ÖZET :

  • İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve davacının sahte vekâletnameye dayalı olarak satın aldığı taşınmazın, sonradan yolsuz tescil nedeniyle tapu kayıtlarının iptal edilerek asıl maliki adına tescil edilmesi nedeniyle uğradığı zararın vekâletname düzenlenmesi ile bu sahte vekâletnamenin tapuda yapılan tescil işlemine dayanak olarak alınmasıyla ortaya çıktığı, bu durumda, davacının zararı ile tapuda yapılan işlem arasında uygun illiyet bağının kesildiğinden sözedilemeyeceği gibi vekâletnamede kullanılan asıl malike ait olduğu belirtilen sahte nüfus cüzdanının iğfal kabiliyetinin bulunmaması nedeniyle de davalı noter vekilinin kendisinden beklenen dikkat ve özeni gösterdiğinden bahsedilemeyeceği, davacının zararının, sahte vekâletname ve tapu dairesinde yapılan işlemden kaynaklandığı, kusursuz sorumluluk ilkelerine göre zararın tazminine ilişkin koşulların oluştuğu ve tazminat miktarının yöntemince belirlendiği anlaşıldığından

Karar İçeriği

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi

2015/2441 E. , 2016/6202 K.

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … ile ferî müdahil …. vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili 08.02.2013 tarihli dava dilekçesi ile; vekil eden tarafından …. Noterliğinde düzenlenen 31/10/2006 tarihli 07132 yevmiye nolu vekâletnameye istinaden malik …’in vekili görünen …’dan satın alınarak adına tescil edilen … ilçesi, … mahallesi, 359 ada 10 (yeni 1276 ada 14) parselde kayıtlı sayılı taşınmazın, …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/695 E. – 2012/348 K. sayılı kararı ile satışa dayanak vekâletnamenin sahte olması nedeniyle iptal edildiği, bu nedenle, müvekkilinin zararı oluştuğundan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 120.000,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte … ve sahte vekâletnamenin düzenlenmesinde gerekli dikkat ve özeni göstermeyen noter vekili …’den müştereken ve mütesesilen alınarak davacıya verilmesini istemiştir.
…., davalı … yanında davaya ferî müdahil olarak katılmıştır.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile; 112.000,00.-TL tazminat miktarından davacının kusuruna göre takdiren 12.000,00.-TL indirim yapılarak; 100.000,00.-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 08/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … ile davalı … ile birlikte ferî müdahil …. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve davacının sahte vekâletnameye dayalı olarak satın aldığı taşınmazın, sonradan yolsuz tescil nedeniyle tapu kayıtlarının iptal edilerek asıl maliki adına tescil edilmesi nedeniyle uğradığı zararın vekâletname düzenlenmesi ile bu sahte vekâletnamenin tapuda yapılan tescil işlemine dayanak olarak alınmasıyla ortaya çıktığı, bu durumda, davacının zararı ile tapuda yapılan işlem arasında uygun illiyet bağının kesildiğinden sözedilemeyeceği gibi vekâletnamede kullanılan asıl malike ait olduğu belirtilen sahte nüfus cüzdanının iğfal kabiliyetinin bulunmaması nedeniyle de davalı
noter vekilinin kendisinden beklenen dikkat ve özeni gösterdiğinden bahsedilemeyeceği, davacının zararının, sahte vekâletname ve tapu dairesinde yapılan işlemden kaynaklandığı, kusursuz sorumluluk ilkelerine göre zararın tazminine ilişkin koşulların oluştuğu ve tazminat miktarının yöntemince belirlendiği anlaşıldığından … ve Noter vekili aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalı … ve ferî müdahil ….’ye ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 01/06/2016 gününde oy birliği ile karar verildi.