Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi İcra Takip Programı Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası 2026

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası 2026
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası 2026
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası 2026: TBK m.350 ve 351 Kapsamlı Rehber (Dava Şartları, Süreler, Deliller)
Kira Hukuku TBK m.350–351 2026 Güncel

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası 2026: Dava Şartları, Süreler, Arabuluculuk ve Delil Rehberi (TBK m.350 ve 351)

sanalhukuk.org editörü Mayıs 2026 Kira Hukuku | TBK | Tahliye

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası, ev sahibinin ya da taşınmazı sonradan edinen yeni malikin, kiracının oturduğu konuta veya işyerine kendisi ya da kanunda sınırlı sayıda belirtilmiş yakınları için gerçek ve zorunlu bir ihtiyaç duyması hâlinde kira sözleşmesini mahkeme yoluyla sona erdirebildiği, Türk kira hukukunun en çok başvurulan tahliye sebeplerindendir. Hukuki dayanağını Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 350. ve 351. maddelerinden alan bu dava türü, hem kiraya veren hem de taşınmazı sonradan edinen yeni malik açısından öngörülmüştür.

Bu rehber, ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açacak ya da bu davaya muhatap kalacak kişilerin bilmesi gereken tüm dava şartlarını — görev ve yetki kurallarından süre hesabına, arabuluculuk zorunluluğundan ihtiyacın ispat kriterlerine — tek sayfada ve pratik bir kontrol listesi mantığıyla ele almaktadır.

1. Genel Çerçeve: TBK m.350 ve m.351 Nedir?

TBK m.350/1-b.1, kiraya verenin kira sözleşmesini; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu bulunması hâlinde dava yoluyla sona erdirebileceğini öngörmektedir. TBK m.351 ise aynı hakkı taşınmazı sonradan edinen yeni malike de tanımakta; bu kişi edinme tarihinden itibaren bir ay içinde kiracıya yazılı bildirimde bulunmak koşuluyla edinme tarihinden altı ay sonra tahliye davası açabilmektedir.

Her iki hükmün ortak paydası şudur: İleri sürülen ihtiyacın gerçek, samimi, zorunlu ve devamlı nitelikte olması; soyut bir plandan, ekonomik beklentiden ya da yakın gelecekte doğması tasarlanan bir düşünceden ibaret olmaması gerekir. Yargıtay, bu kriterleri istikrarlı biçimde uygulayan kararlarıyla ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarının olmazsa olmazlarını netleştirmiştir.

2. Görev ve Yetki

2.1. Görevli Mahkeme

Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi’dir (HMK m.4/1-a). İhtiyaç nedeniyle tahliye davası bu genel kural kapsamındadır; asliye hukuk mahkemesinde dava açılması görevsizlik kararıyla sonuçlanır.

Dava Kontrol: Görev
Kontrol: Dava görevli olan sulh hukuk mahkemesinde açılmış mı?
Sonuç: Dava görevli mahkemede açılmamış ise görevsizlik kararı verilir.

2.2. Yetkili Mahkeme

Kira davalarında yetkili mahkeme, kiralananın bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki kuralı, tarafların sözleşmede aksi yönde anlaşmasına olanak tanımayan kesin yetki niteliğindedir. Yetki itirazı, davalı tarafından ilk itiraz olarak esasa cevap süresi içinde ileri sürülmelidir; bu süre geçirildiğinde yetki itirazı reddedilir.

Dava Kontrol: Yetki
Kontrol: Dava yetkili mahkemede açılmış mı?
Sonuç: Yetki itirazı varsa ve dava yetkili mahkemede açılmamış ise yetkisizlik kararı verilir.

3. Dava Açma Süreleri

İhtiyaç nedeniyle tahliye davasında süre kuralları kamu düzeninden sayılmakta; mahkeme bu süreleri resen denetlemektedir. Tarafların süre konusundaki anlaşmaları ya da davalının süreye itiraz etmemiş olması, davanın süre yönünden reddi gereken hâllerde sonucu değiştirmez.

3.1. Kiraya Veren Açısından Süre (TBK m.350)

Dava, kira sözleşmesinin sona erme tarihinden itibaren bir ay içinde açılmalıdır. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise TBK m.328’de fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde dava yoluna gidilmelidir.

TBK m.353 ile Süre Uzatımı: Kiraya veren, dava açma için öngörülen süre dolmadan ya da en geç o sürenin dolduğu tarihte dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bu bildirimi izleyen uzayan bir kira yılının sonuna kadar uzar. Bu nedenle uygulamada, sözleşme bitimini takip eden bir ay dolmadan ya da en geç o tarihte ihtarname gönderilmesi, dava hakkının bir kira yılı boyunca korunması açısından stratejik bir adımdır.

3.2. Yeni Malik Açısından Süre (TBK m.351)

Taşınmazı sonradan edinen yeni malik için iki farklı süre yolu mevcuttur:

1. Yol — Erken Bildirim Edinme tarihinden itibaren 1 ay içinde kiracıya yazılı bildirim + bildirimden 6 ay sonra tahliye davası. Dava altı ayın hemen sonunda açılmak zorunda değildir; sözleşme sonuna kadar açılabilir. Ancak edinmeyi izleyen bir aylık bildirim süresi hak düşürücüdür; sonradan telafisi mümkün değildir.
2. Yol — Sözleşme Sonu Yeni malik, erken bildirim yapmak yerine mevcut kira sözleşmesinin bitiş tarihini bekleyip sözleşme süresinin bitiminden itibaren 1 ay içinde dava açabilir. Bu yolda 6 aylık bekleme süresi gerekmez.
Kritik Yargıtay Uyarısı
Yeni malik edinme tarihinden itibaren bir ay içinde bildirimde bulunmuş ancak 6 aylık süre dolmadan dava açmışsa, dava süresinden reddedilir (Yargıtay 3. HD, 2019/1642 E., 2019/2625 K.). Süre hesabında edinme gününün de hesaba katıldığını (gün dahil) unutmamak gerekir.

4. Arabuluculuk Dava Şartı ve Başvuru Zamanı

7445 sayılı Kanun ile 2023 yılında getirilen zorunlu arabuluculuk düzenlemesi uyarınca ihtiyaç nedeniyle tahliye davaları da dahil olmak üzere tüm kira uyuşmazlıkları, dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartına tâbi kılınmıştır (HUAK m.18/B).

4.1. Arabuluculuk Dava Şartı

Arabuluculuk başvurusu yapılmadan ya da süreç tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir. Arabuluculukta uzlaşı sağlanamamış olması ise davayı sürdürmek için yeterlidir; anlaşmazlık arabuluculukla çözüme kavuşturulamazsa son tutanakla dava hakkı doğar.

Dava Kontrol: Arabuluculuk
Kontrol: Arabuluculuk dava şartı yerine getirildi mi?
Sonuç: Arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiş ise dava usulden reddedilir.

4.2. Arabuluculuk Başvurusunun Zamanlaması

İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında arabuluculuğun dava açma süresi içinde tamamlanmış olması gerektiği görüşü mahkeme içtihatlarında öne çıkmaktadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2025/3048 sayılı kararı, dava açma süresi içinde arabuluculuk başvurusu yapılmadığı takdirde davanın reddine karar verilebileceğini teyit etmektedir.

⚠

Pratik Uyarı: Kira sözleşmesinin bitiminden itibaren başlayan bir aylık dava süresi işlemeye başlamadan — ya da en geç bu süre içinde — arabuluculuk başvurusunu tamamlamak, hak kaybı riskini ortadan kaldırmanın en güvenli yoludur. Süre dolmadan başlatılıp tamamlanan arabuluculuk sürecinin ardından kalan süre varsa dava açılabilir; süre dolmuşsa hak düşürücü süreye ilişkin sorun gündeme gelir.

5. Sözleşme Türü: Konut ve Çatılı İşyeri Şartı

TBK m.350 ve m.351 yalnızca konut ve çatılı işyeri kiraları için uygulanır. Taraflar arasında konut ya da çatılı işyeri niteliği taşıyan bir taşınmaza ilişkin geçerli bir kira sözleşmesi bulunmalıdır. Genel/adi kira veya ürün kirasına dair sözleşmelerde bu hükümler uygulanamayacağından dava reddedilir.

Dava Kontrol: Sözleşme
Kontrol: Taraflar arasında konut ve çatılı işyeri kira sözleşmesi var mı?
Sonuç: Yoksa ya da sözleşme farklı nitelikteyse dava reddedilir. Aynı dava hem konut hem işyeri için açılabilir.

6. Davacı: Kim Dava Açabilir?

Dava hakkı kiraya verene aittir; ihtiyaç sahibi olan yakın bizzat dava açamaz. TBK m.350 uyarınca davacı kiraya verenin aşağıdaki kişilerin ihtiyacı için dava açabilmesi mümkündür:

  • Kiraya verenin kendisi
  • Eşi
  • Altsoyu (çocukları, torunları ve onların çocukları)
  • Üstsoyu (anne, baba, büyükanne, büyükbaba)
  • Kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler — Yargıtay, TMK m.364’teki nafaka yükümlülüğüne dayanarak kardeşlerin de bu kapsamda değerlendirilebileceğini kabul etmektedir (Yargıtay 6. HD, 2014/12439 E., 2014/12928 K.)

Kiraya veren olmayan salt malik de Yargıtay içtihadıyla bu davayı açabilmektedir. Buna karşılık, ihtiyaç sahibi bizzat yukarıdaki listede yer almayan bir yakınsa tahliye davası açılamaz; örneğin kardeşin kanunen bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamında değerlendirilebilmesi için somut nafaka yükümlülüğünün varlığının ispatı gerekir.

Dava Kontrol: Davacı
Sonuç: İhtiyaç sahibi değil, kiraya veren davayı açmalıdır. Kiraya veren olmayan malik ise bu davayı kendi ihtiyacı için açabilir.

7. Birlikte Kiraya Verenlik ve Birlikte Kiracılık

Taşınmazın birden fazla kiraya vereni ya da kiracısı bulunduğu hâllerde zorunlu dava arkadaşlığı (HMK m.59) kuralları devreye girmektedir.

Durum Arabuluculuk Aşaması Dava Aşaması Sonuç
Birlikte kiraya verenlik Tüm kiraya verenler yer almalı Tüm kiraya verenler birlikte açmalı Uyulmazsa dava reddedilir
Birlikte kiracılık Tüm kiracılar yer almalı Tüm kiracılara karşı açılmalı Uyulmazsa dava reddedilir

Yargıtay, birlikte kiraya verenlik varken tüm kiraya verenlerin davacı sıfatıyla yer almadığı, ya da birlikte kiracılık varken tüm kiracılara karşı dava açılmadığı hâllerde davayı usul yönünden reddetmektedir.

8. Tapuya Şerh Engeli

Kira sözleşmesi tapu kütüğüne şerh edilmişse, taşınmazı sonradan satın alan yeni malik bu şerhle bağlıdır. Şerhli sözleşmenin süresince yeni malik, ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açamaz. Bu engel yalnızca yeni malik için geçerlidir; eski kiraya veren sözleşmeyi bizzat akdettiğinden onun dava hakkı etkilenmez.

Dava Kontrol: Şerh
Kontrol: Kira sözleşmesi tapuya şerh edilmiş mi?
Sonuç: Kira sözleşmesi tapuya şerh edilmişse yeni malik ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açamaz.

9. İhtar Zorunluluğu

İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında ihtar zorunluluğu kural olarak yoktur. Ancak iki önemli istisna mevcuttur:

  • Sözleşmede ihtar şartı öngörülmüşse: Taraflar kira sözleşmesinde, fesih ya da tahliye için belirli bir ihtar koşulu kararlaştırmışsa bu şarta uyulması zorunludur. Aksi takdirde dava reddedilir.
  • TBK m.353 kapsamında süre uzatma amacıyla: Kiraya veren, dava açma süresini bir kira yılı uzatmak istiyorsa dava açma süresi içinde ya da öncesinde kiracıya yazılı bildirimde bulunmalıdır.

10. İhtiyacın Niteliği: Gerçeklik, Samimiyet, Zorunluluk, Süreklilik

İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarının esasında aranan en kritik şart, ihtiyacın gerçek, samimi, zorunlu ve sürekli olmasıdır. Yargıtay bu dört kriteri yorumlarken dar bir yaklaşım benimsemekte; soyut, spekülatif ya da salt ekonomik motivasyona dayanan ihtiyaç iddialarını tahliye sebebi olarak kabul etmemektedir.

Gerçeklik
Gündelik hayatta fiilen karşılığı olan, hayali ya da varsayımsal olmayan somut bir ihtiyaç olmalıdır. Kiraya verenin yaşayabileceği boş bir konutu varsa ya da evi satılığa çıkarmışsa, ihtiyacın gerçekliği sorgulanır.
Samimiyet
İhtiyaç, tahliyeden ekonomik kazanç sağlama (daha yüksek kira bulma) gibi örtük bir amaca araç kılınmamalıdır. Mahkemeler somut koşulları değerlendirerek samimi olmayan ihtiyaç iddialarını reddetmektedir.
Zorunluluk
Henüz doğmamış ya da gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı ihtiyaç, tahliye sebebi kabul edilemez (Yargıtay 6. HD, 2005/8261 E., 2005/9755 K.). İhtiyacın dava tarihinde mevcut ve zorunlu olması gerekir.
Süreklilik
Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye sebebi yapılamaz. Ayrıca ihtiyacın yalnızca dava tarihinde değil, yargılama boyunca da devam etmesi zorunludur (Yargıtay 3. HD, 2017/8919 E., 2018/4322 K.).

11. İhtiyaç Sahibinin Tüzel Kişi Olması

İhtiyaç sahibinin ticaret şirketi gibi tüzel kişi bir yapı olduğu durumlarda ihtiyaç nedeniyle tahliye davası kural olarak reddedilir. Zira bu dava türü kişisel kullanma zorunluluğuna dayanmakta olup tüzel kişi tacirler için bu mekanizma öngörülmemiştir.

Bununla birlikte iki ayrık durum söz konusudur: Davacı zaten tüzel kişi tacirse, dava bu nedenle reddolunmaz (yani o kişi açısından dava tüzel kişi sıfatına rağmen mümkündür). Öte yandan davacı, ihtiyaç sahibi tüzel kişinin ortağı olduğu adi şirket için dava açabilmektedir.

Dava Kontrol: Tüzel Kişi
İhtiyaç sahibi tüzel kişi olan ticaret şirketi ise dava red. Davacı tüzel kişi tacirken bu nedenle red olmaz. Davacı ortağı olduğu adi şirket için davayı açabilir.

12. İhtiyaç Sahibinin Kirada Olması ve Reşit Olma Durumu

12.1. İhtiyaç Sahibinin Kirada Olması

İhtiyaç sahibinin hâlihazırda kirada oturması, ihtiyacın gerçekliği açısından güçlü bir karine oluşturmaktadır. Yargıtay, ihtiyaçlının kirada olması hâlinde ihtiyacın kural olarak kabul edileceğini benimsemektedir. Aksine, ihtiyaçlının oturduğu başka bir konuta sahip olması, ihtiyacın samimi olmadığına işaret edebilir.

Dava Kontrol: Kirada Olma
İhtiyaç sahibi kirada ise dava kabul; sahibi olduğu başka konut varsa mahkemece somut koşullar değerlendirilir.

12.2. İhtiyaç Sahibinin Reşit Olması

Davacı ihtiyaç sahibinin reşit bir birey (18 yaşını doldurmuş) olması hâlinde, reşit kişi ailesiyle birlikte oturmaya zorlanamayacağından ihtiyacın var olduğu kabul edilerek dava kabul edilmektedir. Bu, özellikle evlenen ya da ayrı yaşama kararı alan yetişkin çocukların ihtiyacı söz konusu olduğunda uygulama bulan bir ilkedir.

13. Delil Rehberi

İhtiyaç nedeniyle tahliye davasında güçlü bir delil dosyası oluşturmak, davanın seyrini belirleyen en kritik unsurdur. Aşağıda başlıca delil türleri ve işlevleri açıklanmıştır.

Delil İşlevi ve Önemi
Kira Sözleşmesi Taraflar arasındaki kira ilişkisini ispata yarar; kira ilişkisinin varlığı, başlangıç tarihi, süresi ve kira bedeli bu belgeyle ortaya konur. Kira sözleşmesi ispat edilemezse dava reddedilir. Sözleşmenin yıllık bedeli HMK m.200’deki parasal sınırın üzerindeyse tanıkla ispatı mümkün değildir.
Yazılı İhtar ve Tebliğ Belgeleri Sözleşmede ihtar şartı öngörülmüşse ya da TBK m.353 uyarınca süreyi uzatmak amacıyla ihtar gönderilmişse, ihtar ve tebliğ belgelerinin delil olarak sunulması zorunludur. Tebliğin gerçekleştiğini ispatlayan belge (noter şerhli ihtarname veya taahhütlü tebligat belgesi) dosyaya konulmalıdır.
Sağlık Raporları İhtiyaç sahibinin hastalık, yaşlılık veya engellilik gibi nedenlerle konuta özel ihtiyaç duyduğunu ispat etmek için sağlık raporları güçlü bir delil işlevi görür; örneğin yaşlı bir ebeveynin ihtiyaçlının yanında yaşaması gerektiğini gösteren doktor raporu.
Tanık Sözleşmenin varlığı ve ihtiyacın gerçekliği yıllık kira bedeli HMK m.200’deki sınırın altında kaldığı takdirde tanıkla ispatlanabilir. İhtiyacın gerçek ve samimi olduğuna dair davacı tanığı dinletilebileceği gibi, ihtiyacın varolmadığına dair davalı tanığı da dinletilebilir. Mahkeme ihtiyacın varlığını her somut olayda ayrıca değerlendirir.

Ek Delil Önerileri

  • Tapu kaydı ve nüfus müdürlüğü kayıtları: İhtiyaç sahibinin başka taşınmazı bulunmadığını ya da oturduğu yere ilişkin adresi ispatlamak için kullanılabilir.
  • Kira sözleşmeleri (ihtiyaç sahibinin kiracı olduğunu gösterir): İhtiyaçlının kirada oturduğunu kanıtlamak için mevcut kira sözleşmesi dosyaya sunulmalıdır.
  • Fotoğraf ve teknik belgeler (işyeri ihtiyacında): Taşınmazın işyeri faaliyeti için uygunluğunu ve mevcut işyerinin yetersizliğini ortaya koyan belgeler ihtiyacın zorunluluğunu destekler.

14. Sıkça Sorulan Sorular

Ev sahibi ihtiyaç nedeniyle tahliye davası kazanırsa kiracı ne zaman çıkmak zorunda?

Mahkeme kararının kesinleşmesinin ardından kiracıya tahliye için makul bir süre tanınmaktadır. Karar icra yoluyla infaz edilmek istendiğinde İİK m.26 uyarınca tahliye emri tebliğ edilir; kiracının bu emirden itibaren 15 gün içinde taşınmazı boşaltması gerekir.

Ev sahibi ihtiyaç nedeniyle tahliye ettirdiği kiracıyı ne kadar süre sonra yeniden kiraya verebilir?

TBK m.355 uyarınca kiraya veren, tahliyeden sonraki üç yıl içinde tahliye edilen kiracıya bildirimde bulunmaksızın aynı taşınmazı başkasına kiralayamaz ya da tahliyedeki amacın dışında kullanamaz. Bu yasağa aykırılık hâlinde eski kiracı, son kira yılında ödediği bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat talep edebilir.

Kira sözleşmesinin süresi dolmamışsa ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılabilir mi?

Hayır. Belirli süreli kira sözleşmelerinde dava yalnızca sözleşme süresinin sona erdiği tarihten başlayarak bir ay içinde açılabilir. Süre dolmadan dava açılması, süre dolana kadar hakkın kullanılamamasından dolayı dava açma hakkını ortadan kaldırmaz; sözleşme süresi dolduğunda usulüne uygun dava açılabilir.

Yeni malik ilk ayda bildirim yapmayı unuttuysa ne yapabilir?

Edinmeden itibaren bir aylık bildirim süresi hak düşürücüdür; bu süreyi geçiren yeni malik TBK m.351’in birinci yolunu artık kullanamaz. Ancak ikinci yolu — yani mevcut kira sözleşmesinin bitiş tarihini bekleyerek sözleşme süresinin sonundan itibaren bir ay içinde dava açmayı — hâlâ kullanabilir.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası açılabilmesi için sözleşmede ihtar şartı var mı?

Kural olarak ihtar zorunluluğu yoktur. Ancak sözleşmede kiraya verenin, fesih öncesinde belirli bir süre öncesinde bildirimde bulunacağına dair bir şart kararlaştırılmışsa bu şarta uyulması gerekir; aksi hâlde dava usulden reddedilir.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası ne kadar sürer?

Mahkemenin iş yoğunluğuna ve dosyanın karmaşıklığına bağlı olarak ortalama 3 ila 12 ay arasında değişmektedir. Arabuluculuk aşaması, delil toplama süreçleri ve bilirkişi incelemeleri bu süreyi uzatabilir. İstinaf ve temyiz aşamaları ayrıca 1-2 yıl daha ekleyebilir.

Tüzel kişi ticaret şirketi ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir mi?

Ticaret şirketinin bizzat ihtiyaç sahibi olduğu öne sürülürse bu dava kural olarak reddedilir. Buna karşın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tüzel kişi tacir kiraya verenin kendi ihtiyacı için bu yola başvurabildiği durumlarda davayı reddetmemektedir. Davalı ise her koşulda kiracıdır.

Kira Hukuku Rehberleri

İhtiyaç ihtarnamesi, yeni malik ihtarı ve Yargıtay kararları için ilgili sayfalara ulaşın.

İhtarname Örneği Yeni Malik İhtarı Yargıtay Kararları
Bu makale yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. TBK m.350 ve m.351 kapsamındaki içtihat bilgileri, yazının hazırlandığı tarih (Mayıs 2026) itibarıyla geçerli Yargıtay kararlarına dayandırılmaktadır. İçtihadın her zaman gelişime açık olduğunu ve hukuki durumunuzun kendi özgün koşullarına göre farklı değerlendirilebileceğini hatırlatırız. Kira uyuşmazlığınız için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Scroll to Top