• ÖZET;
  • ➡️ KTK’nın açık ve emredici hükmü olan takip mesafesinin korunması kuralı sürücü belgesini haiz her şoförün bilmesi ve uygulaması gereken bir düzenleme olup işverenden, işçisinin bu kurala uyması hususunda ayrıca bir eğitim ve talimat vermesi beklenemez. Yine bilirkişilerin tespitinde yer alan araçların GPS sisteminde takip edilip edilmemesinin kazanın meydana gelmesinde bir etkisi yoktur.
  • ➡️ İşveren kusuru, aracı kullanma ehliyeti bulunmayan birisine kullandırmak, KTK’na göre verilmesi gereken dinlenme sürelerini vermemek, aracın periyodik muayenesini zamanında yaptırmamak, araçta meydana gelen her türlü arızaya karşı duyarsız kalmak gibi durumlar için söz konusu olabilir ki somut olay bakımından böyle bir savunma da vaki değildir. Davalı aracın frenlerinin sorunlu olduğu gibi bir savunma getirmiş ise de aracın olaydan sadece 4 gün önce periyodik muayeneden geçmesi karşısında başkaca bir delille desteklenmeyen bu savunmaya itibar edilmeyeceği açıktır.
  • ➡️ Kaza KTK’nın emredici hükmü olan takip mesafesinin korunmamasından kaynaklanmış ve talep edilen zarar bakımından davalı işçi hükme esas alınmayan 23/07/2014 tarihli bilirkişi raporunda da değinildiği üzere tam kusurludur.
  • Meydana gelen bu kaza nedeniyle davacı işverenin yararlandığı kasko hasarsızlık indiriminin de azalacağı da kaçınılmaz bir sonuç olup davacının bundan dolayı talep ettiği zarar da hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır.

Karar İçeriği

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

2015/24452 E.  ,  2018/21127 K.


“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı şirket vekili, davalı …’in 01.07.2011-20.03.2012 tarihleri arasında müvekkili şirkette şoför olarak çalıştığını, şirkete ait … plakalı TIR’ı kullanırken 14.03.2012 tarihinde, kendisi gibi şoför olarak çalışan …’ün kullandığı… plakalı TIR’a arkadan çarpması sonucu her iki aracın hasarlandığını, Trafik Kazası Tespit Tutanağında …’in asli kusurlu olduğunun belirtildiği, aracın -6- gün işten ayrı kaldığını ve günlük 200 TL zarar olduğunu, aracın ikinci el değer kaybı olduğunu ve bunun 5000 TL olduğunu iddia ederek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işçi vekili, Müvekkilinin, iki aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasındaki kusuru gerekçesiyle, iş akdinin 4857 sayılı Yasanın 25/2 maddesine göre feshedildiğine ilişkin ihtar da bulunulduğunu, ihtar ve fesih bildiriminin maddi dayanaktan yoksun olduğunu, iki araçta da teknik arızaların bulunduğunu ve bu arızalar giderilmeden çalışmaya devam edildiğini, kazaya fren arızasının neden olduğunu, trafiğe çıkması men edilmiş bulunan ve durumu ruhsatta işlenmiş olan aracı durumunun kaza tutanağına geçirilmemiş bulunduğunu, bu durumun … Şubesine ait araç muayene istasyonu kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkilinin idare ettiği aracın ABS fren sisteminin kaza esnasında çalışmadığını, haksız ve mesnetsiz şekilde iş akdinin feshiyle müvekkilinin zarara uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalının davacı şirkette şoför olarak çalıştığı sırada … plakalı davacı şirkete ait tırı kullanırken bir başka tıra çarpması sonucunda maddi hasarlı bir trafik kazasının meydana geldiği, bilirkişi heyetinin 9/4/2015 tarihli raporunda bu kazada davalı sürücünün %15 oranında davalı işverenliğin %70 oranında kazaya karışan diğer davacı şirket çalışanı …ünde %15 oranında kusurlu olduğu bu kazadan dolayı davalının payına düşen hasar bedelinin 1.009,37 TL olduğu aracın da 6 gün iş ve gücünden kalması sebebi ile yine davalının payına düşen gelir kaybının 180 TL olduğu yine aynı bilirkişi heyet raporuna göre araçta 2. el piyasa satış bedeli kaybının bulunmadığı anlaşılmış olup davalının aynı zamanda davacı şirket çalışanı olduğu bu kaza nedeni ile işsiz kaldığı da gözönüne alınarak davalının da uğradığı kayıplar nedeni ile ve koşulları gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı şirket vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının kullandığı şirkete ait araç, önündeki araç ile KTK’nın 56/c maddesinde düzenlenen takip mesafesini korumadığı için davaya konu kaza meydana gelmiş olup öncelikle olaydan 4 gün önce söz konusu aracın periyodik muayeneden geçtiğini gösteren belgeye göre bilirkişilerin araçta periyodik bakımların gerektiği şekilde zamanında yapılıp yapılmadığının belli olmadığı şeklindeki saptamaları yerinde değildir. Diğer taraftan KTK’nın açık ve emredici hükmü olan takip mesafesinin korunması kuralı sürücü belgesini haiz her şoförün bilmesi ve uygulaması gereken bir düzenleme olup işverenden, işçisinin bu kurala uyması hususunda ayrıca bir eğitim ve talimat vermesi beklenemez. Yine bilirkişilerin tespitinde yer alan araçların GPS sisteminde takip edilip edilmemesinin kazanın meydana gelmesinde bir etkisi yoktur.
İşveren kusuru, aracı kullanma ehliyeti bulunmayan birisine kullandırmak, KTK’na göre verilmesi gereken dinlenme sürelerini vermemek, aracın periyodik muayenesini zamanında yaptırmamak, araçta meydana gelen her türlü arızaya karşı duyarsız kalmak gibi durumlar için söz konusu olabilir ki somut olay bakımından böyle bir savunma da vaki değildir. Davalı aracın frenlerinin sorunlu olduğu gibi bir savunma getirmiş ise de aracın olaydan sadece 4 gün önce periyodik muayeneden geçmesi karşısında başkaca bir delille desteklenmeyen bu savunmaya itibar edilmeyeceği açıktır.
Sonuç olarak kaza KTK’nın emredici hükmü olan takip mesafesinin korunmamasından kaynaklanmış ve talep edilen zarar bakımından davalı işçi hükme esas alınmayan 23/07/2014 tarihli bilirkişi raporunda da değinildiği üzere tam kusurludur.
Meydana gelen bu kaza nedeniyle davacı işverenin yararlandığı kasko hasarsızlık indiriminin de azalacağı da kaçınılmaz bir sonuç olup davacının bundan dolayı talep ettiği zarar da hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır.
Açıklanan nedenlerle davacıyı %15 oranında kusurlu bulan ve kasko hasarsızlık indiriminin azalmasından sorumlu tutmayan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın