🧾 DAVACI TANIKLARININ HUSUMETLİ SAYILMAMASI HAKKINDA ÖNEMLİ KARAR

Yargıtayın istikrarlı uygulaması gereği, davalı aleyhine dava açanlar tanık olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına ihtiyatlı yaklaşılmalı ve salt bu tanıkların beyanı ile sonuca gidilmemelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu – E. 2020/623 K. 2022/368 (Tarih: 22.03.2022) kararında:
- Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz ise de aynı işveren aleyhine dava açan kişiler davacı tanığı olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına kural olarak itibar edilmemesi; birbirlerine tanıklık eden kişilerin beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması ve bu tanıkların beyanlarının diğer yan delillerle birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir.
- Hukuk Genel Kurulunun 19.03.2019 tarihli ve 2019/22-61 E., 2019/317 K.; 02.12.2020 tarihli ve 2016/(22)9-2229 E., 2020/994 K.; 17.06.2021 tarihli ve 2018/(22)9-131 E., 2021/788 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
İzmir BAM 3. Hukuk Dairesi ise 25 Eylül 2025 tarihli kararında ise ; “Aynı işverene karşı farklı kişilerce açılan davalarda aynı tanıkların beyanlarının husumetli sayılmaması gerekir.” şeklinde karar vermiştir.
📌 Künye:
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2023/2628
Karar No: 2025/1680
Karar Tarihi: 25.09.2025
“Aynı işverene karşı farklı kişilerce açılan davalarda aynı tanıkların beyanlarının husumetli sayılmaması gerekir.”
🧩 Kararın Özeti
Davacı vekili, müvekkilinin alacak talepleri yönünden tanık beyanlarına dayanmış; davalı taraf ise, bu tanıkların başka işçiler tarafından açılan davalarda da tanıklık yaptığını, bu nedenle işverene husumetli olduklarını ileri sürmüştür.
Ancak Bölge Adliye Mahkemesi şu şekilde hükmetmiştir:
“Aynı işverene karşı farklı kişilerce ikame edilmiş davalarda benzer kişilerin tanıklık yapması, tanıkların işverenle husumetli olduğu anlamına gelmez.”
Mahkeme, bu gerekçeyle ilk derece mahkemesinin tanık beyanlarını husumetli kabul etmesini hukuka uygun bulmamış ve tanık beyanlarının dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır.
⚖️ Kararın Önemi
Bu karar, işçi alacakları davalarında sıkça karşılaşılan “tanık husumeti” itirazlarına açıklık getirmektedir.
Özellikle aynı işyerinde benzer şartlarda çalışan işçilerin, farklı davalarda birbirleri lehine tanıklık yapmaları, artık tek başına tanığın taraflı veya husumetli sayılmasına yeterli değildir.
➡️ Böylece mahkemeler, tanığın işverenle geçmişteki davalara veya kişisel husumetlere dayalı ilişkisini somut biçimde araştırmakla yükümlüdür.
➡️ “Aynı işverene karşı tanıklık yaptı” gerekçesi tek başına güvenilirliği zedelemez.
Sanalhukuk.org’daki İlgili Yargıtay Kararları ve Linkleri
1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu – E. 2020/623 K. 2022/368 (Tarih: 22.03.2022)
- Makale Başlığı: “Aynı işveren aleyhine dava açan işçilerin tanıklıklarına itibar edilir mi?”
- Kısa Açıklama: Husumetli tanık beyanlarının yan delillerle desteklenmesi gerektiği vurgulanır.
- Link: Kararın Tamamı İçin Tıklayın
2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – E. 2019/2407 K. 2021/2861 (Tarih: 01.02.2021)
- Makale Başlığı: “İşveren aleyhine dava açan işçiler tanık olarak dinlenebilir mi bu işçi-tanıkların beyanı ile karar verilebilir mi?”
- Kısa Açıklama: Tanık beyanlarının ihtiyatlı değerlendirilmesi ve salt bu beyanlarla hüküm verilemeyeceği belirtilir.
- Link: Kararın Tamamı İçin Tıklayın
Tam karar metinleri için Yargıtay’ın resmi sitesini (yargitay.gov.tr) de kontrol edebilirsiniz.
💬 Sonuç
Bu karar, işçi alacak davalarında tanık delilinin güçlendirilmesi ve taraflı tanık iddialarının sınırlarının çizilmesi bakımından emsal niteliğindedir.
Tanıkların yalnızca “aynı işverene karşı başka davalarda yer almaları” husumet gerekçesi sayılmayacak, somut husumet ilişkisi ispatlanmadıkça tanıklık beyanları geçerliliğini koruyacaktır.
🖊️ Kaynak:
📚 İzmir BAM 3. Hukuk Dairesi
2023/2628 E., 2025/1680 K., 25.09.2025
Paylaşan: @ertemlegal
Özgür Demir
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



