazanabilmesi ise, onun “verme”, “yapma” ya da “yapmama” şeklinde belirtilen bir eda emrini
içermesine bağlıdır. Buna karşılık, bir eda emrini içermevip, sadece bir hukuki ilişkinin varlığımı ya da yokluğunu tespit eden ilamlarla, yeni bir hukuki durum yaratan veya var olan bir hukuki durumu ortadan kaldıran ya da onu değiştiren ilamlar, nitelik itibariyle cebri icraya elverişli değildir.
Özel kanunlarda belirtilen ilam niteliğinde belgelerden biri de hukuki uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/2’nci maddesi gereğince icra edilebilirlik şerhi içeren anlaşma belgesidir.
Bir başka deyişle söz konusu belgenin ilam niteliğinde belge sayılmasının koşulu icra edilebilirlik şerhi verilmesidir. Pek tabidir ki; bu durum bahsi geçen şerhi içeren belgenin her koşulda ilamlı takibe konu
edileceği anlamına gelmez. Bir başka ifadeyle ilamlı takibe konu edilmesi halinde yapılacak şikayet
üzerine takibin iptaline karar verilemeyeceği sonucuna varılamaz. Zira her mahkeme ilamı da ilamlı
takibe konu edilememektedir. Örneğin eda hükmü içermemesi hâlinde mahkeme ilamı da ilamlı icra takibine konu edilemez..” denilmek suretiyle icra edilebilirlik şerhi içeren arabuluculuk anlaşma
belgesinde alacağın şarta bağlanması, eda hükmü içermemesi nedeniyle belgenin ilamlı takibe konu
cdilemeyeceği değerlendirilmiştir. (Yargtay 12. HD. 2022/9143 Esas, 2022/9318 Karar)
Bu konuya ilişkin olarak Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden görüş talebinde bulunulmuş, Hukuk
İşleri Genel Müdürlüğünün ilgi sayılı yazısı, mevzuat hükümleri ve yargı kararları değerlendirilmiştir.
Yapılan değerlendirme neticesinde arabuluculuk anlaşma belgelerinin ilam niteliğinde belge sayılması ile ilamların icrasına yönelik takip konusu yapılması açısından ayrı ayrı değerlendirme
yapılması gerektiği düşünülmüştür.

Bu itibarla;
Taşınmazın aynını konu edinen arabuluculuk anlaşma belgeleriyle kira, kat mülkiyeti, komşuluk
hukuku ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklara dair düzenlenen anlaşma belgelerinin ilgili mahkemeden icra edilebilirlik şerhi almak kaydıyla,
Belirtilen uyuşmazlıklar dışında kalan ve 6325 sayılı Kanun’un l’inci maddesinin ikinci fikrasımkapsamında arabuluculuğa elverişli olan uyuşmazlıklarla ilgili düzenlenen arabuluculuk anlaşma
belgelerinin, sadece taraflar veya sadece vekillerce imzalanması durumunda ilgili mahkemeden icra edilebilirlik şerhi almak kaydıyla, bu belgelerin taraflar ve vekillerince birlikte imzalanması durumunda ise icra edilebilirlik şerhine gerek olmaksızın, 6325 sayılı Kanun’un l’inci maddesinin ikinci fikrası kapsamında arabuluculuğa elverişli olan
ticari uyuşmazlıklarla ilgili düzenlenen arabuluculuk anlaşma belgelerinin, sadece taraflarca imzalanması durumunda ilgili mahkemeden icra edilebilirlik şerhi almak kaydıyla, taraflar ve vekillerince birlikte
veya sadece vekiller tarafindan imzalanması durumunda ise icra edilebilirlik şerhine gerek olmaksızın,
İK’nın 38inci maddesi kapsamında ilam niteliğinde belge sayılacağı,
Yukarıda izah edildiği üzere ilam niteliğinde belge sayılan arabuluculuk anlaşma belgelerinin eda hükmünü içermesi hâlinde ise iiK’nın 24 ve devamı maddeleri uyarınca ilamlı icra takibine konu edilebileceği düşünülmektedir.
Konunun yargıya intikal etmesi hâlinde ise yargı mercilerince verilecek karara göre işlem yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
Bilgi edinilmesi ile yazımızın yargı çevrenizde bulunan icra dairelerine duyurulmasını rica ederim.
Hasan ÖZÇELİK
Hâkim
Bakan a.
Başkan


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top