Bu tek cümle, milletvekilliği ile avukatlık arasındaki ilişkiyi tartışmasız biçimde kapatan temel normdur. Yasa koyucu, m. 12/a’da milletvekilliğini “birleşen işler” arasında saymış olsa da; 2001 yılında m. 43’e eklenen bu hükümle mesele kesin çözüme kavuşturulmuştur.
Giriş: Neden Bu Soru Önemli?
Türkiye’de hukuk fakültesi mezunu pek çok milletvekili bulunmaktadır. Bu milletvekilleri aynı zamanda baro levhasına kayıtlı avukatlardır. Gündemin belirli dönemlerinde — özellikle kamuoyunda ilgi gören davalarda — milletvekili-avukatların duruşmalara girip giremeyeceği ya da sanıklara müdafi olup olamayacağı sorusu yeniden gündeme taşınmaktadır.
Bu sorunun yanıtı tek bir kanun maddesine değil; birbiriyle kesişen üç ayrı hukuki düzenlemeye bakmayı gerektirmektedir: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 11., 12. ve 43. maddeleri ile 3069 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği ile Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanun’un 2. ve 3. maddeleri.
Aşağıda bu düzenlemelerin tamamını, aralarındaki ilişkiyi, boşanma-ceza-hukuk davalarındaki pratik uygulamayı ve ihlal halinde ortaya çıkabilecek sonuçları, örnek dilekçelerle birlikte ele alıyoruz.
İlgili Kanun Hükümleri
Avukatlık Kanunu Madde 11 — Avukatlıkla Birleşemeyen İşler
“Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya meslekin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan her türlü iş avukatlıkla birleşemez.”
Kaynak: 1136 s. Avukatlık Kanunu, m. 11 — mevzuat.gov.tr
Avukatlık Kanunu Madde 12/a — Milletvekilliği İstisnası
“Aşağıda sayılan işler 11. madde hükmü dışındadır: a) Milletvekilliği, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliği…”
⚠️ Bu bent, 2001 yılında m. 43’e eklenen yasak hükmüyle birlikte değerlendirilmelidir. M. 12/a tek başına “avukatlık yapılabilir” anlamına gelmez.
⚖️ Avukatlık Kanunu Madde 43 Son Fıkrası — Kesin Yasak Hükmü
Ekleme: 2/5/2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanun m. 29 · Kaynak: mevzuat.gov.tr
3069 Sayılı Kanun Madde 2 — Kamu Kurumlarında Vekâlet Yasağı
“TBMM üyeleri; Devlet ve diğer kamu tüzelkişileri ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve bunların doğrudan ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda vekili olamazlar, yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar, taahhüt işlerini kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar.”
3069 Sayılı Kanun Madde 3 — Unvan Kullanım ve Ek Yasaklar
“TBMM üyeleri; m. 2’de belirtilen kurum ve kuruluşlarda ücret karşılığı iş takipçiliği, komisyonculuk ve müşavirlik yapamazlar; Devletin şahsiyetine karşı suçlar ile zimmet, ihtilas, irtikap, kaçakçılık gibi Devletin maddi çıkarlarıyla ilgili davalarda Devlet aleyhine vekil olamazlar; serbest mesleklerini icrada milletvekilliği unvanlarını kullanamazlar.”
Kanunlar Arasındaki İlişki: Zaman İçinde Nasıl Değişti?
1136 sayılı Avukatlık Kanunu 1969’da yürürlüğe girdiğinde m. 12/a, milletvekilliğini avukatlıkla birleşen işler arasında saymıştır. O dönemde yasak yalnızca 3069 sayılı Kanun üzerinden kısmi biçimde uygulanmaktaydı: milletvekilleri özel kişiler arasındaki davalara girebiliyordu, yalnızca kamu kurumları aleyhine vekâlet alamıyordu.
2001 yılında 4667 sayılı Kanun ile m. 43’e eklenen son fıkra bu tartışmayı tamamen kapattı. “Milletvekilleri, milletvekilliği süresince avukatlık yapamazlar” hükmü artık istisnasız, mutlak bir yasaktır. Özel-kamu ayrımı, dava türü ayrımı veya siyasi konjonktür ne olursa olsun bu yasak geçerliliğini korur.
1969
1136 sayılı Avukatlık Kanunu yürürlüğe girer. M. 12/a milletvekilliğini avukatlıkla birleşen işler arasında sayar. 3069 s.K. çekincesiyle kısmi kısıtlama mevcuttur.
1986
3256 sayılı Kanun ile m. 12 yeniden düzenlenir. 3069 sayılı Kanun’a açık atıf yapılarak milletvekilleri yönünden o Kanun’un saklı olduğu vurgulanır.
2001
4667 sayılı Kanun ile m. 43’e son fıkra eklenir: “Milletvekilleri, milletvekilliği süresince avukatlık yapamazlar.” Bu tarihten itibaren yasak mutlak ve tartışmasızdır.
Dava Türüne Göre Uygulama: Aile, Ceza, Hukuk, Sulh
CEZA DAVALARI
Milletvekili Sanık Müdafi Olabilir mi?
Hayır. Milletvekilliği süresince avukatlık yasağı (m. 43), CMK anlamında müdafilik görevini de kapsar. Müdafi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 149 vd. gereği avukat sıfatıyla hareket eder; avukatlık yapamayan bir kişi müdafi sıfatını da üstlenemez. Suç türü, mahkeme, sanığın kim olduğu bu sonucu değiştirmez.
3069 sayılı Kanun m. 3, bu yasağı ayrıca pekiştirir: zimmet, ihtilas, irtikap, kaçakçılık gibi Devletin maddi çıkarlarıyla ilgili davalarda Devlet aleyhine vekil olunamaz. Söz konusu suçların failleri müdafi avukat atayabilir; yalnızca o müdafi milletvekili olamaz.
AİLE MAHKEMESİ
Boşanma Davasında Avukat Olarak Görev Alabilir mi?
Hayır. Boşanma davası tamamen özel hukuk kişileri arasında geçse ve konusu devletle hiçbir ilgisi bulunmasa dahi yasak geçerlidir. M. 43’teki hüküm dava türünü değil, milletvekilliği statüsünü esas almaktadır. Bu süreçte milletvekili olan bir avukat boşanma, nafaka veya velayet davasında taraf vekili sıfatıyla mahkemede görev yapamaz.
ASLİYE HUKUK · İCRA
Alacak, Tapu, İcra Takiplerinde Avukatlık Yapılabilir mi?
Hayır. Asliye hukuk mahkemelerindeki borç, tazminat, tapu iptal ve tescil, alacak gibi tüm davalar ile icra takipleri avukatlık kapsamındadır. Milletvekili olan bir avukat bu süreçlerde müvekkil adına duruşmaya giremez, dilekçe imzalayamaz, icra takibi başlatamaz.
3069 s.K. m. 2 ek kısıt getirir: Devlet, belediye veya kamu ortaklığı ile karşı tarafta olduğu durumlarda bu yasak hem m. 43’ten hem m. 2’den aynı anda beslendiği için çifte güvence altındadır.
SULH HUKUK
Kira, Miras, Komşuluk Davalarında Durum
Sulh hukuk mahkemelerindeki kira uyuşmazlıkları, miras davaları, terekenin tespiti gibi işler de avukatlık kapsamındadır. Milletvekilliği süresince bu davalarda taraf vekili olunamamaktadır. Tarafın yakını olmak da yasağı kaldırmaz; yasak avukatlık sıfatıyla yapılan her türlü temsili kapsar.
Milletvekili Seçilince Baro Kaydı Ne Olur?
Milletvekili seçilen avukat, baro levhasından silinmek zorunda değildir. Kanun, milletvekilliği süresince avukatlık yapmayı yasaklamakta; baro kaydının silinmesini zorunlu kılmamaktadır. Avukat, milletvekili sıfatını yitirdiği (görev süresinin dolması, istifa, düşme) tarihten itibaren tekrar avukatlık yapabilir.
Ancak yasa koyucu, aktif avukatlık ile milletvekilliğini fiilen bir arada yürütmeyi kesinlikle yasaklamıştır. Baro levhasında kayıtlı olmak başka; duruşmaya girmek, dilekçe imzalamak, icra takibi yürütmek başka şeydir. İkincisi tamamen yasaktır.
Milletvekilliği sona erdiğinde baro kaydını yenileme zorunluluğu yoksa da pratik olarak m. 43’ün büro açma yükümlülüğü (üç ay içinde) yeniden devreye girer.
Yasağı İhlal Ederse Ne Olur?
🔴 Baro Disiplin Sorumluluğu
Avukatlık Kanunu m. 34 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları kapsamında disiplin soruşturması açılır. Uyarıdan para cezasına, geçici meslekten men ile nihai olarak meslekten çıkarmaya kadar uzanabilir.
🟡 Milletvekilliği Düşme Riski
Anayasa m. 84, milletvekilliğiyle bağdaşmayan işi sürdürmede ısrar eden milletvekilinin üyeliğinin TBMM Genel Kurulu kararıyla düşürülebileceğini öngörmektedir.
🟡 İşlem Geçersizliği Riski
Yetkisiz kişi tarafından yapılan vekâlet işlemleri, HMK m. 71 çerçevesinde karşı tarafın itirazı üzerine hükümsüz sayılabilir. Müvekkil hak kaybına uğrayabilir.
⚫ Vekâlet Ücreti Alınamaz
Yasaklı dönemde görülen işlere dayanılarak vekâlet ücreti talep etmek mümkün değildir. Alınmış olan ücretin iadesi istenebilir.
Dilekçe Örnekleri
⚠️ Aşağıdaki dilekçeler bilgilendirme amaçlıdır. Her dava özgündür; kendi durumunuza uyarlamak için bir avukattan hukuki destek almanızı tavsiye ederiz.
DOSYA NO : ………………………………………… DAVACI : [Ad Soyad] — T.C. Kimlik No: ……………… Adres: ……………… DAVALI : [Ad Soyad] — T.C. Kimlik No: ……………… Adres: ……………… KONU : Davalı vekilinin milletvekilliği nedeniyle avukatlık yapamayacağının tespiti ve dosyadan çıkarılması talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR:
1. Davalı vekili Av. ……………………, aynı zamanda ……………… Seçim Çevresinden ……………… Dönemi TBMM Milletvekilidir.
2. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 43. maddesinin son fıkrası uyarınca “Milletvekilleri, milletvekilliği süresince avukatlık yapamazlar.” Söz konusu vekil, milletvekilliği süresi devam etmekte olduğundan avukatlık yapması hukuken mümkün değildir.
3. Avukatlık yetkisi bulunmayan kişi tarafından düzenlenen vekillik belgesi ve bu kişinin yaptığı işlemler HMK m. 71 uyarınca geçersizdir.
4. Yargılamanın sağlıklı yürütülebilmesi ve usul ekonomisi bakımından söz konusu vekil sıfatının derhâl sonlandırılması gerekmektedir.
HUKUKİ DAYANAK: 1136 s. Avukatlık Kanunu m. 43 son fıkra; 3069 s.K. m. 2-3; HMK m. 71; Anayasa m. 84.
SONUÇ VE İSTEM: Davalı vekili Av. ……………………’ın milletvekilliği süresince avukatlık yapamayacağı, bu nedenle vekâletnamesinin işlem yapılmaksızın iade edilmesine veya vekilin dosyadan çıkarılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. ……/……/2026
DAVACI: ………………………
(veya Davacı Vekili Av. ………………………)
DOSYA NO : ………………………………………… MÜDAH&Iİ/DAVACI: [Cumhuriyet Savcılığı veya Katılan] SANIK : [Ad Soyad] KONU : Sanık müdafi sıfatıyla dosyaya dahil olan Av. ……………………’ın milletvekili olması nedeniyle müdafilik görevini üstlenemeyeceğinin tespiti ve müdafilik belgesinin işlemsiz bırakılması talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Sanığın müdafi olarak başvurusu yapan Av. ……………………, TBMM ……………… Dönemi Milletvekilidir. Bu durum kamuya açık kayıtlardan sabittir.
2. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 43 son fıkrası: “Milletvekilleri, milletvekilliği süresince avukatlık yapamazlar.” CMK m. 149’da düzenlenen müdafilik, avukatlık sıfatını zorunlu kılar. Avukatlık yapamayan kişi müdafi de olamaz.
3. Müdafilik göreviyle birlikte anılan kişi, 3069 sayılı Kanun m. 3 uyarınca Devletin maddi çıkarlarıyla ilgili davalarda Devlet aleyhine vekil olamayacağından, ek bir yasakla daha karşı karşıyadır.
4. Yetkisiz müdafi tarafından yapılan usul işlemlerinin geçerliliği de tartışmaya açık olup yargılama güvencesi bakımından bu durumun derhâl giderilmesi zorunludur.
HUKUKİ DAYANAK: 1136 s. Avukatlık Kanunu m. 43; 5271 s. CMK m. 149-156; 3069 s.K. m. 2-3; Anayasa m. 36.
SONUÇ VE İSTEM: Sayın Mahkemenizce müdafi sıfatıyla dosyaya katılan Av. ……………………’ın milletvekilliği görevinin devam ettiği süre zarfında müdafilik görevini üstlenemeyeceğinin tespitine, müdafilik belgesi ve beyanlarının işlemsiz bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. ……/……/2026
Katılan / Müdahil Vekili Av. ………………………
📄 Dilekçe 3 — Baroya Şikâyet: Milletvekili Avukatın Yasağa Rağmen Avukatlık Yapması
……….. BAROSU YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞINA
ŞİKÂYET EDEN : [Ad Soyad — Adres — T.C. Kimlik No] ŞİKÂYET EDİLEN: Av. [Ad Soyad] — Baro Sicil No: ……………… KONU : Şikâyet edilen avukatın TBMM milletvekili olmasına karşın milletvekilliği süresince avukatlık yasağını ihlal ederek avukatlık yapması nedeniyle disiplin soruşturması açılması talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR:
1. Şikâyet edilen Av. ……………………, ……………… seçim çevresinden ……………… dönem TBMM Milletvekili seçilmiş olup hâlihazırda milletvekilliği görevini sürdürmektedir.
2. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 43 son fıkrası açık biçimde: “Milletvekilleri, milletvekilliği süresince avukatlık yapamazlar” demektedir.
3. Şikâyet edilen, ……………… tarihinde ……………… Mahkemesi’nin ………… E. sayılı dosyasında [vekil / müdafi] sıfatıyla mahkemede görev yapmış / dilekçe imzalamış / duruşmaya katılmıştır. Ekteki duruşma tutanağı bu durumu belgelemektedir.
4. Bu eylem, 1136 sayılı Kanun m. 34 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının ihlali niteliğinde olup disiplin soruşturması gerektirmektedir.
SONUÇ VE İSTEM: Şikâyet edilen Av. ……………………. hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 43 ve ilgili meslek kuralları çerçevesinde disiplin soruşturması başlatılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. ……/……/2026
Şikâyet Eden: ………………………
📄 Dilekçe 4 — Sulh Hukuk Mahkemesi: Vekâletnamenin İşlemsiz Bırakılması Talebi
……….. SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE
DOSYA NO : ………………………………………… DAVACI : [Ad Soyad] — T.C. Kimlik No: ……………… Adres: ……………… DAVALI : [Ad Soyad] — T.C. Kimlik No: ……………… Adres: ……………… KONU : Karşı tarafın vekili sıfatıyla görünen Av. ……………………’ın milletvekili olması nedeniyle avukatlık yapamayacağı ve bu nedenle dosyaya sunulan vekâletnamenin işlemsiz bırakılması talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Karşı taraf vekili Av. ……………………, ……………… ili milletvekilidir; bu durum kamuya açık TBMM kayıtlarından sabittir.
2. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 43’ün son fıkrası uyarınca milletvekilliği süresince avukatlık yapılması yasaktır. Yasak, dava türünden bağımsız ve mutlaktır.
3. Yetki belgesi olmaksızın yapılan vekâlet işlemleri, HMK m. 71 uyarınca geçersizdir. Bu geçersizliğin tespiti ve söz konusu vekile ait işlemlerin dikkate alınmaması gerekmektedir.
HUKUKİ DAYANAK: 1136 s.K. m. 43; HMK m. 71, 73; 3069 s.K. m. 2.
SONUÇ VE İSTEM: Karşı taraf vekili Av. ……………………’ın milletvekilliği görevi sona erene kadar davada vekil sıfatıyla hareket edemeyeceğinin tespitine, dosyaya sunulan vekâletnamesinin işlemsiz bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. ……/……/2026
Davacı Vekili Av. ………………………
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Milletvekili seçilen avukat baro kaydından silinmek zorunda mı?
Hayır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, milletvekili seçilen avukatın baro kaydının silinmesini öngörmez. Kanun yalnızca avukatlık yapılmasını yasaklamaktadır. Avukat, baro levhasında kayıtlı kalmaya devam eder; milletvekilliği sona erince herhangi bir yeniden kabul işlemi olmaksızın mesleğine döner. Ancak m. 43’ün büro açma yükümlülüğü bu dönemde askıda kalır.
Avukatlık Kanunu m. 12/a milletvekilliğini birleşen işler arasında sayıyor. Nasıl yasak olabilir?
M. 12/a, m. 11’deki yasağın dışında kalan işleri listeler; yani milletvekili olmak başlı başına avukatlık yapılmasına engel değildir. Ancak 2001’de m. 43’e eklenen son fıkra, milletvekilliği süresince avukatlık yapılmasını açıkça yasaklamıştır. Bu iki hüküm çelişmez; m. 12/a, milletvekili olan kişinin baro kaydını sürdürebileceğini; m. 43 son fıkra ise bu sürede fiilen avukatlık yapamayacağını düzenler.
Milletvekili, yakınına ücretsiz hukuki yardım yapabilir mi?
Bu soru pratikte sıkça karşılaşılan bir gri alandır. Kanun, “avukatlık” yapmayı yasaklamaktadır. Taraf sıfatıyla hareket etmek, bir yakına yalnızca hukuki bilgi vermek (hukuki danışmanlık) ile vekillik görevini üstlenmek farklı şeylerdir. Ancak imza atmak, duruşmaya girmek, dilekçe sunmak ve takip yapmak yasak kapsamındadır; ücret alınıp alınmaması sonucu değiştirmez. Gerçek bir ihtiyaç varsa, yakının ayrı bir avukat tutması zorunludur.
Milletvekilliği süresince avukatlık yapan kişi hangi yaptırımla karşılaşır?
İki farklı hukuki mekanizma devreye girer. Birincisi baro disiplin yargılamasıdır; uyarıdan para cezasına, geçici ya da sürekli meslekten mene kadar geniş bir yaptırım skalası mevcuttur. İkincisi Anayasa m. 84’teki milletvekilliğini düşme mekanizmasıdır; milletvekilliğiyle bağdaşmayan işi ısrarla sürdürmek Genel Kurul kararıyla milletvekilliğin düşmesine yol açabilir. Bunların yanı sıra yasağa rağmen yapılan işlemler HMK m. 71 kapsamında geçersiz sayılabilir.
3069 sayılı Kanun m. 2 ile Avukatlık Kanunu m. 43 arasındaki fark nedir?
3069 s.K. m. 2, kamu tüzelkişileri ve onlara bağlı kuruluşlar aleyhine vekâlet almayı yasaklar; özel kişiler arasındaki davalara doğrudan değinmez. Avukatlık Kanunu m. 43 son fıkrası ise istisnasız mutlak bir yasak getirir: özel-kamu ayrımı, dava türü, ücret alınıp alınmaması hiçbir önemi yoktur. Dolayısıyla m. 43, m. 2’yi tamamen kapsayan ve aşan bir hükümdür. Kamu davasında yasak hem m. 43’ten hem m. 2’den; özel davada yalnızca m. 43’ten doğar.
İl genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri için durum farklı mı?
Evet, önemli bir fark vardır. 1136 sayılı Kanun m. 43’teki mutlak yasak yalnızca milletvekilleri için geçerlidir. İl genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri için benzer bir genel yasak hükmü bulunmamaktadır. Bu üyelere yönelik kısıtlama, m. 12’nin ikinci fıkrasıyla sınırlıdır: bağlı bulundukları tüzelkişiler aleyhine dava alamazlar ve takipte bulunamazlar. Bu kapsamın dışındaki davalarda avukatlık yapmaları mümkündür.
Milletvekili-avukat, devam eden dosyalarına ne yapmalıdır?
Milletvekili seçilen avukat, seçim kesinleştiği andan itibaren aktif dosyalarından çekilmek zorundadır. Mevcut müvekkillere durumu bildirmesi, vekilliği devredecek ya da azledecek şekilde müvekkillerine bilgi vermesi gerekir. Sessiz kalmak ya da başka bir avukat aracılığıyla fiilen dosyayı sürdürmek de yasağı dolanmak anlamına gelir; bu durum disiplin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bu yazı genel hukuki bilgi sunmak amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her davanın kendine özgü koşulları olduğundan, somut durumunuz için bir avukattan danışmanlık almanızı önemle tavsiye ederiz. Sanalhukuk.org Editör Ekibi | Güncelleme: Mart 2026