TMK 184 – Boşanmada Yargılama Usulü

Kanun Maddesi Analizi
TMK 184 – Boşanmada Yargılama Usulü: Madde Analizi, Yargıtay Kararları ve Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler (2026)
Türk Medeni Kanunu Madde 184 | Boşanma Hukuku
sanalhukuk.org editörü

Boşanma davası, Türk yargı sisteminin en hassas ve en sık görülen uyuşmazlık türlerinden biridir. Ancak pek çok kişi, boşanma davasının kendine özgü yargılama kurallarına tabi olduğunu ve genel hukuk usulünden önemli noktalarda ayrıştığını bilmemektedir. İşte bu özel yargılama usulünü düzenleyen temel norm: Türk Medeni Kanunu Madde 184. Bu makalede söz konusu maddenin altı bendinin tamamı, Yargıtay içtihadı ışığında ayrıntılı biçimde incelenmekte; uygulamada sıkça yapılan hatalar ve dikkat edilmesi gereken kritik noktalar ele alınmaktadır.

İçindekiler
1. TMK 184 Nedir? Genel Çerçeve

2. Madde Metni (Güncel Hali)

3. Bend 1 – Hakimin Vicdani Kanaat Zorunluluğu

4. Bend 2 – Yemin Yasağı

5. Bend 3 – İkrarın Hakimi Bağlamaması

6. Bend 4 – Delillerin Serbestçe Takdiri

7. Bend 5 – Ferî Sonuçlara İlişkin Anlaşmalar

8. Bend 6 – Duruşmanın Gizliliği

9. TMK 184 ve HMK İlişkisi: Genel – Özel Usul

10. Anlaşmalı Boşanmada TMK 184 – TMK 166/3 İstisnası

11. Yargıtay Kararları

12. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler

13. Sık Sorulan Sorular (SSS)

1. TMK 184 Nedir? Genel Çerçeve
Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesi “Boşanmada Yargılama Usulü” başlığını taşımakta ve boşanma ile ayrılık davalarında genel hukuk usulü kurallarından ayrışan özel hükümleri düzenlemektedir. Madde, yargılama sürecinde hakime ve taraflara yönelik altı ayrı kural ortaya koymaktadır.
Bu maddenin varlık gerekçesi, evliliğin Türk hukuku açısından salt iki taraf arasındaki özel bir ilişki olmaktan öte, kamusal bir nitelik de taşımasıdır. Devlet, evlilik kurumunu koruma altına almıştır; bu nedenle boşanmanın tarafların salt iradesi ya da anlaşmasıyla gerçekleşmesi mümkün kılınmamıştır. Hakim, boşanma kararı verebilmek için olayların gerçekliğine kendi vicdanıyla kani olmak zorundadır.
TMK 184, boşanma hukukunun usul boyutundaki temel taşıdır. Maddi hukuk kuralları (boşanma sebepleri, tazminat, nafaka vb.) kadar önemli olan bu usul hükmü, çoğunlukla göz ardı edilmekte ve ağır yargısal sonuçlara yol açmaktadır.

2. Madde Metni (Güncel Hali)
Türk Medeni Kanunu – Madde 184
D. Boşanmada yargılama usulü

Boşanmada yargılama, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbidir:

1. Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz.

2. Hâkim, bu olgular hakkında gerek re’sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez.

3. Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz.

4. Hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder.

5. Boşanma veya ayrılığın ferî sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.

6. Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, Resmî Gazete: 08.12.2001 / 24607

3. Bend 1 – Hakimin Vicdani Kanaat Zorunluluğu
Maddenin birinci bendi, boşanma yargılamasının merkezine oturan temel ilkeyi düzenlemektedir: Hakim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz.
Genel usul hukukunda hakim, usule uygun biçimde sunulan ve ispatlanmış sayılan delillere dayanarak karar verir. Boşanma davasında ise bu işlev çok daha yüksek bir özen ve bağımsız bir değerlendirme gerektirmektedir. Hakim, delilleri şeklî varlıklarıyla değil; gerçeği yansıtıp yansıtmadıkları, bütünlük içinde ne anlam ifade ettikleri ve sonuçta olayın gerçekten yaşanıp yaşanmadığı açısından değerlendirmek zorundadır.
Bu ilkenin pratik sonuçları son derece önemlidir:
– Sunulan deliller usule aykırı değilse bile hakim, olayların gerçekliğine kani olmayabilir.

– Tarafların üzerinde mutabık olduğu bir vakıa dahi, hakimin vicdanına hitap etmiyorsa ispatlanmış sayılamaz.

– Hakim, çok güçlü görünen bir delil zincirini bütünlük içinde değerlendirip reddedebilir.

– Aksine, zayıf görünen delillerin bir araya gelmesiyle hakim vicdani kanaate ulaşabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu ilkeyi defalarca uygulamış; tanık beyanlarının, ikrarların ya da belgeler gibi nesnel verilerin tek başlarına vicdani kanaati oluşturmak için her zaman yeterli olmayacağını kararlarında açıkça ortaya koymuştur.

4. Bend 2 – Yemin Yasağı
İkinci bent, boşanma ve ayrılık davalarına özgü bir yasak getirmektedir: Hakim, bu davalarda dayandığı olgular için taraflara re’sen ya da istem üzerine yemin teklif edemez.
Medeni usul hukukunda yemin, belirli koşullarda bir ispat aracı olarak kullanılabilir. Ancak boşanma davasının hassas niteliği, eşler arasındaki güç dengesizliği ve bu tür davalarda tarafların gerçeği gizleme ya da çarpıtma ihtimali gözetilerek kanun koyucu bu yasağı getirmiştir.
Yemin yasağının iki yönü bulunmaktadır: Hakim, taraflardan birinin talebi üzerine karşı tarafa yemin teklifinde bulunamaz. Bunun yanı sıra hakim, kendi inisiyatifiyle (re’sen) de yemin teklifi yapamaz. Her iki durumda da yasak mutlaktır.
Bu yasağın temelinde, boşanma gibi son derece duygu yüklü bir uyuşmazlıkta tarafların yemin baskısı altına alınmasının önlenmesi ve yargılamanın nesnel delillere dayandırılması amacı yatmaktadır. Nitekim yemin, diğer delillerin yetersiz kaldığı durumlarda başvurulan tamamlayıcı bir araç olsa da boşanmada bu yola hiçbir şekilde başvurulamaz.

5. Bend 3 – İkrarın Hakimi Bağlamaması
Üçüncü bent, uygulamada en sık gündeme gelen ve en ağır sonuçlar doğuran kuraldır: Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hakimi bağlamaz.
İkrar nedir? İkrar, bir tarafın karşı tarafın ileri sürdüğü vakıanın doğru olduğunu mahkeme önünde açıkça kabul etmesidir. HMK m. 188 uyarınca genel yargılamada ikrar, vakıayı çekişmeli olmaktan çıkarır ve ispatı gerektirmez. Boşanma davasında ise bu sonuç doğmaz; ikrar yalnızca bir delil unsuru olarak değerlendirilebilir, hakimi bağlamaz.
Bu kuralın kapsamı son derece geniştir. “Her türlü” ifadesinin açık yönlendirmesiyle şunların tamamı kapsam dahilindedir:
Aldatma ikrarı | Şiddet uygulama ikrarı | Evi terk ikrarı

Birlik görevini ihmal ikrarı | “Boşanmak istiyorum” beyanı

Öfke anında söylenen kusur içerikli beyanlar | Dilekçede yer alan itiraflar

Bu kuralın pratik önemi son derece büyüktür. Uygulamada pek çok kişi eşinin ikrarını duyduktan sonra kendi tanıklarını ve delillerini sunmaktan vazgeçmektedir. Bu hata telafi edilemez sonuçlar doğurabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/6349 E., 2015/20862 K. sayılı kararı bu hatanın somut örneğidir: Eşinin aldatma ikrarı üzerine tanıklarını dinletmekten vazgeçen kadının boşanma davası, iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle bozulmuştur.
Benzer biçimde Yargıtay, duruşma dışında yazılı cevap dilekçesinde yer alan kusur içerikli beyanların da hakimi bağlamayacağına, özellikle kızgınlık anında yazılıp sonradan anlamı tartışmaya açılan ifadelerin kusur olarak nitelendirilemeyeceğine karar vermiştir.

6. Bend 4 – Delillerin Serbestçe Takdiri
Dördüncü bent, hakimin delilleri serbestçe takdir edeceğini ortaya koymaktadır. Bu hüküm, birinci bentteki vicdani kanaat ilkesiyle organik bağ içindedir.
Serbest delil takdiri, hakimin belirli delil türlerine belirli bir ispat değeri biçmek zorunda olmadığı anlamına gelir. Yani hakim, her delili somut dayanın özelliklerine göre ayrı ayrı ve bütünü içinde değerlendirerek sonuca varır. Boşanma davasına özgü bu değerlendirme yetkisi, hakimin bazı delillere daha az veya daha fazla ağırlık tanımasına, çelişen deliller arasında tercih yapmasına imkân tanır.
Bununla birlikte serbest delil takdiri, keyfi bir değerlendirmeyi değil; somut olayın koşullarına dayanan, gerekçeli ve denetlenebilir bir yargısal kanaati ifade eder. Yargıtay, delil takdirinde açıkça yanlış veya hatalı olan değerlendirmeleri bozma sebebi olarak kabul etmektedir.
Uygulamada bu bendin önemi şöyle somutlaşmaktadır: Tanık beyanları birbiriyle çelişiyorsa hakim, inandırıcı bulduğunu tercih edebilir. Mesaj kayıtları, fotoğraflar veya bilirkişi raporları gibi deliller, birlikte değerlendirildiğinde ayrı ayrı değerlendirilenden çok daha güçlü bir ispat gücü taşıyabilir. Hakim, bu bütünü serbestçe okuma ve yorumlama yetkisine sahiptir.

7. Bend 5 – Ferî Sonuçlara İlişkin Anlaşmalar
Beşinci bent, boşanmanın doğrudan sonuçlarına değil; boşanmaya bağlı yan (ferî) sonuçlara ilişkin anlaşmalara dair bir kural getirmektedir: Boşanma veya ayrılığın ferî sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hakim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.
Boşanmanın ferî sonuçları nelerdir? Nafaka (tedbir, yoksulluk, iştirak), tazminat (maddi, manevi), velayet, kişisel ilişki düzenlemesi ve mal rejiminin tasfiyesine yönelik kararlar bu kapsamdadır.
Taraflar bu konularda kendi aralarında herhangi bir anlaşmaya varabilirler. Ancak bu anlaşma tek başına hukuki sonuç doğurmaz; mahkeme hakiminin inceleyip onaylaması zorunludur. Hakim, anlaşmanın tarafların menfaatlerine uygun olup olmadığını, özellikle çocukların üstün yararı ve nafaka borçlusunun gerçek ekonomik durumunu gözetmek zorundadır.
Bu bent, anlaşmalı boşanma protokollerinde özel bir anlam taşımaktadır. Taraflarca imzalanmış bir protokol, hakimin onayına sunulmadan geçerli sayılamaz. Yargıtay, tarafları bizzat dinlemeksizin ya da protokolü yeterince incelemeksizin verilen anlaşmalı boşanma kararlarını bu gerekçeyle bozmuştur.

8. Bend 6 – Duruşmanın Gizliliği
Altıncı ve son bent, boşanma davalarına özgü bir usul imkânı tanımaktadır: Hakim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.
Bu hüküm, Türk yargı sistemininde genel kural olan “aleni yargılama” ilkesinin boşanma davalarına özgü istisnasını oluşturmaktadır. Aile içi ilişkilerin, özel hayata ilişkin ayrıntıların ve hassas kişisel bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmaması amacıyla bu düzenleme getirilmiştir.
Duruşmanın gizli yapılması için bazı koşullar mevcuttur: Taraflardan birinin talebi gerekmektedir; hakim re’sen gizlilik kararı veremez. Talebin kabul edilmesi hakimin takdirine bırakılmıştır; “yapılmasına karar verebilir” ifadesi zorunlu bir sonucu değil, bir yetkiyi işaret etmektedir. Yasa koyucu, bu hükmü 2002 tarihli kanuna 2003 yılında eklemiş ve gerekçe olarak özel hayata saygı ilkesini göstermiştir.
Uygulamada taraflar, özellikle aldatma gibi son derece kişisel nitelikteki vakıaları içeren davalarda duruşmanın gizli yapılması talebinde bulunmaktadır. Bu talep, savunma hakkını kısıtlamadığı ölçüde hakimin takdiriyle kabul edilebilir.

9. TMK 184 ve HMK İlişkisi: Genel – Özel Usul
TMK 184’ün açılış cümlesi belirleyicidir: “Boşanmada yargılama, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbidir.”
Bu ifade, boşanma davasında iki katmanlı bir usul yapısı ortaya koymaktadır: Birincil kural HMK hükümleridir. Ancak TMK 184’te sayılan altı husus bakımından bu genel kural uygulanmaz; bu alanlarda TMK 184 öncelikli olarak devreye girer.
Pratik Sonuçları
HMK m. 188 (ikrar = çekişmeli olmaktan çıkma) → Boşanmada uygulanmaz; TMK 184/3 önceliklidir.

HMK m. 225 (yemin) → Boşanmada uygulanmaz; TMK 184/2 yemin yasağını emreder.

HMK m. 182 (isticvap) → Boşanmada ikrar bağlamıyor olduğundan isticvap da anlamsız hale gelir.

Diğer tüm usul işlemleri (dilekçeler, tebligat, duruşma süreci, kanun yolları) → HMK’ya tabidir.

Yargıtay da bu ayrımı titizlikle uygulamakta; boşanma davalarında HMK’nın ikrar veya yemine ilişkin hükümlerine dayanılarak hüküm kurulmasını bozma sebebi saymaktadır.

10. Anlaşmalı Boşanmada TMK 184 – TMK 166/3 İstisnası
TMK 166/3’te düzenlenen anlaşmalı boşanma için kanun açık bir istisna getirmiştir: “Bu hâlde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.”
Bu istisna son derece önemlidir. Anlaşmalı boşanmada taraflar, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını, birlikte ya da kabul yoluyla beyan eder; hakim buna dayanarak boşanmaya karar verir. Yani bu davada ikrar işlevi görür ve hakimi bağlar — ancak yalnızca anlaşmalı boşanmaya özgü bu düzlemde.
Dikkat: Anlaşmalı boşanmada TMK 184/3 istisnası yalnızca boşanma iradesinin ikrarı için geçerlidir. Ferî sonuçlara ilişkin protokol, TMK 184/5 gereğince yine de hakim onayına tabidir. Hakim, protokolü değiştirme yetkisine de sahiptir.
Yargıtay ayrıca, anlaşmalı boşanmadan vazgeçmenin karar kesinleşene kadar her zaman mümkün olduğuna ve bu durumda davanın çekişmeli boşanmaya dönüştüğüne karar vermiştir. Bu aşamada TMK 184/3 tam anlamıyla yeniden devreye girer; önceki ikrar artık hakimi bağlamaz.

11. Yargıtay Kararları
Yargıtay 2. HD – E. 2015/6349 / K. 2015/20862
“Davacı-davalı erkek mahkeme huzurunda eşini aldattığını beyan etmiş, davalı-davacı kadın da erkeğin bu beyanı üzerine tanıklarını dinletmekten vazgeçmiştir. TMK m. 184 gereğince tarafların her türlü ikrarı hakimi bağlamayacağı gibi olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunlar ispatlanmış sayılmaz. Davalı-davacı kadın evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olayları ispat edememiştir.”
İkrara güvenerek tanıktan vazgeçmek = davanın kaybedilmesi
Yargıtay 2. HD – Öfke Beyanı Kararı
“TMK m. 184/3 gereğince tarafların boşanma davalarında her türlü ikrarlarının hakimi bağlamayacağı gibi kızgınlıkla söylendiği belirtilen, sebep ve saiki tam olarak açıklanamayan bir sözün kusur olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Davacı iddialarını başka delillerle de ispatlamış değildir.”
Dilekçedeki anlık öfke beyanı ikrar sayılmaz
Yargıtay 2. HD – İsticvap Kararı (E. 2014/21165)
“Boşanma davalarında tarafların ikrarı hakimi bağlamaz (TMK m. 184/3). Bu sebeple isticvap davetiyesi çıkarılması da usul hükümlerine göre doğru değildir.”
İkrar bağlamadığından isticvap da anlamsızdır

12. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
TMK 184, hem davanın taraflarına hem de hukuki temsilcilere önemli sorumluluklar yüklemektedir. Uygulamada sıkça yapılan hatalar ve bunlardan kaçınmak için dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
1. Karşı tarafın ikrarına güvenerek delilden vazgeçmeyin. İkrar, hakim bağlamaz; değiştirilip anlamı tartışmaya açılabilir. Tüm delillerinizi sunmaya devam edin.

2. Yemin teklif etmeye ya da yemini ispatlanma aracı saymaya çalışmayın. Boşanmada yemin kesinlikle uygulanmaz.

3. Delil çeşitliliğini koruyun. Tanık, yazılı belge, dijital içerik (hukuka uygun elde edilmiş olması kaydıyla), bilirkişi raporu ve diğer nesnel delillerin bir arada bulunması, hakimin vicdani kanaatine ulaşmasını kolaylaştırır.

4. Anlaşmalı boşanmada protokolü özenle hazırlayın. Hakim protokolü değiştirebilir; onaylanmayan hükümler geçersizdir.

5. Duruşma gizliliği talebinde bulunma hakkınızı bilin. Hassas kişisel bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmaması için bu talep kullanılabilir.

6. Delil tespiti yaptırın. Silinme ya da değiştirilme riski taşıyan dijital deliller için dava açılmadan önce delil tespiti yaptırılması son derece önemlidir.

7. Boşanma davasında genel hukuk usulü reflekslerinizi askıya alın. Boşanma davası, özel ve farklı kurallara tabidir; genel usul bilgisiyle bu davayı yürütmek ciddi hatalara zemin hazırlar.

Daha kapsamlı rehber bilgisi için: Boşanma Davası Nasıl Açılır – 2025 Güncel Rehber ve Boşanma Dava Dilekçesi Örneği 2025 başlıklı içeriklerimizi inceleyebilirsiniz.

13. Sık Sorulan Sorular (SSS)
TMK 184 hangi davalara uygulanır?
TMK 184, tüm boşanma ve ayrılık davalarına uygulanır. Zina, hayata kast, haysiyetsiz yaşam sürme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması davalarının tamamında geçerlidir. Madde, ferî nitelikteki nafaka, velayet, tazminat davalarında da kısmen uygulanır.
Boşanma davasında eşim itiraf etti, bu davamı kazandırır mı?
Hayır. TMK m. 184/3 gereğince ikrar hakimi bağlamaz. Eşin itirafı, bir delil unsuru olarak değerlendirilebilir; ancak tek başına boşanmaya hükmedilmesi için yeterli değildir. Diğer delillerinizi sunmaya devam etmeniz zorunludur. İkrara güvenerek tanıktan vazgeçmek, davanın kaybedilmesine yol açabilir.
Boşanma davasında yemin delil olarak kullanılabilir mi?
Kesinlikle hayır. TMK m. 184/2 gereğince boşanma ve ayrılık davalarında hakim taraflara yemin öneremez. Bu yasak re’sen uygulama ve taraf talebi bakımından mutlaktır. Boşanmada yemin delili hiçbir koşulda geçerli değildir.
Anlaşmalı boşanmada da ikrar hakimi bağlamaz mı?
Hayır; anlaşmalı boşanmada istisna uygulanır. TMK 166/3, anlaşmalı boşanmada “tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz” demektedir. Bu nedenle anlaşmalı boşanmada tarafların boşanma iradesi hakim açısından bağlayıcı bir unsur haline gelir. Ancak ferî sonuçlara ilişkin protokol yine de TMK 184/5 kapsamında hakim onayına tabidir.
Boşanma protokolü imzalandıktan sonra geçerli olur mu?
Hayır. TMK m. 184/5 gereğince boşanmanın ferî sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hakim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. Protokol imzalanmış olsa dahi hakim inceleme yapacak, gerekirse değiştirecek ve ancak onay aşamasından geçen kısımlar hukuki sonuç doğuracaktır.
Boşanma duruşması kamuya açık mı yapılır?
Boşanma duruşması kural olarak alenîdir. Ancak TMK m. 184/6 uyarınca taraflardan birinin talebi üzerine hakim, duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir. Bu hüküm, kişisel ve hassas bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmamasını güvence altına almak amacıyla getirilmiştir.
Boşanma davasında tanık zorunlu mudur?
Tanık zorunlu değildir; ancak uygulamada son derece önemli bir delil aracıdır. TMK 184 kapsamında hakimin vicdani kanaatine ulaşması için delillerin yeterince güçlü olması gerekmektedir. Tanık beyanları, belge ve dijital delillerle birlikte sunulduğunda en etkili ispat tablosunu oluşturmaktadır.
Hakim, boşanma davasında delilleri nasıl değerlendirir?
TMK m. 184/4 gereğince hakim delilleri serbestçe takdir eder. Bu, belirli bir delil türüne önceden sabit bir ispat değeri biçmeksizin somut olayın tüm koşullarını bir bütün olarak değerlendirme yetkisi anlamına gelir. Hakim, çelişen deliller arasında gerekçeli biçimde tercih yapabilir; Yargıtay ise bu değerlendirmenin açıkça hatalı olduğu hallerde bozma yoluna gidebilir.
TMK 184 ile HMK arasındaki ilişki nasıl kurulmalıdır?
TMK 184, boşanma davalarında özel usul kuralları getirmekte; HMK ise genel usul kanunu olarak işlev görmektedir. TMK 184’te açıkça düzenlenen alanlarda (vicdani kanaat, yemin yasağı, ikrar, delil takdiri, ferî anlaşmalar, duruşma gizliliği) HMK hükümleri uygulanmaz. Bu alanlar dışında boşanma davası HMK’ya tabidir.
Boşanma davasında şiddetli geçimsizliği ispat etmek için ne tür deliller etkilidir?
Hakimin vicdani kanaatine ulaşmak için en etkili delil bütünlüğü; tanık beyanları, mesaj ve e-posta kayıtları (hukuka uygun elde edilmiş olması şartıyla), tıbbi raporlar (darp raporu, psikolojik değerlendirme), fotoğraf ve video kayıtları, resmi yazışmalar ile bilirkişi raporlarından oluşmaktadır. Bu delillerin birlikte sunulması, tek başına sunulan herhangi bir delilden çok daha güçlü bir ispat zemini oluşturur. Şiddetli geçimsizlik dilekçe örneği için sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç
Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesi, boşanma ve ayrılık davalarının yalnızca maddi hukuk boyutuyla değil; yargılama hukuku boyutuyla da ne kadar özel ve nüanslı bir alana karşılık geldiğini ortaya koymaktadır. Vicdani kanaat ilkesi, yemin yasağı, ikrarın bağlayıcı olmaması, serbest delil takdiri, ferî sonuçlara ilişkin onay zorunluluğu ve duruşma gizliliği — bu altı kural, birlikte değerlendirildiğinde tamamen kendine özgü bir yargılama ortamı yaratmaktadır.
Bu ortamda hak kaybına uğramamak için her kuralı bilmek, doğru anlamak ve özellikle ikrar tuzağına düşmemek zorunludur. Boşanma davası, son duruşmaya kadar her aşamada delile dayanan bir süreçtir.


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Scroll to Top