Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

AYM: Yurt Dışına Çıkış Yasağındaki 7 Yıllık Azami Süreye İstinaf ve Temyizde Geçen Süreler de Dahildir

AYM: Yurt Dışına Çıkış Yasağındaki 7 Yıllık Azami Süreye İstinaf ve Temyizde Geçen Süreler de Dahildir (Veysel Kuşçu, B. No: 2023/95649)

📅 Karar Tarihi: 16 Aralık 2025
📰 RG Yayım: 16 Nisan 2026
📂 Başvuru No: 2023/95649
İÇTİHAT DEĞİŞİKLİĞİ

Kararın Özeti

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 16 Aralık 2025 tarihli Veysel Kuşçu kararında; terör suçları kapsamındaki yurt dışına çıkış yasağı (adli kontrol) için CMK m.110/A’da öngörülen 7 yıllık azami sürenin, yalnızca ilk derece yargılamasıyla sınırlı olmadığını, istinaf ve temyiz aşamalarında geçen sürelerin de kesintisiz hesaba katılması gerektiğini karara bağladı. Bu süre dolduğunda tedbir kendiliğinden sona erer; bu “yok hükmündeki” tedbire aykırılık gerekçesiyle tutuklama yapılamaz. AYM, başvurucunun Anayasa m.19 kapsamındaki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine oy çokluğuyla hükmetti ve 167.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.



1. Olayın Arka Planı — Veysel Kuşçu Başvurusu

Başvurucu Veysel Kuşçu hakkında 21 Ağustos 2016 tarihinde Elazığ Sulh Ceza Hâkimliği tarafından terör örgütü üyeliği (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.

Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi 4 Ekim 2018’de başvurucuyu 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı; ancak mahkumiyet kararında adli kontrol tedbirinin akıbetine ilişkin bir değerlendirme yapılmadı. Dosya ardından istinaf ve temyiz incelemesine gönderildi. Tüm bu kanun yolu süreçleri boyunca yurt dışı yasağı fiilen uygulanmaya devam etti.

5 Ekim 2023‘te, yani tedbirin uygulamaya konulmasından yaklaşık 7 yıl 1,5 ay sonra, başvurucu Muğla’nın Bodrum ilçesi Turgutreis sahili açıklarında bir tekne içinde Yunanistan’ın Kos Adası’na geçmeye çalışırken yakalandı. Bunun üzerine Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Ekim 2023’te adli kontrol yükümlülüğüne aykırı davranıldığı gerekçesiyle CMK m.112 kapsamında tutuklama kararı verdi.

Olaylar Kronolojisi

21.08.2016

Elazığ Sulh Ceza Hâkimliği — yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı. 7 yıllık azami süre buradan başlamaktadır.

04.10.2018

Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi — 7 yıl 6 ay mahkumiyet. Tedbir hakkında değerlendirme yapılmadı. Dosya istinafa gönderildi.

2018-2023

İstinaf ve temyiz aşamaları. Bu süre boyunca adli kontrol tedbiri uygulanmaya devam etti; ancak yerel mahkemeler “kanun yolunda süre işlemez” yorumunu sürdürdü.

05.10.2023

Turgutreis sahilinde yakalandı. Azami 7 yıllık süre 21 Ağustos 2023’te dolmuştu; dolayısıyla tedbir artık hukuken “yok hükmündeydi”.

06.10.2023

CMK 112 kapsamında tutuklama kararı verildi. Başvurucu AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.

16.12.2025

AYM Genel Kurulu ihlal kararı — Anayasa m.19 kapsamında kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ihlal edildi. 167.000 TL manevi tazminat.

16.04.2026

Karar Resmî Gazete’de yayımlandı.



2. Yerel Mahkemelerin Yerleşik Uygulaması ve AYM’nin Eleştirisi

Bu karara kadar yerleşik uygulama şu yöndeydi: “Dosya istinaf veya temyiz aşamasında olduğu sürece adli kontrol azami süreleri işlemez; süre yalnızca ilk derece yargılamasını kapsar.” Bu yorum, CMK m.110/A’da yer alan “hüküm öncesi” ve “hüküm sonrası” ayrımına dayandırılıyordu.

AYM bu yorumu açıkça reddetti. Mahkeme’nin tespitleri şöyle özetlenebilir:

Yerel Mahkemelerin Reddetilen Yorumu AYM’nin Kabul Ettiği Yorum
Dosya kanun yolundayken adli kontrol süresi işlemez, askıya alınır. Tedbir uygulamaya konulduğu tarihten itibaren süre kesintisiz işler.
CMK 110/A’da “hüküm öncesi / sonrası” ayrımı yapılmıştır, bu ayrım süreyi böler. CMK 110/A bu ayrımı yapmamaktadır; kanunda bulunmayan bir ayrım içtihatla yaratılamaz.
7 yıllık üst sınır yalnızca ilk derece sürecini kapsar. 7 yıllık üst sınır, dosyanın hangi aşamada olduğundan bağımsız olarak hesaplanır.
Azami süre dolduktan sonra da “ihlal” gerekçesiyle tutuklama yapılabilir. Süresi dolmuş tedbir “yok hükmündedir”; yok hükmündeki tedbire aykırılık gerekçesiyle tutuklama yapılamaz.



3. AYM’nin Hukuki Değerlendirmesi

3.1 CMK m.110/A Kapsamında Azami Sürenin Hesabı

AYM, 5271 sayılı CMK’nın 110/A maddesinde terör suçları bakımından adli kontrol tedbirlerine öngörülen azami sürelerin hesaplanma yöntemi konusunda şu tespiti yaptı:

AYM’nin Temel Hukuki Tespiti

CMK m.110/A’da öngörülen azami süreler için kanunda “hüküm öncesi” veya “hüküm sonrası” şeklinde bir ayrım yapılmamıştır. Yurt dışına çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirleri, dosya hangi aşamada olursa olsun, uygulamaya konulduğu tarihten itibaren kesintisiz olarak işler.

Bu yorumun aksi, ölçülülük ilkesine aykırı olup tedbiri fiilen “süresiz” hâle getirir.

3.2 Mahkemelerin Yetki Sınırları

Kararın bir diğer kritik boyutu, kanun yolu aşamasındaki mahkemelerin tutuklama yetkisinin sınırlarına ilişkindir.

Önemli Yetki Sınırı Tespiti

  • Dosya istinaf veya temyiz aşamasındayken, ilk derece mahkemesi CMK m.100 kapsamında “yeni tutuklama nedeni” yaratarak tutuklama kararı veremez.
  • İlk derece mahkemesi bu aşamada yalnızca CMK m.112 kapsamında adli kontrol ihlali varsa sınırlı bir yetkiyle tutuklama yapabilir.
  • Ancak adli kontrol tedbiri süresi dolmuşsa bu yetki de ortadan kalkar; süresi dolmuş bir yükümlülüğün ihlali söz konusu olamaz.

3.3 Ölçülülük İlkesi ve Anayasa m.19

AYM, uzun süren yargılamalar nedeniyle kişilerin temel haklarına getirilen sınırlamaların orantılı olması gerektiğini ve kanunda belirlenen azami sürenin sistematik olarak aşılmasının ölçülülük ilkesiyle bağdaşmadığını vurguladı. Mahkeme’ye göre:

  • Adli kontrol, ceza yargılamasında geçici ve sınırlı nitelikte bir güvenlik tedbiridir.
  • Bu tedbirin yargılama sürecinin uzunluğuna bağlı olarak fiilen belirsiz bir süreye uzatılması, Anayasa m.19’da güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal eder.
  • Seyahat özgürlüğü ve özel hayat üzerindeki müdahalenin süresinin öngörülebilir ve sınırlı olması, hukuki güvenlik ilkesinin zorunlu bir gereğidir.



4. Kararın Sonucu ve Tazminat

İHLAL

Anayasa m.19 — Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı

Oy Çokluğu

AYM Genel Kurulu kararı

167.000 TL

Manevi tazminat

AYM, başvurucunun süreç içinde tahliye edilmiş olmasına karşın haksız tutukluluğun gerçekleştiğini kabul ederek manevi zarar oluştuğunu tespit etti ve devlet aleyhine 167.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.



5. Bu Karardan Kimler Yararlanabilir?

Tedbirin Kaldırılmasını Talep Edebilecekler

Kanun yolu aşamaları dahil edildiğinde adli kontrol tedbirinin üzerinden 7 yıl geçmiş olan kişiler, bu AYM kararını emsal ve gerekçe göstererek ilgili mahkemeden haklarındaki tedbirin kaldırılmasını talep edebilirler.

  • Terör suçları (CMK 110/A kapsamı) dahil tüm adli kontrol tedbirlerinde geçerlidir.
  • Tedbir, süresi dolduğunda herhangi bir mahkeme kararına gerek kalmaksızın kendiliğinden hukuki varlığını yitirir.
  • Bu sona ermiş tedbire aykırılık gerekçesiyle tutuklama yapılırsa AYM’ye bireysel başvuru yolu açıktır.
  • Hâlihazırda yurt dışı yasağı uygulanan ve 7 yılı dolduran kişiler, bu kararı gerekçe göstererek tedbirin kaldırılması talepli dilekçe verebilirler.



6. Hukuki Değerlendirme

Bu karar birkaç açıdan önemli bir dönüm noktası oluşturmaktadır.

İçtihat değişikliği niteliği: Yerel mahkemelerin ve Yargıtay’ın “kanun yolunda süre işlemez” yönündeki onlarca yıllık yerleşik uygulaması bu kararla fiilen sonlandırıldı. AYM Genel Kurulu’nun bu tespiti, alt derece mahkemeleri bakımından bağlayıcı etki taşımaktadır.

Geniş kapsam: Karar yalnızca terör suçlarıyla sınırlı değildir. CMK m.110/A kapsamındaki tüm adli kontrol türlerine uygulanabilir niteliktedir. Süre hesabında “hüküm öncesi / hüküm sonrası” ayrımı artık geçerliliğini yitirmiştir.

Kötüye kullanmaya karşı güvence: Karar, uzayan yargılamalar aracılığıyla adli kontrolün fiilen “süresiz yasak”a dönüştürülmesinin önüne geçmektedir. Uzun süreli yargılamaların kişi haklarını dolaylı biçimde ihlal etmesini sınırlandıran bu yaklaşım, AİHM içtihadıyla da örtüşmektedir.

Sınırlı görüş: Oy çokluğuyla verilen karar; karşı görüşün de olduğunu ortaya koyuyor. “Yok hükmündeki” tedbire uymama eyleminin Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturup oluşturmadığı meselesi ayrıca tartışılabilir.

Sık Sorulan Sorular

7 yıllık azami süre hangi tarihten itibaren hesaplanır?

Adli kontrol tedbirinin uygulamaya konulduğu, yani tedbir kararının verildiği tarihten itibaren kesintisiz olarak hesaplanır. Bu karara göre istinaf, temyiz veya başka bir kanun yolu aşaması sürenin işlemesini durdurmaz.

Süre dolduğunda ne olur?

Kanunda öngörülen azami süre dolduğunda adli kontrol tedbiri, herhangi bir mahkeme kararı aranmaksızın kendiliğinden sona erer ve “yok hükmünde” sayılır. Bu noktadan sonra söz konusu yükümlülüğe aykırılık gerekçesiyle tutuklama kararı verilemez.

Karar yalnızca terör suçlarına mı uygulanır?

Temel içtihat değişikliği terör suçlarına ilişkin CMK m.110/A kapsamında ortaya çıkmış olsa da, AYM’nin genel ölçülülük ve hukuki güvenlik gerekçeli yorumu diğer adli kontrol türleri için de emsal niteliğindedir.

Hâlihazırda yurt dışı yasağı devam eden kişiler ne yapabilir?

Tedbirin kanun yolu süreleri dahil 7 yılı doldurduğu kişiler, bu AYM kararını gerekçe göstererek yetkili mahkemeye tedbirin sona erdiğinin tespiti ve kaldırılması için dilekçeyle başvurabilirler. Talep reddedilirse AYM bireysel başvuru yolu açıktır.

Bu karar kesinlik taşıyor mu, AYM oy çokluğuyla mı hükmetti?

Karar oy çokluğuyla verildi. Karara karşı oy kullanan üyeler de bulunmaktadır. Bununla birlikte Genel Kurul kararı olması nedeniyle alt derece mahkemeler bakımından bağlayıcıdır.

📄 Karar Bilgileri

Başvurucu: Veysel Kuşçu  | 
Başvuru No: 2023/95649  | 
Karar Tarihi: 16 Aralık 2025  | 
RG Yayım: 16 Nisan 2026  | 
Karar Türü: İhlal (Oy Çokluğu)  | 
Tazminat: 167.000 TL manevi  | 
Tam metin için: resmigazete.gov.tr

Bu makale kamuya açık karar özetleri, Resmî Gazete yayımı ve hukuk kaynaklarından derlenen veriler esas alınarak sanalhukuk.org tarafından hazırlanmıştır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bireysel durumunuz için bir avukattan destek almanız önerilir.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
Scroll to Top