Avukatın Mazeretsiz Olarak Duruşmaya Katılmaması Suç Teşkil Eder mi?
Avukatın mazeretsiz şekilde duruşmaya katılmaması, her durumda ceza sorumluluğu doğuran bir fiil değildir. Bu tür bir eylemin Türk Ceza Kanunu’nun 257/2. maddesi kapsamında ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçu oluşturabilmesi için belirli objektif şartların gerçekleşmesi gerekir.
1. TCK m. 257/2 Kapsamında Değerlendirme
TCK’nın 257/2. maddesine göre:
“Görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek,
kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan
ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi
cezalandırılır.”
Yargıtay içtihatlarında avukatlar, yargısal faaliyetin bir parçası olmaları sebebiyle kamu görevlisi sayılmakta ve bu madde kapsamında değerlendirilmektedir.
Ancak sırf duruşmaya katılmamak, tek başına suçun oluşumu için yeterli değildir.
2. Objektif Cezalandırma Şartı: Hak Kaybı veya Zarar
Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin yerleşik uygulamasına göre;
- Avukatın mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması,
- Mağdurun/katılanın herhangi bir hak kaybına uğramamasına,
- Kamu zararının doğmamasına
- Kişilere haksız bir menfaat sağlanmamasına
neden olmamışsa, objektif cezalandırma şartı gerçekleşmez.
📌 Yargıtay 5. CD, 2025/6195 K. kararında açıkça şu sonuca varılmıştır:
“Avukat olan sanığın mazeretsiz olarak katılmadığı duruşmalarda
mağdur/katılan herhangi bir hak kaybı yaşamamışsa,
objektif cezalandırma şartı gerçekleşmediğinden
sanığın beraatine karar verilmesi gerekir.”
Bu nedenle, somut bir mağduriyet veya zarar ortaya konulmadan verilen mahkûmiyet kararları hukuka aykırıdır.
3. Somut Olayda Yargıtay’ın Bozma Gerekçesi
Karara konu olayda:
- Sanık avukat hakkında
TCK 257/2, 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca
75 gün karşılığı 1.500 TL adli para cezası, - TCK 53/5 uyarınca
90 gün süreyle avukatlık hak ve yetkilerinden yoksun bırakılma kararı verilmiştir.
Ancak Yargıtay;
- Mağduriyetin somut olarak ortaya konulmamasını,
- Objektif cezalandırma şartının gerçekleşmediğini,
- Ayrıca TCK 53/5 uyarınca belirlenen hak yoksunluğu süresinin, verilen ceza miktarını aşacak şekilde tayin edilmesini
hukuka aykırı bulmuş ve mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.
📌 Yargıtay’a göre;
TCK 53/5 kapsamında uygulanacak hak yoksunluğu süresi,
adli para cezasına esas alınan gün sayısını aşamaz.
4. Suçun Oluştuğu İstisnai Haller
Buna karşılık, Yargıtay bazı durumlarda ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunun oluştuğunu kabul etmektedir.
Örneğin;
- Avukatın mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması,
- Bu nedenle dosyanın işlemden kaldırılması,
- Süresi içinde yenileme talebinde bulunulmaması,
- Sonuçta davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi
hallerinde, müvekkilin açık hak kaybına uğraması sebebiyle suçun oluştuğu kabul edilmektedir.
📌 Yargıtay 5. CD, 2024/11573 K.
5. Yetersiz Gerekçe Nedeniyle Bozma Uygulaması
Yargıtay, benzer dosyalarda verilen birçok mahkûmiyet kararını;
- Objektif cezalandırma şartının nasıl gerçekleştiğinin açıklanmaması,
- Mağduriyetin somut ve denetime elverişli şekilde ortaya konulmaması,
- Karar gerekçesinin soyut ve genel ifadelerle sınırlı kalması
nedenleriyle yetersiz gerekçe sebebiyle bozmaktadır.
Sonuç
🔹 Avukatın mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması her durumda suç değildir.
🔹 Somut hak kaybı, kamu zararı veya haksız menfaat yoksa ceza sorumluluğu doğmaz.
🔹 Mahkûmiyet için objektif cezalandırma şartının açıkça ispatlanması gerekir.
🔹 Hak yoksunluğu kararları, verilen cezanın kanuni sınırlarını aşamaz.
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.





