Ayıplı hizmet nedeniyle tüketicinin  yaptığı maddi ve manevi tazminat talepli başvurularda Tüketici Hakem Heyetlerinin manevi tazminata da karar verebileceğine dair UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ KARARI

Ayıplı hizmet nedeniyle tüketicinin  yaptığı maddi ve manevi tazminat talepli başvurularda Tüketici Hakem Heyetlerinin manevi tazminata da karar verebileceğine dair UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ KARARI

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
24/02/2025
2024/3668 E. 2025/1080 K.

Bölge Adliye Mahkemelerinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi
isteminin hukuki dayanağı, 5235 sayılı Adli Yargı ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 35. maddesinde yer alan düzenlemedir.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (6502 sayılı Kanun) Tanımlar başlıklı 3/k maddesinde;


Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, yine 3/1 maddesinde;


Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki
amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekálet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak izere her türlü sözleşme ve hukuki ișlemi” ifade eder.

6502 sayılı Kanun’un 68/1 maddesine göre;

“Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk lirasının altnda bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk lirası ile üç bin Türk lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.”

6502 sayılı Kanun’un Tüketici mahkemeleri başlıklı 73/1. maddesi ise:

“Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik
uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklindedir.

6502 sayılı Kanun’un Diğer hükümler başlıklı 83/2. maddesi şöyledir:

“Taraflardan birini tüketicinin
oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasınının ve bu
Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.

6502 sayılı Kanun’un Tüketicinin seçimlik hakları başlıklı 15/1. maddesinde ise;

“Hizmetin ayıplı ifa edildiği durumlarda tüketici, hizmetin yeniden görülmesi, hizmet somucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini sağlayıcıya karşı kullanmakta serbestir.


Sağlaycı, üketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Seçimlik hakların kullanıması nedeniyle
ortaya çıkan tüm masraflar sağlayıcı tarafından karşılanır. Tüketici, bu seçimlik haklarından biri ile birlikte Türk
Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 27.12.2004 tarihli ve 2004/15255 E., 2004/I8969 K. sayılı ilamınn ilgili kısmı “..dava değerine göre Tüketici Hakem Heyetine başvurunun zorunlu olduğu uyuşmazlıkların tesbitinde, ayıplı hizmet nedeni ile uğranılan manevi zarar bedelinin de dahil edilmesi gerekir..” şeklindedir.

Yukarıda yer alan Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi içtihatı ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde;

6502 sayılı Kanun’un 15. maddesinde, tüketicinin ayıplı hizmet nedeniyle talep edebileceği tazminat yönünden ayrım yapılmadığı, ayıplı hizmet halinde tüketicinin maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabileceği, talep edilen tazminat miktarlarının Tüketici Hakem Heyetinin parasal sınırı içerisinde bulunması halinde Tüketici Hakem Heyetlerince manevi tazminata da karar verilebileceği anlaşılmaktadır.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Maddi ve manevi tazminat istemli Tüketici Hakem Heyetinin parasal sınırlar içinde kalan talepler yönünden manevi tazminat bakımından da miktar itibariyle görev sınırı dahilinde olması halinde Tüketici Hakem Heyetinin görevli olduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesinin kesin nitelikteki kararları arasındaki görüş ve uygulama uyuşmazlığının bu şekilde giderilmesine…”

Av. Mehmet Akif İlhan

https://x.com/Avakifilhan/


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Scroll to Top