İddia ve Savunma Dokunulmazlığı Kapsamında Hakaret Suçuna İlişkin Yargıtay Karar Özetleri

İddia ve Savunma Dokunulmazlığı Kapsamında Hakaret Suçuna İlişkin Yargıtay Karar Özetleri

İDDİA VE SAVUNMA DOKUNULMAZLIĞI KAPSAMINDA HAKARET SUÇU

1-) Avukat olan sanığın duruşma heyetine yönelik sarf etmiş olduğu “duruşma tutanağını değiştiriyormuşsunuz, taraflı davranıyorsunuz” şeklindeki sözlerin muhataplarının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp 5237 sayılı Kanun’un 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2021/ 34958 E., 2024/9666
K.)

2-) Sanığın eski eşinin sanığa karşı iftira suçunu işlediğinden bahisle, açılan kamu davasında; sanığın Asliye Ceza mahkemesinden yargılamanın başka bir il’e alınması talebine ilişkin yazılı beyanında; “….kayınbiladerimin hukuksuz talimatlarına hizmet eden meslek haysiyet, şeref ve onurundan nasibini almamış Savcılar ve Sulh hakimlerince reddedilmiş bunun üzerine tarafımca sorumlular hakkında 22/03/2016 tarihinde HSYK Başkanlığına taraflı, çelişkili, hakkaniyet ve adaletten yoksun kararları içinde kanun yararına bozma talebi ile Bakanlığa itirazda bulunulmuştur.” şeklindeki ibareler yer alan yazılı beyanında; soruşturma dosyalarına bakan C.savcıları ile itirazını reddeden Sulh Ceza Hakiminin onur, şeref ve saygınlığını
rencide eder şekilde yazilı beyanlarda bulunduğundan dolayı hakaret suçundan cezalandırılmasına karar verilmişse de; sanığın görülmekte olan dava ile ilgili sunduğu dilekçesinde kullandığı ibarelerin, sanığın savunması, tüm dosya kapsamı ve kullanılan ibareler bütünüyle
değerlendirildiğinde 5237 s. TCK’nun 128. mad. iddia ve savunma dokunulmazığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2021/33593 E., 2024/5996 K.)

3-) Avukat olan sanığın, taraf olduğu dava dosyasına sunmuş olduğu dilekçesinde katılana hakaret ettiği iddia ve kabul olunmuşsa da; iddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır ancak uyuşmazığın çözümü açısından faydalı olması aranmamalıdır.

Maddi uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez. Keza, somut vakıalara dayansa dahi uyuşmazlıkla alakası olmayan olumsuz değerlendirmeler açısından iddia ve savunma hakkının kullanılması söz konusu değildir. Somut olayda; sanığın dava dosyasına sunduğu, suça konu dilekçe içeriğindeki katılana yönelik sözlerinin, 5237 sayılı Kanun’un 128. mad. iddia ve savunma dokunulmazığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı düşünülmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır.

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi,
2021/23488 E., 2024/1938 K.)

4-) Sanığın beraatine karar verildiği, sanık tarafından mahkemeye sunulan
temyiz dilekçesinde “Bütün kanuni işlemlerde hakimler, savcılar, vali
G., Cumhurbaşkanı, meclisin tümü suçludan yana tavır koymuşlar,
onlar adına Devlet imkanlarını suça alet etmişlerdir. Sınıfsal güç kullanmışlar, Anayasa’nn eşitlik ilkesini ortadan kaldırmışlar. Bana karşı sahte belgeler düzenlemişler, kanuni haklarımı yok saymışlardır.” sözleriyle sanığın dilekçenin verildiği tarihte İstanbul valisi olarak görev yapan mağdura hakaret ettiği Mahkemece kabul edilmişse de; dilekçe
içeriğindeki mağdura yönelik sözlerinin, 5237 sayılı Kanun’un 128. mad. iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığI ve hakaret suçunun unsurlarnın oluşmadığı düşünülmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdr.

(Yargtay 4. Ceza Dairesi, 2021/21889 E., 2024/1558 K.)

5-) Sanık ile karşı taraf arasında husumet olduğunun yaşanan kavga ile sabit olması ve bahsedilen kamera kayıtlarında sadece görüntü olup ses kaydı bulunmaması karşIsinda, sanığın iddialarını kesin bir şekilde ispat edememesinin iftira suçunun kanıtı sayılamayacağı ve eyleminin
suç işlemediğini bildiği kimselere suç atmak biçiminde olmayıp T.C.
Anayasasının 74 üncü maddesi ile güvence altına alınan anayasal şikayet hakkı ile Türk Ceza Kanunu 128. maddesinde düzenlenen savunma haklarınn kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla,
sanığın unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2023/4587 E., 2024/600 K.)

6-) Sanıkların aralarında anlaşmazlık bulunan katılan hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunurken verdikleri dilekçede, “Şüpheli …, yavuz hırsiz ev sahibini bastırırmış, bizim keçi sakar, kendi adını başkasına takar, hem suçlu hem güçlü.” şeklinde sözlerle katılana hakaret ettikleri iddia edilen olayda; sanıkların mevcut durumu ifade
etmek için atasözü kullandıkları, doğrudan katilanı hedef alır beyanlar olmadığı, Anayasa tarafından teminat altıina alınmış olan dilekçe kullanma hakkı kapsamında değerlendirildiği, sanıkların üzerine atılı
suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle Yerel Mahkemece beraat
kararları verilmiştir. Sanıkların katilana yönelik dilekçede yazdıkları sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, 5237 sayılı Kanun’un 128. mad. iddia ve savunma
dokunulmazığı kapsamında kaldiğı, sanıklar hakkinda beraat kararları
verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2021/20646 E., 2024/468
K.)

7-) İddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından
somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya
da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması
mümkündür. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia
savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi ve durumunda, hakaret veya iftira suçunu oluşturur. Somut olayda sanık kendisi hakkında rüşvet almak suçundan yürütülen soruşturma kapsamında, muhtarlar hakkında rüşvet teklif ettikleri ve makbuz
almadan nasıl köy parasını harcadıklarını vs. belirterek suçlamalarda bulunmuştur. Sanğın kolluğa verdiği dilekçedeki beyanlarının 5237 s. Kanun’un 128. mad. iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı
bulunmuştur.

(Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2022/5330 E., 2023/4704 K.)

😎 Doktor olan sanığın, katilanın kendisi hakkındaki şikayeti üzerine başlatılan disiplin soruşturmasında verdiği yazılı ifadesinde, “Hasta yakını bütün bu getirdiği kötü niyet ve cehaletinden kaynaklanan suçlamalara ek olarak.” şeklindeki ifadeleri kullanmak suretiyle
katılana yönelik hakaret suçunu işlediği ileri sürülmüş olup, yapılan yargılama sonucunda 5237 s. Kanun’un 128. mad. uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmişse de; sanığn katılana yönelik
söylediği sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, beraat kararı yerine yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2021/11078 E., 2023/19316 K.)

9-) Avukat olan sanığın, davalının vekili sıfatıyla takip ettiği tazminat
davası sırasında mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde; davacılara
yönelik …sigorta dolandıricılığı yapan bir şebeke halinde
çalşmaktadr”, “..aile örgütü” şeklinde, davac şikayetçiye yönelik iddia
ve savunma sınırlarını aşan ifadelere yer vererek hakaret suçunu
işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece, sanığın
vekil sıfatıyla sunmuş olduğu cevap dilekçesinde yukarıda belirtilen
ibareleri içeren bölümler var ise de belirtilen hususların savunma
dokunulmazlığı kapsamında kaldığı, sanığın hakaret kastıyla hareket
ettiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle sanığın yasal unsurları oluşmayan
suçlamadan beraatine karar verilmiştir. Sanığa isnat edilen sözlerin,
5237 sayılı Kanun’un 128. mad. iddia ve savunma dokunulmazlığı
kapsamında kalması ve suçun unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, beraat kararı verilmesine ilişkin Yerel Mahkemenin takdir
ve gerekçesinde hukuka aykırilık görülmemiştir. (Yargıtay 4. Ceza
Dairesi, 2021/10061 E., 2023/18992 K.)


10-) Sulama Birliği üyesi olan sanığın, adı geçen birliğin toplantılarına ilişkin usulsüzlük iddiaları ile ilgili şikâyet suç duyurusu konulu dilekçede hakaret suçuna konu edilen “Sahtekarık ve ayak oyunları yapıldığı.” şeklinde yer alan ifadelerin Anayasal şikâyet hakkı ile iddia
ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kalması karşısında, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadğı gözetilmeden yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi yasaya aykırıdır.

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2021/1444 E., 2023/16781 K.)

11-) Sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yargılandiğı … Ağır C.M. başkanına gönderdiği dilekçede”…Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapan ‘nin kendisine bir hukuk bürosunun ismini verdiği, bu büronun mahkeme başkanının dünürü olduğunu ve işini Çözebileceklerini söylediği, bu kişilerin kendisinden telefonda 50.000 TL para talep ettiklerini…” ve “….kalem müdürünün kaç kişiyi böyle bıraktığından …’da düzenin bu şekilde mi olduğundan bu pisliklerden kurtulmanın yolu adalet mi yoksa 50.000 TL mi…” dediği, ayrıca CBS’na
gönderdiği ayrı bir dilekçede “Ağır Ceza Mahkemesi başkanı, eski dünürü ve damadının kumpas cezasını yatmaktayım, mahkeme şaibe altında kalmıştır.” dediği ve Adalet Bakanlığı’na gönderdiği dilekçede “..Mahkeme başkanı kalem müdürü aracığıyla insanları dünürü ve
damadına pas ediyorsa para karşılığı adaleti satıyorsa…” şeklinde ifadeler kullanarak mahkeme başkanı, yazı işleri müdürü ve Hukuk Bürosu’nun sahibine yönelik hakaret suçunu işlediği sabit kabul
edilerek cezalandırılmasına karar verilmişse de; Sanığın suça konu
dilekçelerinde belirttiği iddiaların bazılarının somut olgulara dayanması
karşısında sanığın eyleminin Anayasası’nn 74. mad. yer alan Anayasal şikâyet hakkı ve TCK’nun 128. mad. iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kalıp kalmadığı tartışılmadan yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kararı kurulması yasaya aykırıdır.

(Yargıtay 4. Ceza
Dairesi, 2021/2910 E., 2023/16764 K.)


12-) Sanığın ticaret mahkemesine açmiş olduğu davanın reddedilmesinden sonra aynı davaya sunduğu dilekçede davada
bilirkişilik görevi yapıp kendisi aleyhine rapor düzenleyen katılana
yönelik olarak “Hukuk profesörü olarak bilirkişi müessesesine
yakışmayan tarafl, mahkemeyi yanıltıcı… düzmece, yalan, gerçeğe
aykırı rapor düzenlemek suretiyle şikâyetçinin haksız rekabet suçu
işleyen ve … A.Șyi soyanların suçlarıina katkı sağladığını ve suç ortağı
olduğunu.” şeklinde sözlerle hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel
Mahkemnece mahkumiyetine karar verilmiştir. Sanığın mahkemeye
sunduğu dilekçe içeriğinde söylediği sözlerin iddia ve savunma  dokunulmazlığı kapsamında olmadığı ve katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyuta ulaştığı anlaşılmakla hakkında
mahkūmiyet kararının verilmesinde hukuka aykırılıkk görülmemiştir.
(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2021/8000 E., 2023/ 16231 K.)

13-) Sanığın, katılan sıfatına haiz olduğu ACM’nin dosyasında verilen karara yönelik temyiz talebini içeren dilekçede davada görevli hakim, savcı, Yargıtay üyeleri, adli tip görevlileri ve dosyanın tüm safahatında görev yapmış kamu görevlilerini kastederek terör örgütüne mensup olduklarına ilişkin asılsız suçlamalarda bulunmak suretiyle hakaret
suçunun işlediğinden bahisle açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanığın müştekilerin haysiyet, namus ve toplum içindeki itibarına, diğer fertler nezdindeki saygınlığına zarar vermnek ve müştekileri küçük düşürme kastı ile söz konusu hakaret içeren sözleri ifade ettiği kabul
edilerek mahkümiyet kararı verilmişse de; sanığın temyiz dilekçesinde yer alan ve davaya konu edilen ifadelerin bir bütün halinde 5237 s. Kanun’un 128. mad. “iddia ve savunma dokunumazlığı” sinırları içinde kaldığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi
yasaya aykırıdır.

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2020/34942 E.,
2023/2623 K.)

14-) Sanığın kendisine isnat olunan hırsızlık suçundan yapılan yargılama sırasında, şikâyetçinin tanık olarak verdiği ifadesinin doğru olmadığını bildirmek amacıyla söylediği sözlerin TCK’nun 128. mad. olumsuz değerlendirme ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı gözetilmeden sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırıdır.

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2020/31169 E.,
2023/111 K.)


15-) İddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia savunma hakkınin kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi ve durumunda, hakaret ve hatta iftira suçu oluşturur. Somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır ancak, uyuşmazlığın çözümü açısından faydalı olması
aranmamalıdır. Uyuşmazlıkla bağlantilı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez. Sanığın, mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde mahkemeye hitaben yazdığı sözlerin bir bütün halinde TCK’nin 128. mad. iddia ve savunma
dokunulmazlığı kapsamında kalması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırıdır.
(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2021/39787 E., 2022/8133 K.)

Diğer Yargıtay Kararlarına Aşağıdaki Linkten Ulaşabilirsiniz

https://www.linkedin.com/posts/murat

Av. Murat Yılmaz


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Scroll to Top