Hukuk Davasında Hüküm Öncesi Kontrol Listesi
(genel hatlarıyla):
Mahkemece Hüküm Kurulması
Özel hukuk yargılamasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu yazılı yargılama
usulü ve basit yargılama usulü olarak iki usul öngörmüştür.
Kural, yazılı yargılama usulüdür.
Basit yargılama usulüne tâbi davalar (öneğin işçilik alacakları)
kanunda ayrıca belirtilmiştir (HMK m. 316).
Yargılama usullerine ve aşamalarına
burada uzun uzadıya yer vermek kitabın amacına aykırı olduğundan, burada sadece hâkimin hüküm kurarken dikkat etmesi gerekenlere kısaca yer vereceğiz.
Yargılama aşamalarını bitiren hâkim, hükmünü kuracaktır. Uygulamada yargılamanın bittiği duruşmada kısa karar kurulmakta ve kısa kararda da davanın
kabul, ret, kısmen kabul/kısmen ret şeklindeki ana talep karara bağlanmakta, kabul veya reddedilen miktarlar ve faize dair hususlara yer verilmekte, diğer yönler gerekçeli karara bırakılmaktadır. Burada asıl hüküm, gerekçeli kararda açıklanacak olan hüküm fıkrasıdır. Zira tüm detaylara orada yer verilecektir.
Hâkimin hüküm kurarken temel olarak şu hususları kontrol etmesi ve dosyanın
durumuna göre olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerekir. Bu kararı vermeden önce en temel ilke olan ve HMK m. 26°da düzenlenen taleple bağlılık ilkesi hiçbir zaman hatırdan uzak tutmamalıdır. Bu ilke ana ilkedir ve hâkim talepten fazlasına hükmedemez.
Şimdi hâkimin dikkat etmesi gereken temel hususlara göz atalım:
– Davanın usulden reddini gerektiren bir durum var mı?
– Dava şartları tamam mı?
– Davada aktif dava ehliyeti olmayan veya pasif husumet ehliyeti bulunma-
yan taraf var mı?
– Mecburî dava arkadaşların tamamı davaya dâhil edildi mi?
– Dava aşamasında ölen kimse var mı? Mirasçıları davaya dâhil edildi mi?
– Davada temsil ve vekâlet işlemleri usulüne uygun mu?
– Davada zamanaşımı gerçekleşmiş mi? Gerçekleşmişse zamanaşımı defi
var mı? Varsa süresinde ve usulüne uygun mu?
– Hak düşürücü sürelere riayet edilmiş mi?
– Davada neler talep edilmiş? İstenen alacak kalemleri nelerdir?
– Dava kısmî dava mı? Belirsiz alacak davası mı? Yoksa tespit davası mı?
Tespit davasında hukukî yararı var mı?
– Islah veya talep artırımı var mı?
– Davacı faiz istemiş mi? İstemişse hangi tarihten itibaren istemiş? Somut
olayda temerrüt ne zaman gerçekleşmiş? Dava öncesinde temerrüt durumu (ara-
buluculuk anlaşamama tutanağı, ihtarname, belirli veya kesin vade vs.) var mı?
– İstenen faizin türü nedir? Somut uyuşmazlık için yasal faiz dışında başka
bir faiz talep etme hakkı var mı?
– Dava dilekçesinde faiz istememişse diğer dilekçelerinde ve özellikle ıslah
dilekçesinde faiz talebi var mı?
– Cevaba cevap ve islah dilekçesinde dava dilekçesinden farklı bir talep var mı?
– Yargılama aşamasında kısmî ödeme var mı?
Hüküm kurulurken de özetle;
Her bir talep için olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmalıdır.
Hükümle gerekçe çelişkili olmamalıdır.
Taleple bağlılık ikesi sürekli hatırda tutulmalıdır.
Dava konusu edilen hiçbir alacak kalemi unutulmamalıdır.
İnfazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmamalıdır.
Alacakların “net” mi yoksa “brüt” tutar mı olduğunun hüküm yerinde açıklanmaması da infazda tereddüt yaratır.
Faizin başlayacağı tarih tereddüde mahal bırakmayacak şekilde net olmalıdır.
Güncel kesinlik sınırına dikkat edilerek kanun yoluna tâbi olup olmadığı
belirtilmelidir.
(AYM’nin güncel kesinlik sınırının dikkate alımasını öngören HMK ek l maddesinde hak ihlâli kararı verdiğini, ancak yürürlüğünü 9 ay ertelediğini hatırlatalım).
AYM, 4/12/2024 T., 2023/182 E. 2024/203 K., RG: 30/01/2025
Hukuk Nosyonu, s. 128 vd.
Av. Dr. Halil Polat
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



