Araç değer kaybı hesaplamasında bilirkişi raporunun hangi esaslara dayanması gerektiği

Maddi Hasarlı Trafik Kazasında Araç Değer Kaybı Hesaplaması

Bu karar, araç değer kaybı hesaplamasında bilirkişi raporunun hangi esaslara dayanması gerektiğini açıkça ortaya koyan önemli bir Yargıtay 17. Hukuk Dairesi içtihadıdır (2016/4626 E., 2019/262 K.).
Aşağıda kararın özünü ve uygulamada ne ifade ettiğini sadeleştirerek açıklayayım:


🚗 Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/4626 E., 2019/262 K.

Konu: Maddi Hasarlı Trafik Kazasında Araç Değer Kaybı Hesaplaması


Olayın Özeti:

Davacı, aracına metrobüsün çarpması sonucu meydana gelen kazada, aracında değer kaybı oluştuğunu iddia ederek bu zararın tazminini talep etmiştir.
Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak kısmen kabul kararı vermiştir.


Yargıtay İncelemesi:

Dosya, davalı tarafların temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesince incelenmiştir.

Yargıtay, bilirkişi raporunun değer kaybı hesaplama yönteminin yanlış olduğunu belirterek kararı bozmuştur.


⚖️ Yargıtay’ın Gerekçesi:

Yargıtay’a göre araçtaki değer kaybı şu esaslara göre belirlenmelidir:

🔹 “Araç değer kaybı; aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış halindeki ikinci el piyasa değeri arasındaki farktır.”

Bilirkişi, bu farkı piyasa rayiçleri üzerinden objektif ve açıklamalı biçimde hesaplamalıdır.
Ancak mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporu bu kritere uygun hazırlanmadığından karar bozulmuştur.


Kararın Sonucu:

  • Davalıların diğer temyiz itirazları reddedildi.
  • Ancak bilirkişi raporu yanlış hesaplama yöntemiyle düzenlendiği için: ❌ Hüküm bozuldu.
  • Mahkemeye, yeniden piyasa rayiçleri esas alınarak ve önceki raporla çelişki giderilerek yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması talimatı verildi.

Kararın Uygulamadaki Önemi:

Bu karar, araç değer kaybı davalarında bilirkişi raporunun şekli ve içeriği bakımından yol göstericidir.

Yargıtay açıkça demektedir ki:

📌 Değer kaybı hesabı yalnızca aracın model yılı, kilometresi, yaşı veya parça değişimi üzerinden değil, kazadan önceki ve sonraki piyasa rayiç değer farkına göre yapılmalıdır.

Bu, özellikle eksper ve bilirkişi raporlarının denetiminde uygulamada sıkça kullanılan bir ölçüttür.


Özetle:

Unsur Yargıtay’ın Görüşü Değer kaybı hesabı Kaza öncesi – kaza sonrası ikinci el piyasa değeri farkına göre yapılmalı Bilirkişi raporu Denetime elverişli, açıklamalı ve çelişkileri giderilmiş olmalı Sonuç Hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması bozma nedenidir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi         

2016/4626 E.  ,  2019/262 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi hasarlı trafik kazası sonrası oluşan maddi zarar ve değer kaybının tazmini talebine ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili; 20/07/2012 günü saat 09.00 sıralarında davalı sürücü … sevk ve idaresindeki … işletmenleri AŞ’ye ait metrobüs aracı; müvekkil davacıya ait aracın sol ön kısmına şiddetli bir şekilde çarpmış ve bunun neticesinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kazaya maruz kalan aracını satmak istediğinde, araçta oluşan hasarlar sebebiyle emsallerin 20.000,00 TL altında fiyatlandırılmış olduğunu, trafik kazası sebebiyle aracında oluşan değer kaybı nedeniyle büyük zarara uğradığını kaza sonrası müvekkiline ait aracının darbeli ve boyalı hale gelmesinin, müvekkilinin hasarsızlık indirimlerinden faydalanmaması, aracın rayiç bedelinin düşmesi nedeniyle değer kaybının meydana geldiğini, bu değer kaybının tazmini, araçta meydana gelen değer kaybı sebebiyle bilirkişi raporuna göre arttırılmak üzere kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan … plakalı … aracının davacının iddia ettiği üzere % 100 kusurlu olmadığını, davalının müterafik kusuru ile iş bu
maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet vermiş olduğunu, davalının kusurunun mevcudiyeti ile ne derece kusurlu olduğu hususları iş bu yargılama kapsamında bilirkişilerce yapılacak tespitler neticesinde açıklığa kavuşacağını, kusurdan bağımsız olarak davacıya ait araçtaki değer kaybından kaynaklanan zararı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Vekili; söz konusu kaza nedeniyle davacıda oluşan maddi hasara ilişkin sigorta şirketi tarafından 23.830,00 TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin davacı sigortalıya karşı yaptığı ödeme nedeniyle müvekkiline rücu davası açtığını; müvekkilinin kusurlu olduğuna ilişkin beyanın doğru olmadığını, kullandığı metrobüs aracı ile seyir halindeyken bariyerlere çarpmış olduğunu ancak hasarlı araca çarpmadığını, meydana gelen hasardan müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını dolayısıyla hasar tutarından sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılar … ve … aleyhine açılan davasının kabulü ile 2.000,00 TL’nin kaza tarihin olan 20/07/2012 tarihinden itibaren; 3.725,00 TL’nin ise ıslah tarihi olan 05/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 5.725,00 TL’nin davalı … Kıdıl ve İETT’den tahsili ile davacıya verilmesine; davalı … AŞ aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; karar davalı … vekili ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … vekili ve davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, maddi hasarlı trafik kazası sonrası oluşan maddi zarar ve değer kaybının tazmini talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının tespiti, Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın hesaplama yapılarak sağlanmıştır. İlk alınan bilirkişi raporuyla çelişkili olan ve hükme esas alınan ek bilirkişi
raporunda belirtilen yöntemle değer kaybının tespit olunduğu rapora dayalı olarak hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre gerçek zarar miktarının belirlenmesi yönünden ayrıntılı, açıklamalı, denetime elverişli, önceki bilirkişi raporunun da irdelendiği bir rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekili ve davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’e geri verilmesine 16/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Karar Arama


  • Araç değer kaybı tazminatı
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararları
  • Bilirkişi raporuna itiraz
  • Trafik kazası değer kaybı
  • Araç rayiç değer farkı


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Scroll to Top