Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi İcra Takip Programı Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Anayasa Mahkemesi,  Hukuk Muhakemeleri Kanun’un ek 1. maddesinin (2) numaralı fikrasında yer alan “…341 inci, 362 nci..” ibarelerini iptal etti.

Anayasa Mahkemesi Hukuk Muhakemeleri Kanun’un ek 1. maddesinin (2) numaralı fikrasında yer alan “…341 inci, 362 nci..” ibarelerini, dava tarihindeki parasal tutarların esas alınması gerektiği gerekçesiyle Anayasaya aykırı bularak iptaline karar verdi.

İstinaf ve Temyize İlişkin Parasal Sınırların Uygulanmasında Hükmün Verildiği Tarihteki Miktarın Esas Alınmasını Öngören Kural Anayasa’ya Aykırıdır.

Anayasa Mahkemesinin 4/12/2024 Tarihli ve E: 2023/182, K: 2024/203 Sayılı Kararı
Bugünkü Resmi Gazetede yayımlandı.
Karar 9 ay sonra yürürlüğe girecek.

İptal edilen hüküm, kanun yoluna ilişkin parasal sınırların  hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı düzenliyordu.

Anayasa Mahkemesinin 4/12/2024 Tarihli ve E: 2023/182, K: 2024/203 Sayılı Kararı

A. İptali İstenen Kanun Hükmü


Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı ek 1. maddesi söyledir:
Parasal sınırların artrılması
EK MADDE 1- (Ek: 24/1 1/2016-6763/44 md)
(4) 200 iüncü, 201 inci, 341 inci, 362 nei ve 369 uncu mnaddelerdeki parasal stmurlar her takvim yl başundan geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4M/961 tarihli ve 213 saylı Vergi Usul Kanununun miükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artrılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırlarn bin Türk lirasını
aşmayan kısımları dikkate alnmaz.
(2) 200 incü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasmda hukuki işleminyapldığı 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal Sınırların uygulanmasnda hükmün verildiği tarihteki miktar esas alnr.
(3) (Ek: 7/1l/2024-753 1/22 md) Istingf ve temyiz kaunun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırında yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargtayın bozma kararının üzerine yeniden verilen kararlar hakkında
uygulanmaz, ilk kara tarihinde geçerli olan parasal snirlar esas alımır.”


B. İlgili Görülen Kanun Hükümleri
Kanun’un; 341. maddesi şöyledir:


“İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar
MADDE 341- (1) (Değişik: 22/7/2020-7251/34 md) İlk derece mahkemelerinin aşağdaki kararlarna karşt istinaf yoluma başvurulabilir:
a) Nihai kararlar.
b) lhtiyati tedbir ve ihtiyati huciz taleplerinin reddi kararlar, karşı tarafin yizüne kars!
verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlar, karşı tarafn yokluğunda verilen ihtiyati
tedbir ve ihtiyati haciz kararlarma karsı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.
(2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 24/1 I/2016-6763/41 md) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karş, miktar veya değere bakılmaksızn istinafyoluna başvurulabilir.
(3) Alacağn bir kısmmın dava edilmiş olması durumunda üç bin Tirk Liralık kesinlik sınırını alacağın tamamına göre belirlenir
(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasımı geçmeyen taraf, istinaf yoluma başvuramaz.
(5) İIk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargtaya başvurulabileceği belirtilmiş olp da bölge adliye mahkemelerinin görev alanma
giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karş, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.”

361. maddesi şöyledir:
“Temyiz edilebilen kararlar
MADDE 361- (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil
nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
(2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yarari bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurablir.”

Mahkemenin İptal Gerekçesi:

Kanun koyucunun kural kapsamında meşru amaca ulaşmak bakımından
başvurabileceği yöntemleri belirlemede takdir yetkisinin bulunduğu gözetildiğinde kesinlik sınırının belirlenmesinde hukuki ilişkinin doğduğu, uyuşmazlıga konu olayın gerçekleștiği veya davanın açıldığı tarihler yerine hükmün verildiği tarihteki parasal değeri dikkate almasının gerekli olmadığı da söylenemez.

Anayasa Mahkemesine göre, tarafların menfaatleri arasında enflasyon nedeniyle
yaşanan ekonomik kayıpları karşılayacak adil bir denge kurulması devletin pozitif
yükümlülükleri kapsamında olup mülkiyet hakkına ilişkin bir sınırlamanın söz konusu olması hâlinde ise devletin enflasyon nedeniyle yaşanan ekonomik kayıpları karşılaması gerekmektedir (AYM, E.2022/83, K.2023/69, 5/4/2023, § 24; Ali Tetik, B. No: 2019/3214,
6/10/2022, § 50).

Kural gereğince istinaf veya temyiz yoluna başvuru açısından dava konusunun
değer ve miktar itibarıyla hükmün verildiği tarihte geçerli olan parasal tutarların altında kalması hâlinde mahkeme veya bölge adliye mahkemesi karanna karşı kanun yoluna
başvurulması mümkün değildir.

Kişilerin dava konusunu oluşturan alacak ya da malın değerine göre -kanun
yollarına başvurmada o tarihte geçerli olan parasal değerleri (kesinlik sınırı) de dikkate alarak- dava-karşı dava ya da ıslah talebinde bulunabilecekleri açıktır. Kanun koyucunun kanun yoluna başvurmada belirlediği kesinlik snnnı yargılamanın devam ettiği süreçte yıldan yıla güncellediği dikkate alındığnda enflasyon nedeniyle ekonomik önemini yitiren
dava konusu mal ya da alacağın değerinin de enflasyonun olumsuz etkisinden koruması gerekmektedir.

Zira hulkuki ilişkinin doğduğu, uyuşmazlığa konu olayın veya hukuki durumun gerçekleştiği ya da davanın açıldiğı tarihte geçerli olan parasal sInırlara göre istinafa veya temyize başvurulabilecek bir karara karşı kural nedeniyle özellikle yargılamaların uzun sürdüğü durumlarda hükmün verildiği tarihte geçerli olan parasal tutarlara göre kanun yoluna başvurulması imkânı ortadan kalkabilecektir.

Kanun yoluna başvuru açısından kural gereğince parasal değer (kesinlik sınırn)
günellenirken, dava konusu mal ya da alacağın degerinin güncellenmemesi nedeniyle enflasyondan dolayı oluşan külfetin tamamı davanın taraflarına yüklenmektedir. Bu yönüyle kural kapsamında tarafların kanun yoluna başvuramamaları nedeniyle katlanacakları külfet ile yargılamanın en az maliyetle ve en kısa zamanda sonuçlandırlması yönündeki kamusal yarar arasındaki dengenin taraflar aleyhine bozulduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla kişilere aşır bir külfet yüklediği anlaşılan kuralla hükmün denetlenmesini talep etme hakkına getirilen Sınırlamanın orantısız ve ölçüsüz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU

Anayasa’nn 153. maddesinin üçüinciü fıkrasında “Kanun, Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihe yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca karalaştırabilir. Bu tarih, kararm Resmi Gazetede yayımlandiği günden başlayarak bir ylı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılh Kanun’ un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmak suretiyle Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde Resmi Gazete’de yayımlandığı
günden başlayarak iptal kararınn yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrnca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.

6100 sayılı Kanun’un ek 1. maddesinin (2) numaralı fikrasında yer alan “…341
inci, 362 nci.. ” ve”…e.” ibarelerinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararin ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nn 153. maddesinin üçüncü fikrasıyla 6216 sayılh Kanun’un 66. maddesiin (3) numaralı fikrası gereğince bu ibarelere
ilişkin iptal hükümlerinin kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe gimesi uygun görülmüştür.
VIL. HÜKÜM
12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayilı Kanun’un 44. maddesiyle eklenen ek l. maddenin:
A. (1) numaralı fikrastnın birinci cümlesinde yer alan .341 inci, 362 nci..”
ibaresinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
B. (2) numaralı fikrasında yer alan;

“.341 inci, 362 nci..” ibaresinin Anayasa’ya aykın olduğuna ve iPTALİNE,
iptal hükmünün Anayasa’nn 153. maddesinin üçüncü fikrast ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66.
maddesinin (3) numaralı fikrası gereğince KARARIN RESMİ GAZETEDE
YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE
GİRMESİNE,

Şeklinde karar vermiştir.

Kararın tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesinin 4/12/2024 Tarihli ve E: 2023/182, K: 2024/203 Sayılı Kararı


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Scroll to Top