Haciz yazısının icra dairesinde yazıldığı tarihte haciz tamamlanmış olup, üçüncü kişi durumundaki bankanın haciz yazısına karşı, “mevduat üzerinde rehin hakkının olduğunu” ileri sürmesi istihkak iddiası niteliğindedir.

  • ÖZET:
  • Borçlunun üçüncü kişi bankadaki mevduat alacağı, İİK’nun 106/2. maddesi gereğince menkul hükmündedir. Bankadaki mevduat, menkul haczi olarak icra müdürlüğünce bankaya yazılacak yazı ile haczedilebileceği gibi (HGK’nun 1.12.1999 tarih ve 1999/12-1003/1017 sayılı kararı), İİK’nun 89. maddesine uygun olarak düzenlenen haciz ihbarnamesi ile de haczedilebilir. Haciz ihbarnamesi gönderilmesi halinde, İİK’nun 89. maddesinde yazılı hukuki sonuçlar doğar. İİK’nun 89. maddesindeki koşulları taşımayan haciz yazısı gönderilmesi halinde ise, anılan maddedeki sonuçlar doğmaz ve borç bankanın zimmetinde sayılmaz.
  • İİK’nun 89. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişi bankanın, borçluya ait mevduat hesabı üzerinde rehin hakkının olduğunu ileri sürmesi, itiraz niteliğinde olup, alacaklı, İİK’nun 89/4. maddesi uyarınca üçüncü kişinin cevabının aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü kişinin İİK’nun 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir (HGK’nun 28.3.2012 tarih ve 2011/12-849-242 sayılı kararı).
  • Üçüncü kişinin haciz müzekkeresine karşı mevduat hesabı üzerinde kendisinin rehin hakkı bulunduğunu ileri sürmesi ise, İİK’nun 96/1. maddesi uyarınca istihkak iddiası niteliğinde olup, icra müdürünün İİK’nun 99. maddesinde yazılı kurallara göre işlem yapması gerekir. İİK’nun 99. maddesinde; “Haczedilen şey, borçlunun elinde (m.96) olmayıp da üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı (m.23) iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunursa, icra müdürü o şahıs aleyhine icra mahkemesine müracaat için alacaklıya yedi gün mühlet verir. Bu mühlet içinde icra hakimliğine dava ikame edilmezse üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılır” düzenlemesine yer verilmiştir.
  • Haciz yazısının icra dairesinde yazıldığı tarihte haciz tamamlanmış olup, üçüncü kişi durumundaki bankanın haciz yazısına karşı, “mevduat üzerinde rehin hakkının olduğunu” ileri sürmesi istihkak iddiası niteliğindedir.
  • Bu durumda icra müdürünün İİK’nun 99. maddesindeki kurallara göre işlem yapması gerekirken paranın bankadan istenmesi yasaya aykırıdır.
  • O halde icra mahkemesince, icra müdürlüğünce istihkak iddiasına ilişkin İİK.nun 99. maddesi hükmünün uygulanması gerektiğinden bahisle şikayetin kabulü ile müdürlük işleminin iptaline karar verilmesi gerekir

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi         

2021/5 E.  ,  2021/1114 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi



Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun üçüncü kişi bankadaki mevduat alacağı, İİK’nun 106/2. maddesi gereğince menkul hükmündedir. Bankadaki mevduat, menkul haczi olarak icra müdürlüğünce bankaya yazılacak yazı ile haczedilebileceği gibi (HGK’nun 1.12.1999 tarih ve 1999/12-1003/1017 sayılı kararı), İİK’nun 89. maddesine uygun olarak düzenlenen haciz ihbarnamesi ile de haczedilebilir. Haciz ihbarnamesi gönderilmesi halinde, İİK’nun 89. maddesinde yazılı hukuki sonuçlar doğar. İİK’nun 89. maddesindeki koşulları taşımayan haciz yazısı gönderilmesi halinde ise, anılan maddedeki sonuçlar doğmaz ve borç bankanın zimmetinde sayılmaz.
İİK’nun 89. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişi bankanın, borçluya ait mevduat hesabı üzerinde rehin hakkının olduğunu ileri sürmesi, itiraz niteliğinde olup, alacaklı, İİK’nun 89/4. maddesi uyarınca üçüncü kişinin cevabının aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü kişinin İİK’nun 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir (HGK’nun 28.3.2012 tarih ve 2011/12-849-242 sayılı kararı).
Üçüncü kişinin haciz müzekkeresine karşı mevduat hesabı üzerinde kendisinin rehin hakkı bulunduğunu ileri sürmesi ise, İİK’nun 96/1. maddesi uyarınca istihkak iddiası niteliğinde olup, icra müdürünün İİK’nun 99. maddesinde yazılı kurallara göre işlem yapması gerekir. İİK’nun 99. maddesinde; “Haczedilen şey, borçlunun elinde (m.96) olmayıp da üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı (m.23) iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunursa, icra müdürü o şahıs aleyhine icra mahkemesine müracaat için alacaklıya yedi gün mühlet verir. Bu mühlet içinde icra hakimliğine dava ikame edilmezse üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılır” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, icra müdürlüğünce, 18/06/2014 tarihli haciz müzekkeresi ile üçüncü kişi bankadan, borçlunun bankadaki haczi kabil nitelikteki hesapları ile fon ve mevduatlarının haczinin istendiği, bankaca verilen 25/06/2014 tarihli cevapta, borçlu … Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile aralarındaki kredi ilişkisi nedeniyle banka alacağının doğması halinde, kredi sözleşmeleri uyarınca ve/veya mevzuattan kaynaklanan takas/mahsup, rehin/hapis haklarınının kullanılacağının, haczin taraflarına bildirilen miktar için borçlunun haczedilebilir hesaplarına banka hak ve alacağından ve önceki tarihli işlenmiş takyidatlardan sonra gelmek üzere sıraya işlendiğinin bildirildiği, icra müdürlüğünün şikayete konu 14/07/2014 tarihli kararı ile, borçlunun haczedilen hesaplarından borca yeter kadarının icra dosyasına gönderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Haciz yazısının icra dairesinde yazıldığı tarihte haciz tamamlanmış olup, üçüncü kişi durumundaki bankanın haciz yazısına karşı, “mevduat üzerinde rehin hakkının olduğunu” ileri sürmesi istihkak iddiası niteliğindedir. Bu durumda icra müdürünün İİK’nun 99. maddesindeki kurallara göre işlem yapması gerekirken paranın bankadan istenmesi yasaya aykırıdır.
O halde icra mahkemesince, icra müdürlüğünce istihkak iddiasına ilişkin İİK.nun 99. maddesi hükmünün uygulanması gerektiğinden bahisle şikayetin kabulü ile müdürlük işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı nedenler ve üçüncü kişinin müdürlük işleminin iptaline ilişkin şikayette bulunmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/02/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir