Danıştay Bozma Kararı Sonrası Bölge İdare Mahkemesinin Yetkisi ve Usul Farkı | 2025 Emsal Karar


Danıştay 4. Daire: Bozma Kararı Sonrası Bölge İdare Mahkemesinin Yetkisi ve Usul Farkı (2025/2428 E., 2025/4431 K.)

Danıştay 4. Daire 2025/2428 E., 2025/4431 K. kararında, bozma kararı sonrası bölge idare mahkemesinin vereceği kararların istinaf aşamasındaki kararlardan farklı usullere tabi olduğunu vurguladı.

Danıştay’a göre; eğer Bölge İdare Mahkemesi (BİM), istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak esasa ilişkin yeni bir karar vermişse, artık ilk derece mahkemesi kararı hukuken varlığını yitirir.
Bu durumda, Danıştay’ın bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama, artık istinaf incelemesi niteliğinde değildir.
Yani, bozma sonrası süreçte BİM’in görevi, yeniden bir “istinaf denetimi” yapmak değil, bozma gerekçesine uygun şekilde yeni bir hüküm kurmaktır.

Makale İçeriği


Kararın Özeti

T.C. Danıştay 4. Daire Başkanlığı, 15 Eylül 2025 tarihli ve 2025/2428 E., 2025/4431 K. sayılı kararında,
Danıştay’ın bozma kararı sonrası Bölge İdare Mahkemesi’nin (BİM) vereceği kararların, istinaf aşamasındaki kararlardan farklı usul ve sonuçlara tabi olduğunu açıkça vurguladı.

Karara göre, Danıştay bozma kararı verdiğinde, artık ilk derece mahkemesinin hukuki varlığı sona ermişse, Bölge İdare Mahkemesi’nin yeniden yaptığı inceleme “istinaf incelemesi” olarak değerlendirilemez.


Uyuşmazlığın Konusu

Dava, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bir akaryakıt istasyonunun işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir.

Davacı şirket, LPG lisansının alınmaması gerekçesiyle ruhsatın iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

İlk derece mahkemesi iptal kararı vermiş, ancak bu karar Bölge İdare Mahkemesi tarafından kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Danıştay, önce bu kararı bozmuş, ardından BİM bozma kararına uyarak yeni bir karar vermiştir.
Ancak Danıştay 4. Daire’ye göre, bu süreçte usule aykırılık yapılmıştır.


Danıştay 4. Daire’nin Değerlendirmesi

Danıştay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. ve 50. maddelerine atıfta bulunarak şu tespiti yapmıştır:

“Danıştay’ın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesi’nin vereceği kararlar, istinaf aşamasında verilen kararlardan farklı usullere ve sonuçlara bağlanmıştır.”

Buna göre:

  • Eğer BİM istinaf incelemesi sonunda ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış ve esasa ilişkin yeni bir karar vermişse,
    artık ilk derece mahkemesi kararı hukuken ortadan kalkar.
  • Dolayısıyla Danıştay’ın bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama, artık istinaf incelemesi niteliğinde değildir.

Danıştay bu gerekçeyle, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını usul yönünden hukuka aykırı bularak bozmuştur.


İstinaf ve Temyiz Arasındaki Usul Farkı

Kriter | İstinaf (Bölge İdare Mahkemesi)  | Temyiz (Danıştay)

İnceleme Alanı Hukukilik ve kısmen olgular Sadece hukukilik (usul ve kanun)

Karar Türü Onama, kaldırma, yeniden karar Onama veya bozma

Bozma Sonrası Yetki Yeniden esas hakkında karar verebilir Bozma sonrası dosya ilgili mercie gönderilir

Bozma Kararının Etkisi İlk derece kararı ortadan kalkabilir İlgili merci yeniden karar verir


Kararın Önemi ve Sonuç

Bu karar, idari yargıda temyiz ve istinaf ayrımının sınırlarını belirlemesi açısından büyük önem taşıyor.
Danıştay, bozma kararından sonra Bölge İdare Mahkemesinin hangi usulü izlemesi gerektiğini netleştirmiştir.

📌 Sonuç olarak:

  • İlk derece mahkemesi kararı ortadan kalktıysa, artık “istinaf” değil “yeniden yargılama” süreci vardır.
  • Bölge İdare Mahkemesi, bu durumda geçerli bir ilk derece kararı varmış gibi davranarak istinaf kararı veremez.
  • Bu tür hatalar, usul yönünden bozma sonucunu doğurur.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Danıştay’ın bozma kararı bağlayıcı mıdır?
Evet. Danıştay bozma kararı verdiğinde, alt derece mahkemesi bu karara uyabilir veya direnebilir. Ancak uyarsa, karar gerekçesine uygun şekilde yeniden yargılama yapmak zorundadır.

2. Bozma sonrası Bölge İdare Mahkemesi ne yapar?
Dosyayı öncelikle inceler, gerekiyorsa eksik tahkikatı tamamlar ve yeni bir karar verir. Ancak bu aşamada ilk derece kararı geçerli değilse, “istinaf” prosedürü uygulanmaz.

3. Bu karar hangi alanda emsal teşkil eder?
Tüm idari yargı mercileri açısından emsal niteliğindedir. Özellikle belediye işlemleri, ruhsat iptalleri, imar uyuşmazlıkları ve enerji lisans davalarında uygulanabilir.


📚 Kaynak ve Karar Bilgileri

  • Danıştay 4. Daire, 2025/2428 E., 2025/4431 K.
  • Karar Tarihi: 15.09.2025
  • Konu: Bozma kararı sonrası bölge idare mahkemesi kararlarının usul farkı
  • İlgili Kanun: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 45, 50

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         

2025/2428 E.  ,  2025/4431 K.


“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2428
Karar No : 2025/4431

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Akaryakıt Dağıtım Pazarlama Nakliye Yapı İnşaat Tekstil Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
(Önceki davacı … İnş. Petrol Ürünleri Tekstil Gıda Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa ili, Yıldırım İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:… adresinde ve tapuda 1460 ada, … nolu parselde kayıtlı taşınmazda faaliyet gösteren akaryakıt satış istasyonu sahibi davacı şirket tarafından, ”ruhsatın teslim edildiği tarihten itibaren on (10) işgünü içerisinde LPG lisansını alması” koşulu ile düzenlenmiş olan … tarih ve … sayılı ”LPG Satış İstasyonu” faaliyet konulu işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin LPG (Otogaz) Bayilik lisansının sonlandırılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırılığının yargı kararı ile saptanmış olması karşısında, LPG (Otogaz) Bayilik lisansının sonlandırılması sebebine dayanılarak davacı şirketin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 37. maddesinde, şehir içi veya şehirlerarası trafiğe açık yollarda aynı istikamette iki akaryakıt ve/veya otogaz istasyonu arasındaki mesafe, aynı yönde olmak üzere; şehirlerarası yollarda on, şehir içi yollarda bir kilometreden az olamayacağının hüküm altına alındığı, davacı şirket adına düzenlenen 18/07/2016 tarihli asgari mesafe tespit tutanağının hukuka aykırılığının yargı kararıyla kesin olarak tespit edilip iptal edildiği, davacı şirket tarafından … tarih ve … numaralı bayilik lisansının sonlandırılmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Daire Başkanlığının … tarihli ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptaline karar veren İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği belirtilerek, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesince verilen kararının kaldırılmasına ve davanın reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 28/11/2023 tarih ve E:2023/7402, K:2023/6616 sayılı kararıyla “5393 sayılı Belediye Kanunu’nun yukarıda aktarılan 80. maddesinde yer alan ‘Akaryakıt istasyonlarına izin verilmesi için nazım imar plânında akaryakıt istasyonu olarak gösterilmesi şarttır.’ hükmü uyarınca, iki akaryakıt ve/veya LPG istasyonu arasındaki mesafe belirlenirken imar planlarında ilk defa hangi taşınmazın akaryakıt/LPG satış istasyonu olarak ayrıldığının dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla, bu kapsamda yapılacak araştırma sonucunda bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulması üzerine, İdare Dava Dairesince bozmaya uyularak, bu kapsamda yapılan ara karara cevaben gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde davacı … Limited Şirketi tarafından işletilen istasyonun bulunduğu … ada, … parsel sayılı taşınmazın Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla, dava dışı … Akaryakıt LPG Dönüşüm Sistemleri Petrol Turizm Taşımacılık ve Ticaret Limited Şirketine ait istasyonun bulunduğu … ada, … parsel sayılı taşınmazın ise Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla nazım imar planında akaryakıt/LPG satış istasyonu olarak ayrıldığı görüldüğünden, İdare Mahkemesi kararı sonucu itibarıyla hukuka uygun görülmediği gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın süresinde açılmadığı, davacı şirket adına düzenlenen asgari mesafe tespit tutanaklarının yargı kararıyla iptal edildiği, LPG lisansının bulunmaddığı, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmüne, 4. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un “Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem” başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, “Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir.” hükmüne, 3. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir.” kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin, bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle inceleyerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi halinde ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle Danıştay’ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkeme kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi yolunda verilen kararın bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararına uyularak, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda usul yönünden hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay Kararları 2025, İdari Yargılama Usulü, İstinaf ve Temyiz Farkı, Bölge İdare Mahkemesi, Bozma Kararı, Akaryakıt Ruhsat Davası



SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Scroll to Top